Yeni Mikro Enjeksiyon Sistemli Grip Aşısı: İNTANZA

Yeni Mikro Enjeksiyon Sistemli Grip Aşısı: İNTANZA

Yeni Mikro Enjeksiyon Sistemli Grip Aşısı, intanza, Tamer Pehlivan, Dünya sağlık Örgütü, grip, aşı, virüs, nezle, grip, bulaşıcı hastalıklar Grip Aşılamasında Devrim: Aşı yaptırmaya çekinenleri harekete geçirmek için 1,5 mm uzunluğunda çok küçük iğnesi olan mikroenjeksiyon sistemli grip aşıları piyasaya çıkarıldı. Yüksek teknoloji ürünü bu aşılar hem olan hem de uygulayan açısından yüksek konfor sağlamaktadır.

Dr. Tamer Pehlivan
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl yaklaşık dünya nüfusunun %10’nu grip hastalığına yakalanmakta, hastalığa yakalananların 3-5 milyonu çok ağır geçirerek hastaneye yatabilmekte ve yaklaşık 250-500 bin kişi her yıl hayatını kaybetmektedir.

• Grip nasıl bir hastalıktır?
Grip, Influenza adı verilen bir virus tarafından oluşturulan ve solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Ani olarak 39 derece üzerinde ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtiler ile başlar. Daha sonra hastalık tablosuna boğaz ağrısı, burun akıntısı, hapşırma, gözlerin akması ve kanlanması gibi belirtiler eklenir ve bazı vakalarda da karın ağrısı, bulantı, kusma görülebilir. Ateşin 39 derecenin üzerinde olması, şiddetli kas ağrıları ve halsizlik nedeniyle hastalığı ayakta geçirmek olanaksızlaşmakta ve hastaları mutlaka yatağa mahkûm etmektedir.
• Grip tehlikeli bir hastalık mıdır?
Grip tehlikeli ve çok yaygın olabilmesi nedeniyle önemli bir hastalıktır. Özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve kalp hastaları, akciğer hastaları, böbrek hastaları, şeker hastaları gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyretmekte ve ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Yaşlılar ve kronik hastalıkları olan bu kişiler Grip açısından “risk grubu” olarak tanımlanırlar.
• Gribe karşı nasıl korunmalıyız?
Hastalık solunum yoluyla bulaştığı için korunulması çok zordur. Toplum içinde işyerinde, okulda, sinemada, toplu taşım araçlarında kolaylıkla bulaşabilir.
Dünya Sağlık Örgütü, gribe karşı en etkin ve ekonomik korunma yolunun, her yıl grip aşısı ile aşılanmak olduğunu bildirmektedir. Aşı, bir önceki senede en sık karşılaşılan virüs tipine karşı, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri doğrultusunda hazırlanmaktadır. Dolayısıyla aşının içeriği her yıl değişiklik göstermektedir. Bu nedenle, her yıl grip sezonu öncesi, yani virüsün henüz salgın yapmaya başlamamış olduğu Eylül-Ekim-Kasım-Aralık döneminde grip aşısı uygulanmalı ve yüksek risk grubu olan yaşlı veya kronik hastalığı olanlarda tüm grip sezonu boyunca uygulamaya devam edilmedir.
• Ülkemizde Grip aşılama oranları nasıldır? İstenilen düzeye erişilmişmidir?
Dünya Sağlık Örgütü ülkelerden yukarıda sözedilen yaşlı ve risk grubundaki kişilerin en az % 75’inin aşılanması hedefini koymuştur. Ülkemizde yaklaşık 10 milyon civarında Grip Aşısı olması gereken risk grubuna giren kişi vardır. Ancak ne yazık ki bunların sadece %10’nu aşılanmaktadır ve aşılanması gereken birçok kişi aşılanmamaktadır.

