Okuldaki Şiddet Salgının Aşısı Empati

Millî Eğitim Bakanının son dönemde okullarda yaşanan şiddet olayları ve saldırılara yönelik, “Bu maalesef salgın bir hastalık halini aldı” açıklamasına Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan salgını durduracak aşının, empatinin geliştirilmesi olduğunu söyledi.
—-
Bir dönem Amerika’da yaşanan okullardaki şiddet olaylarının ülkemizde de yaşanır hale gelmesini Millî Eğitim Bakanının salgına benzetmesine, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan aşının çok kolay olduğunu söyledi: ‘Gençler arasında empati geliştirilmeli’
NPİSTANBUL Hastanesi’nin Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında hastaların ürettiği eserleri “Sanatın Dilinden Hayata” sergisi açılışında Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Türkiye’de okullarda yaşanan şiddet olaylarını değerlendirdi.
“Amerika bunu nasıl çözdü? 2002’de Martin Seligman ve ekibi 4 bin 9 okulda beş milyon dolarlık bütçeyle araştırma yaptı. 2023’te yüzde 50 oranında şiddet azaldı. Kötülükle mücadelenin iyiliktir. Aile ve evde güven çok önemli. Empatiyi geliştirmeliyiz. Bunun içinde üç sandalye çalışması var. Kişi, problem yaşadığı kişi, bir de terapist. Kendisi bir sandalyede, problem yaşadığı kişi ise boş sandalyedeymiş gibi anlatıyor. Daha sonra bu kişi, onun yerine geçiyor. Onun adına kendine cevap veriyor. Böyle bir dramayla bu kişi empati yönetebiliyor. Terapist de dışarıda gözlemci olarak bekliyor. Bunu uyguladığınız zaman çocuklar arkadaşlarla bir anlaşılıyor. Hiç zor değil. Şiddetin aşısı; empati.”
100 kadar hastanın 5 yıl içinde atölye çalışmalarını Ergoterapi Ebru Eğitmeni Nesrin Ulu, “Renklerin büyüsüyle ebru teknemize içimizi döküyoruz. Bir yerde sözsüz iletişime giriyoruz.” dedi. Ulu, danışanların sanatı tanıdıkça estetik kaygılarının azaldığını, anı yaşama ve öz farkındalık deneyimlerinin geliştiğini ifade etti
Martin Seligman Araştırması:
Martin Seligman ve ekibinin 2002 yılında yayımladıkları çalışmalar, doğrudan “okul katliamları veya fiziksel okul şiddeti” üzerine bir saha taraması değil, bu tür şiddet olaylarının temelindeki psikolojik faktörleri (örneğin akran zorbalığı, sosyal dışlanma ve depresyon) önlemeye yönelik Pozitif Psikoloji ve Pozitif Önleme (Positive Prevention) modelidir.
Sosyal Bağlar ve Dışlanma İlişkisi (Diener & Seligman, 2002)
- Okul saldırganlarının profilleri incelendiğinde, bu çocukların geçmişlerinde ağır akran zorbalığı, alay edilme ve sosyal dışlanma (ostrasizm) yaşadığı görülmektedir.
- Diener ve Seligman’ın 2002 çalışması, bireylerin ruh sağlığını koruyan en büyük kalkanın sosyal ilişkilerin niceliği değil, algılanan niteliği ve kalitesi olduğunu kanıtlamıştır. Okul ikliminde güçlü akran ve öğretmen desteği hisseden öğrencilerin şiddete yönelme riskinin radikal biçimde düştüğü saptanmıştır.
“Pozitif Önleme” Modeli (Positive Prevention)
- Seligman, 2002 yılındaki el kitabı çalışmalarında psikolojinin sadece “ortaya çıkan şiddeti ve hastalığı iyileştirme” misyonuna odaklanmasını eleştirmiştir.
- Okullardaki şiddeti önlemek için, çocuklardaki hasarlara odaklanan “tıbbi/patolojik model” yerine, çocukların karakter güçlerini (örneğin iyimserlik, bağışlanma, sosyal zekâ, öz-kontrol) önceden inşa eden “önleyici modelin” (Pozitif Eğitim) uygulanması gerektiğini savunmuştur.
Öğrenilmiş Çaresizlik ve Saldırganlık Döngüsü
- Seligman’ın ekolü, okullarda sürekli reddedilen, zorbalığa uğrayan ve çaresizlik sarmalına giren öğrencilerin (öğrenilmiş çaresizlik) bir süre sonra bu çaresizliği yıkıcı bir öfke ve reaktif şiddet (okul saldırıları) olarak dışa vurduğunu açıklar.
- Çözüm olarak okullarda öğrencilere “şiddet gösterme” demek yerine, onların duygusal dayanıklılığını (resilience) artıracak bilişsel programların (örneğin Penn Resiliency Program) uygulanması 2000’li yıllardan itibaren Amerikan okul sisteminde yaygınlaşmıştır.







