Kadinların Azraili; Serviks Kanseri

17.10.2012
33
Kadinların Azraili; Serviks Kanseri

Doç. Dr. Fatih GüçerHer yıl dünyada yaklaşık 500 bin kadının yakalandığı ve 240 bininin ölümüne neden olan “rahim ağzı” diğer adıyla “serviks” kanseri, kadın üreme sistemi kanserleri arasında ikinci sırada yer alıyor.

Doç.Dr. Fatih Güçer
Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Çoğunlukla 35-55 yaş arası kadınlarda rastlanan ve gelişimi yıllarca sürebilen hastalık ne yazık ki ileri evreye ulaşıncaya kadar herhangi bir belirti göstermeyebilir. Yeni geliştirilen aşılar başlıca nedeni “human papilloma virüsü- HPV” olarak bilinen hastalıktan korunmayı sağlıyor.

Serviks rahmin alt kısmıdır ve kanser serviksi döşeyen dokudan gelişir. Sıklıkla orta yaş döneminde görülen hastalığa 20 yaş altındaki kadınlarda nadiren rastlanır. Tedavideki gelişmeler, tanısı yeni konmuş hastalarda olumlu yaşam beklentisi anlamına gelebilir.

Serviks kanserinde başlıca risk faktörleri:

-Human papillomavirus (HPV) infeksiyonu
Serviks kanseri açısından en önemli risk faktörü HPV ile gelen infeksiyondur. HPV grubunda 100 çeşitten fazla virüs vardır. Genital HPV’ ler kadın-erkek genital organları ve anal bölgede oluşan siğillerin nedenidir. Bu HPV tipleri bir insandan diğerine, oral ve anal seks de dahil olmak üzere, deriden deriye cinsel temas sırasında geçer. HPV dış genital organlar ve anal bölge cildinde genellikle yüzeyden kabarık siğiller halinde gözükür. Bunlar gözle zor görülebilecek boyuttan tüm genital bölgeyi kaplayacak büyüklükte bir boyuta kadar farklılık gösterebilir. Yüksek risk HPV tipleri E6 ve E7 denilen iki protein sayesinde hücrenin tümör oluşumunu engelleyen mekanizmalarını bozarak kanser gelişimine zemin hazırlar. Bazı cinsel davranış biçimleri bir kadının HPV alma riskini artırır:

– Erken yaşta cinsel ilişki
– Birçok cinsel partner(eş)’in varlığı
– Sünnetsiz erkeklerle cinsel ilişki kurulması

HPV yıllarca herhangi bir belirti vermeden veya siğil oluşturmadan varlığını sürdürebildiği için farkında olunmadan cinsel partnere de geçirilebilir. Son çalışmalar kondom (prezervatif) kullanmanın HPV geçişinin engellenmesinde çok etkin olmadığını göstermiştir. Bunun sebebi kondomla örtülü olmayan cinsel bölgede de HPV’nin sessiz bir şekilde barınabilmesidir.

-Sigara
Sigara içeren kadınlar iki kat daha fazla risk altındadır. Servikal salgılarında bulunan sigara yan ürünlerinin serviks hücrelerinin DNA’sını bozarak kanser oluşumuna katkıda bulunduğu düşünülmektedir.

-Human immunodeficieny virus (HIV) infeksiyonu
HIV, AIDS hastalığına yol açan virüstür. Bu virüs vücudun bağışıklık sistemini zayıflattığından HPV infeksiyonu riski artar.

-Klamidya infeksiyonu
Klamidya, cinsel temasla bulaşan ve kadın genital sistemini infekte edebilen, sık görülen bir bakteridir. İnfeksiyon birçok kadında belirti vermeden sessiz seyredebilir ve ancak serviksten yapılan örneklemeler sırasında fark edilmesi mümkündür. -Diyet
Meyve ve sebzeden fakir bir diyetle beslenmek serviks kanseri için risk oluşturmaktadır. Aşırı kilolu kadınlarda da risk yüksek bulunmuştur. -Doğum kontrol hapları
Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanımı riski artırır. Bazı çalışmalar 5 yıl veya üzeri, başka bir çalışmada ise 10 yıldan fazla süreli kullanımda riskin 4 kat arttığı bulunmuştur. Birden fazla cinsel partneri olan kadınlar hangi doğum kontrol yöntemini kullanırlarsa kullansınlar, cinsel temasla bulaşan hastalıklardan korunmak için kondom kullanmalıdır. -Ailede serviks kanseri öyküsü
Son çalışmalar annesi veya kız kardeşlerinde serviks kanseri olan kadınlarda serviks kanserinin daha sık görülebildiğini ortaya koymuştur. Bazı araştırmalar bunu HPV infeksiyonuyla savaşmada problem olmasına yol açan kalıtsal bir bozukluğa bağlamaktadır. Serviks kanseri engellenebilir mi?
Birçok servikal prekanser HPV‘ye maruz kalmayı engellemek yoluyla önlenebilir. İlk cinsel temas yaşının ertelenmesi, cinsel partner sayısının düşük tutulması, geçmişte çok sayıda cinsel partneri olmuş kişilerle seksten kaçınılması HPV’ye maruz kalma olasılığınızı azaltır. Sigara içmemek  servikal kanser ve prekanserleri önlemenin bir diğer yoludur.

