Kene Isırığıyla Gelen Tehlike

Kene Isırığıyla Gelen Tehlike

Sonbaharın ılık havasında son piknik keyfini yaşama telaşına düştüyseniz, dikkat! Piknik keyfinizi kaçıracak bir haberimiz var; keneler… Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığını yayması nedeniyle korunmaya çalıştığınız keneler, farklı sağlık riskleri de taşıyor. Bu risklerden biri de, Lyme hastalığı. Kene ısırığıyla gelen tehlikeye dikkat etmek gerekir.

Prof. Dr. A. Sesin Kocagöz
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı

Geçtiğimiz yıllarda birçok vatandaşımızın ölümüne yol açan keneler; taşıdıkları virüs, bakteri ve gözle görülmeyen parazitler yoluyla, insan sağlığını tehdit ediyor. Ülkemizde kene kaynaklı hastalıklar arasında en çok bilineni Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olsa da, vücudun birden fazla sistemini etkileyen Lyme hastalığı tedavi edilmezse ciddi sorunlara yol açıyor. Kene ısırığıyla gelen tehlikeye karşı dikkatli olmak gerekir.

Tanı Nasıl Konuluyor?

Kene ile teması olan ve muayene bulgularında kene ısırığından şüphelenilen kişilerin, enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurması gerekiyor. Bu hastalığın tanısında laboratuvar incelemesi önemli. Hastanın serum, beyin omurilik sıvısı veya doku örneklerinde PZT (polimeraz zincir tepkimesi) yöntemiyle  bakteri veya antikor araştırması yapılarak tanı konuluyor.

Vücut Mikroba Nasıl Tepki Veriyor?

Lyme hastalığında ilk aydaki dönem, Evre 1 olarak adlandırılıyor. Bu dönemde kenenin ısırdığı yerde kırmızı, yuvarlak, kenara doğru yayılan ve yaranın orta bölgesinde yer alan kızarıklığın sönükleştiği  ‘boğa gözü’ olarak tanımlanan döküntüye dönüştüğü görülüyor. Ayrıca ateş, halsizlik, baş ağrısı, eklem ve kas ağrısı görülebiliyor.
Evre 1’de uygun antibiyotik tedavisi verilmez ise, Evre 2 dönemi gelişiyor. Bu dönemde hastalık, vücudun diğer bölgelerine yayılmaya başlayarak sinir sistemi, kalp ve iskelet sistemine ait bulgular oluşturuyor.

İkinci evre tedavileri yapılmadığı takdirde Evre 3 (kronik Lyme hastalığı ) gelişiyor. Bu evrede, hastalığın bulaşmasından aylar ya da yıllar sonra tutulan vücut bölgesine göre kronik eklem enfeksiyonları, kronik ensefalomiyelit (beyin ve omurilik iltihabı), anormal yürüyüş, ciltte bozukluklar,  gözlerde kornea iltihabı ve yorgunluk gibi belirtiler öne çıkıyor.

Tedavi 14-21 Günden 60 Güne Dek Uzayabilir

Özellikle ilk evrede verilen tedavi, hastalığın ilerlemesini önleyebilir. Hastalığın farklı evrelerinde ağızdan ya da damar yoluyla alınan antibiyotik uygulamaları değişen dozlarda kullanılabiliyor. Sinir sistemi tutulumunda damardan uygulama yapılması gerekiyor. Duruma göre 14-21 günden başlayıp 60 güne kadar uzayan antibiyotik tedavi kürleri planlanabiliyor.

Hastalık Riski Almamak İçin

Kenelerin bulunduğu alanlardan mümkün olduğunca uzak durmak, alınacak ilk önemli tedbir. Hayvan barınakları, yeşil alanlar veya kenelerin yaşayabileceği alanlara gidilmesi gerekiyorsa kene kovucu losyonlar sürülebilir. Ayrıca vücutta sık aralıklarla kene araştırması yapılması, varlığı tespit edilirse kenenin ezilmeden ve koparılmadan çıkarılması gerekiyor. Ayrıca bu alanlarda bulunulduğunda kenenin daha net görülebileceği açık renkli kıyafetler giyilmesi öneriliyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.