google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Kanun-Yasak Var Ama Denetim Az, Hoşgörü Çok

Kanun-Yasak Var Ama Denetim Az, Hoşgörü Çok

Sağlığa Evet Derneği temsilcileri düzenledikleri toplantıda Türkiye’deki tütün kontrolü politikalarını, yeni nesil ürün tehdidini, kaçak piyasa oyunlarını ve sosyoekonomik faktörlerin tütün tüketimi üzerindeki etkilerini masaya yatırdı. Uzmanlar, tütün alanında kanun ve yasakların bulunmasına karşın denetim yetersizliğine ve gösterilen hoşgörüye dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu.

—

Sağlığa Evet Derneği, bu ay içinde Meclis’e geleceği belirtilen yeni tütün yasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunmak ve yeni nesil ürünlerin oluşturduğu tehditlere dikkat çekmek amacıyla İstanbul’da basın toplantısı düzenledi.

Yeni nesil tütün ürünleri yasallaşmamalı!

Dernek Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, Türkiye’nin geçmişteki tütün kontrolü başarısını hatırlatarak elektronik sigaranın sokaklardaki ve internetteki tehlikesine işaret etti: “Türkiye’de 2008’de Ulusal Tütün Kontrol Programı’nı oluşturmuş ve 2013’te dünyada altı bileşenin tamamını uygulayan ilk ve tek ülke konumuna gelmiştir. Oysa şimdi elektronik sigarayı bir sürü aile zararsız zannediyor. Çocukların sokaklarda elektronik sigara içtiğini görüyoruz. Türkiye’de aslında bunlar yasak. Denetimli ürünler olması gerekirken nasıl girdi ülkeye belli değil. Bazılarının içerisinde esrar var, bunu internette satıldığını görüyoruz zaten. Bizim önerimiz şu tütün mücadelesinde çalışanlar olarak: Var olan kanunumuzdaki bütün uygulamaları layıkıyla yerine getirelim ve yeni nesil tütün ürünlerini yasallaştırmayalım. Tütünde kanun var, yasak var, denetim az, hoşgörü çok.”

Sosyoekonomik Gerileme Tütün Tüketimini Artırıyor

Sağlığa Evet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Osman Elbek, tütün kullanımının ülkedeki sosyal, ekonomik ve demokratik göstergelerle olan bağını ayrıntılarıyla paylaştı:

“Ülkelerdeki yüksek işsizlik, gelir eşitsizliği, cinsiyet eşitsizliği ve zayıf demokratik/sivil haklar ortamı hem tütün kullanımını arttırmakta hem de zaman içerisinde azalmayı engellemektedir. Buna karşılık gelişmiş demokrasi, sosyal özgürlükler, hukukun üstünlüğü, eğitim düzeyi, sağlık harcamaları ve cinsiyet eşitliği tütün ürünlerinin kullanımını düşürücü ve bırakmayı destekleyici yönde etki göstermektedir. Türkiye’nin 2008-2012 başarısının ardından 2012’den sonra her yıl Cumhuriyet tarihinin rekorlarının kırılması aslında bu diğer ölçütlerin de kötüye gitmesiyle ilişkili. Bu ölçütlerden birincisi sağlıkla doğrudan ilişkili olan; bir ülke sağlığa ne kadar çok kaynak ayırıyorsa o ülkede insanlar tütün ve tütün ürünlerini o kadar az kullanıyor. Biliyorsunuz o üstlük ülkeleri arasında Türkiye en az sağlığa kaynak ayıran, kendi zenginliği oranında, gayri safi yurt içi hasılası oranında en az kaynak ayıran ülkelerden biri.”