 Hedeflenen aşılama oranlarını niçin yakalayamıyoruz?
Aşılama oranlarının düşük olmasının başlıca birkaç nedeni var.
– Birçok kişi gribin tehlikesinin farkında değil. Grip ile soğuk algınlığı genellikle karıştırılıyor ve gribin hastaneye yatışlara ve hayat kaybına neden olduğunu bilinmiyor. Soğuk algınlığı, ateş yükselmeden hafif kırgınlık, burun akıntısı, hapşırma gibi belirtiler ile kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahati gerektirmeyen bir hastalıktır.
– Aşının etkinliği konusunda bazı yanlış bilgiler ve önyargılar var. Gribe binlerce virüsün neden olduğu ve aşının bu kadar çok virüse karşı koruma sağlayamayacağı yönünde yanlış bir inanış var. Oysa gerçek ve tehlikeli olarak anlattığımız gerçek gribe, sadece influenza A ve B virüsleri neden olur. Dünya Sağlık Örgütü 110 ülkedeki referans laboratuarları aracılığı ile bu virüsleri her yıl yakından izleyerek, her yıl aşıların içeriğini belirler. Grip aşılarının içeriği her yıl salgın yapması muhtemel olan virüse karşı yeniden hazırlanır. Grip aşılarının her yıl yapılmasının nedeni budur.
-Bir başka neden de özellikle erişkinlerde görülen enjeksiyon çekincesidir. ABD’de yapılan bir araştırma da aşı olmayanların %71’inin enjeksiyon yaptırmaktan çekinmesi nedeniyle aşı yaptırmadıkları ortaya çıkmıştır.

Aşı yaptırmaya çekinenler için ne yapılabilir? 

Aşı yaptırmaya çekinenleri harekete geçirmek için 1,5 mm uzunluğunda çok küçük iğnesi olan mikroenjeksiyon sistemli grip aşıları piyasaya çıkarıldı. Yüksek teknoloji ürünü bu aşılar hem olan hem de uygulayan açısından yüksek konfor sağlamaktadır. Aşının iğnesi görülemeyecek kadar küçük olduğu için enjeksiyon tedirginliğini ortadan kaldırmaktadır. Aşı sağlık personelinin küçük bir dokunuşu ile çok kısa bir süre içerisinde uygulanabilmektedir. Bu sistemle aşılar diğer aşılardan farklı olarak “deri içi”ne yapılmaktadır. Diğer aşılar ise daha uzun iğneler ile kas içine yapılmaktadır. Bu aşılar ilk etapta 18-59 yaş arasındaki kişilerin kullanımına sunulmuştur.
Mikroenjeksiyon sistemi ile aşı yaptıranlar deneyimleri konusunda ne düşünmektedirler?

Yeni mikroenjeksiyon sistemi ile aşı yaptıranlar aşının son derece rahat olunduğunu ve aşıyı yaptıranların %96’sı aşıyı tekrar yaptıracaklarını belirtmişlerdir. Aşı çok ince bir tabaka olan deri içine yapıldığı için aşı sonrasında hafif bir kızarıklık ve kaşıntı izlenebilmektedir. Bu değişiklikler kendiliğinden düzelmektedir.

Kimler aşı olmalıdır?
6 aydan büyük herkes gribe karşı aşılanarak korunabilir. T.C. Sağlık Bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gibi sağlık politikası belirleyici kuruluşlar, risk altındaki kişilerin mutlaka her yıl öncelikli grup olarak grip aşısı ile aşılanmasını önermektedir, çünkü her yıl üretilen aşı miktarı kısıtlıdır. Risk grubu olarak tanımladığımız kişiler yaşlılar, kronik kalp hastaları, astım, KOAH gibi kronik akciğer hastaları, şeker hastaları ve hastalıkları ya da kullandıkları ilaçlar nedeniyle bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (kanser hst vb.) mutlaka aşılanmalıdırlar.
Ayrıca işyerleri de insanların toplu olarak bulıundukları ortamlar olduğu için, gribin yol açacağı işgücü kaybına karşı aşılama yapılması da önerilmektedir.
Grip aşıları, 1947’den bu yana güvenle kullanılmaktadır. Ülkemizdeki mevsimsel grip aşıları, civa gibi koruyucu madde ve adjuvan (güçlendirici madde) içermez.
Genel olarak, daha önce yaptırdığı grip aşısına karşı veya yumurtaya karşı ciddi derecede alerjisi olan (yiyeceklerin içerisindeki az miktarda yumurta ile dahi şoka girecek kadar ağır) kişilere grip aşısı uygulanmamalıdır. Hamilelere, gebeliğin ilk 3 ayından sonra grip aşısı uygulanabilmektedir.

Grip aşısı, inaktive yani ölü bir virüs aşısıdır ve kesinlikle aşılama gribe neden olmaz. Grip aşısından sonra çok nadir olarak, kendiliğinden düzelen geçici yan etkiler oluşabilmektedir. Bu yan etkiler arasında, aşı uygulanan yerde kızarıklık ve şişlik ile çok kısa süreli ateş ve nezle benzeri belirtileri oluşturabilir. Bu belirtiler aslında, vücudun aşıya olan doğal cevabıdır.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.