Serviks kanseri taraması için öneriler:
– Her kadın cinsel ilişkiye başladıktan 3 yıl sonra düzenli olarak PAP testi yaptırmalı, bu yaş 21’i geçmemelidir. Test normal PAP testi ile her yıl, sıvı bazlı testle iki yılda bir tekrarlanmalıdır.

– 30 yaşından sonra birbirini izleyen son 3 PAP testi normal olan kadınlar her 2-3 yılda bir normal veya sıvı bazlı PAP testi olabilir.

– HIV infeksiyonu, organ transplantasyonu, kemoterapi ve kronik steroid kullanımı gibi sebeplerle bağışıklık sistemi zayıflamış kadınlarda ise PAP testi yıllık olarak yapılmalıdır.

– 30 yaşın üzerindeki kadınlar için bir başka seçenek, her 3 yılda bir PAP testi veya sıvı bazlı PAP testiyle birlikte HPV DNA testi olmalarıdır.

70 yaşın üzerinde olup birbirini izleyen son 3 PAP testi normal çıkan ve son 10 yıl içerisinde anormal PAP testi olmayan kadınlar testi bırakabilirler.

– HIV infeksiyonunda olduğu gibi bağışıklık sistemi zayıflamış olan kişiler ise PAP testi olmaya 70 yaşından sonra da devam etmelidir.

PAP testi bir kanserin önlenmesinde günümüze değin geliştirilmiş en başarılı tarama testi olmasına rağmen yine de -uygulanmasına bağlı hata olasılığı nedeniyle- mükemmel değildir.

PAP testinin doğruluğunu artırmak için:
– Randevunuzun adet kanaması dönemine rastgelmemesine özen gösterin.

– Test öncesindeki 48 saat boyunca vajinal duş almayın

– Test öncesindeki 48 saat boyunca cinsel ilişkide bulunmayın

– Test öncesindeki 48 saat boyunca tampon, doğum kontrolü amaçlı vajinal köpük, jel ve krem ya da herhangi bir vajinal ilaç kullanmayın.

Jinekolojik muayene mi, PAP testi mi?
Jinekolojik muayeneyle serviks kanserinin erken teşhisi veya serviksin prekanseroz hastalıkları saptanamaz. Bu nedenle PAP testi gereklidir. PAP testi, mikroskop altında incelemek üzere serviksten hücre toplanması işlemine verilen addır. Serviksten alınan örneğin hızla alkol veya benzeri bir koruyucu maddeyle sabitlenmesi (fikse edilmesi) şarttır.

Yeni bir metot olan sıvı bazlı PAP testinde serviks hücreleri dışındaki iltihap hücreleri -bakteri vb.- ayıklanmakta ve hücreler daha düzgün şekilde cam üzerine yayılmaktadır. Alınan örnek doğrudan özel bir koruyucu sıvıya yerleştirilerek bu sayede hücrelerin şeklinin bozulması önlenmektedir. Günümüzde serviks kanserinin erken tanısı için yapılması gereken en önemli şey, tüm kadınların düzenli olarak taramadan geçmesidir. Maalesef ki en fazla riskli gruptaki kadınların çoğu ya hiç ya da yeterince taramadan geçmemektedir.

Serviks kanserinin belirti ve bulguları
Serviksin prekanserleri ve erken evre kanserleri genellikle belirti-bulgu vermez. Belirtiler kanser invazif olarak çevre dokulara yayıldığında başlar. En sık belirtileri; beklenmeyen vajinal kanama -farklı bir vajinal akıntı, lekelenme veya hafif kanama şeklinde ve iki adet arasında görülebilir- adet kanamalarının daha uzun ve şiddetli olması, menopozda kanama ve fazla miktarda vajinal akıntı, vajinal duşun ardından kanama ve cinsel ilişki esnasında ağrıdır.

Kadın doğum uzmanları genellikle prekanserleri tedavi edebilir. Ancak biyopsi sonucu invazif kanser gösterirse, bir jinekolog onkolog tarafından değerlendirme yapılmalıdır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.