Endüstri biçim değiştiriyor ama niyet değiştirmiyor

Sağlığa Evet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Tanzer Gezer, tütün sektörünün yeni nesil ürün pazarlama stratejilerini, vergi baskısını ve kaçak piyasa lobiciliğini kapsamlı analizlerle açıkladı:

“Daha az zararlı söyleme bağımlılığın endüstri tarafından meşrulaştırılmasıdır. Nikotin endüstrisi biçim değiştiriyor ama niyet değiştirmiyor. Sigara salgını bir halk sağlığı felaketi olarak tarihe geçti. ‘Yeni nesil ürünler’ ifadesi, geleneksel yanıcı sigara dışında kalan ve endüstri tarafından ‘dumansız’, ‘sigara bırakma’ veya ‘zarar azaltımı’ söylemleriyle pazarlanan tüm nikotin iletim sistemlerini kapsayan bir şemsiye kavramdır. Bu ifade teknik bir yeniliğe değil, endüstrinin pazarlama söylemine atıf yapar ve ürünlerin güvenli olduğu anlamına gelmez. Bu ürünler ‘yenilik’, ‘teknoloji’ ve ‘alternatif’ söylemleriyle sanki halk sağlığı projesiymiş gibi pazarlanıyor. Oysa bu bir halk sağlığı projesi değil, endüstrinin pazar genişletme stratejisidir. Ürünler masum ve zararsız değildir, nikotin bağımlılığı geliştirir. ‘Daha az zararlı’ demek zararsız demek değildir. Bu ifade bilimsel değil, pazarlama dilidir. Endüstrinin klasik stratejilerinden biri, önce yasa dışı pazar yaratıp sonra ‘vergi kaybını önleme’ gerekçesiyle yasallaştırma talep etmektir. Bu, halk sağlığı politikalarını delmek ve yeni nesil ürünlere meşruiyet kazandırmak için kullanılan organize bir lobi faaliyetidir. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü verilerine göre, yalnızca 2025’in ilk 10 ayında 8 milyon 584 binin üzerinde kaçak elektronik sigara ele geçirilmiştir. Yakalanan miktar ise buzdağının görünen kısmıdır.”

Kanun var, yasak var, denetim az, hoşgörü çok

Sağlığa Evet Derneği Üyesi Efza Evrengil, tütün kontrolündeki tabloyu, küresel hedefleri ve sağlık harcamalarındaki dengesizliği şu tespitlerle dile getirdi:

“Elektronik sigara yasallaşıyor mu? Öyle ise, 2040’ta tüm tütün ürünlerinin üretim ve ticareti, 1 Ocak 2015 doğumlulardan başlamak üzere nesle dayalı sigara satışı nasıl yasaklanacak? Türkiye’de 4207 sayılı Tütün Kontrolü Kanunumuzun hükümleri iyi uygulanmadı, yetersiz kaldı. Sonuç: Sigara satışı, son 12 yılda her yıl yaklaşık yüzde 5 artış hızıyla büyüyerek 2025’te 160 milyar adete ulaştı. Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye Hanehalkı Sağlık Araştırması 2023 verilerine göre Türkiye’de tütün kullanma oranları erkeklerde yüzde 46,1, kadınlarda yüzde 23,6, her iki cins için yüzde 34,8’e yükseldi. Bu hacim ve sıklık verileri dünya ortalamasının hem çok üzerinde hem de yönü farklı; dünyada düşerken, bizde artıyor. Eğer kanun tasarısında 2040 varsa, kanunu yapanlar bu soruya ne yanıt veriyor? Sigara şirketleri ne diyor? Merak konusu. Türkiye’de 18 yaş altında bağımlı hale gelmiş tütün kullanan yüzbinlerce çocuk var. Satış yasağına rağmen bu çocuklar sigaraya ve diğer ürünlere rahatça erişebiliyor. Türkiye gibi büyüyen bir piyasada, yeni tütün ve nikotin ürünlerini de piyasa sürmek, çılgınlık olur, akıldışılık olur, hatta suç teşkil eder! Ayrıca haberlerde ince sigara yasağından söz ediliyor. İşte bu hemen şimdi yapılabilir! Slim ve ultra slim sigaralar, endüstrinin daha az toksin, daha az nikotin aldatmacasıyla piyasaya sürdüğü yanıltıcı, aldatıcı ürünlerdir. Standart sigara, hemen şimdi! Gazete haberlerinde geçmiyor ama, el değmişken, sigara filtresi de derhal yasaklanmalıdır. Sigara filtresi tek kullanımlık en büyük plastik atıktır.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.