Ölümcül Pıhtıya Karşı Koruyucu Tedavi Yapılmalı

Ölümcül Pıhtıya Karşı Koruyucu Tedavi Yapılmalı

prof.dr.mehmet kurtogluDünyada ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alan venöz tromboemboli, her yaş grubunda ortaya çıkabiliyor. Uzun süren uçak seyahatlerinde hareketsiz kalmaya bağlı olarak da görülebilen hastalığın cerrahi operasyon geçiren hastalarda görülme sıklığı oldukça yüksek.

Prof. Dr. Mehmet Kurtoğlu

İ.Ü İst.Tıp Fak.Gen.Cerrahi A.B. D. Ö. Ü.

Tıp dilinde toplardamarlarda kan pıhtısı (trombüs) oluşması olarak tanımlanan venöz tromboemboli,  dünyada ölüm nedenleri arasında 3. sırada yer alıyor.

VTE her yaş grubunda görülebilir

Toplardamarda oluşan pıhtı, kan akışının kısmen ya da tamamen kesilmesine neden oluyor ve bu bölgede ağrı, kızarıklık ve şişme meydana geliyor. Bu olay vücuttaki derin bir toplardamarda meydana geldiğinde derin ven trombozu (DVT) adını alıyor. Genellikle bacak ve kalça derin toplardamarlarında ya da kolda görülüyor.

Derin ven trombozunun en önemli tehlikesi, pıhtının damar duvarından kopup kan akımıyla kalbe ve oradan da akciğere ulaşıp, akciğer damarını tıkaması olarak tanımlanan akciğer embolisi olarak gösteriliyor.

Yapılan testler veya otopsi çalışmaları toplardamarda pıhtı oluşma riskinin herhangi bir nedenle hastanede yatan hastalarda normal nüfusa oranla yaklaşık 10 kat daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca hastane ölümlerinin % 10’dan fazlasının akciğer embolisi nedeni ile olduğu biliniyor.

Akciğer embolisi yanında uzun dönemde bacak ve akciğer damarlarının tıkalı olarak kalması sonucu varis gelişimi, bacakların alt kısımlarında şişme ve yara oluşumu meydana gelebiliyor.

Toplardamarlarda pıhtı oluşumu her yaş grubunda meydana gelebileceği gibi ileri yaş gruplarında görülme sıklığı daha da artıyor. Özellikle 60 yaş üzeri her 100 kişinden birinde venöz tromboemboli görülebiliyor.

VTE Dünyada Ölüm Nedenleri Arasında Üçüncü Sırada Yer Alıyor

Venöz tromboemboli (VTE) dünyada ölüm nedenleri arasında 3. sırada yer alıyor. Özellikle ameliyat sonrası koruyucu tedbirler alınmazsa, VTE’ye bağlı ölümler %10 gibi yüksek oranlara çıkabiliyor. Ameliyat sonrası uzun süreli hareketsizlik (immobilizasyon) ve ameliyat stresi / travması, genetik yatkınlıkla da birleşince toplar damarlarda pıhtılaşma, bu pıhtının koparak akciğere ulaşması ve burada damar tıkanmasına neden olması (akciğer embolisi) nedeniyle ölüm vakaları görülüyor.

Akciğer embolisine bağlı ölümlerin sayısı ABD’de yılda 300 bin, İngiltere’de yılda 30 bin  civarında olduğu biliniyor ki bu meme kanseri, prostat kanseri ve AIDS’e bağlı ölümlerin toplamından daha fazla ölüm vakası anlamına geliyor.

Koruyucu Tedavi ile Hastalık Önleniyor

Bu ölümlerin önüne geçebilecek koruyucu önlemler esas olarak ameliyat öncesinde başlamak üzere koruyucu ilaç tedavisi ve mekanik yöntemlerden (basınç çorapları gibi) oluşuyor. Her hastanın risk profili farklı olduğundan, hastaya özel tedbirler alınması gerekiyor ve bu amaçla hazırlanmış uluslararası kılavuzların yanısıra ülkemizde benzeri bir ulusal kılavuz hazırlama çalışmaları da yürütülüyor.

Risk Değerlendirme Sonuçları Koruyucu Tedaviye Yansımıyor

RAISE çalışması sonuçları, hastaların % 83 gibi büyük bir kısmında aslında risk değerlendirmesi yapıldığını gösteriyor.  Buna karşın % 62’si yüksek risk grubunda olduğu belirlenen hastaların sadece %66’sında ve tüm genel cerrahi hastlarının ise yarısında koruyucu tedavi uygulanmış olması, risk değerlendirme sürecinin temel amacına aykırı düşüyor.

Genel cerrahi hekimlerinin çalışma kapsamında form ile ilgili olarak bilgilendirilmiş olmaları çalışmanın ilerleyen dönemlerinde risk değerlendirme formu kullanımını Batı ülkelerindeki örneklere nazaran daha düşük oranda da olsa artırmış olmakla birlikte, risk değerlendirme formunda elde dilen sonuçlar koruyucu tedavi için yol gösterici rol oynayamadığı sürece klinik olarak çok anlamlı olmuyor.

Risk Yüksek, Farkındalık Yok

RAISE çalışmasının sonuçlarına göre; hastanelerin genel cerrahi servislerinde yatan hastaların yüzde % 62’sinin VTE için yüksek risk grubunda olduğu saptanırken; risk altındaki hastaların sadece % 66’sında VTE koruyucu tedavisi uygulandığına dikkat çekiliyor.

 

Ülkemizde ne yazık ki risk altındaki hastalara uygun koruyucu önlemler uygulanması açısından batı ülkelerinden daha iyi durumda değil. Risk belirleme formunun kullanımı ile hekimler arasında sağlanan farkındalık artışının da batıda belirlenenden daha düşük olması nedeniyle, ülkemizdeki hekimlerin yüksek VTE riski taşıyan hastalarda uygun VTE koruyucu tedavi kullanmaları yönünde eğitilmeleri gerekmektedir.

Hastane Protokolü Risk Değerlendirme Formları İçermeli

Genel cerrahi kliniklerinde yatan, yüksek VTE riski taşıyan hastaların sadece % 66’sının uygun koruyucu tedavi alma şansı bulduğu düşünüldüğünde, etkin ve güvenilir koruyucu tedavilerin varlığına rağmen yapılan bu ihmal halk sağlığı açısından önemli bir tehdit oluşturuyor.

Hekimleri tarafından risk değerlendirme formu kullanılarak değerlendirilen hastalarda planlanan koruyucu tedavilerin uluslararası kılavuzlarda önerilen koruyucu tedaviler ile daha uyumlu olduğu görülüyor. Bu nedenle standart bir VTE risk değerlendirme formunun hastane protokolünde yer alması ve bilgisayar destekli karar verme stratejilerinin yaygınlaşması hekimlerin risk değerlendirme sürecini gerektiğinde koruyucu tedavi uygulama kararı alma yönünde destekleyeceği düşünülüyor.

VTE Hakkında

Tıpta derin ven trombozu (DVT) olarak bilinen bacaklardaki derin toplardamarların tıkanması ve pulmoner emboli (PE) denilen akciğerde toplardamar tıkanması ile ortak özellikleri nedeniyle venöz tromboembolizm (VTE) olarak adlandırılır. VTE hastalarda bazı belirtilere neden olabileceği gibi, belirtisiz olarak da seyredebilir. Bu durum, hastanede yatan hastaların daha ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşmalarına veya hastanın hayatını kaybetmesine neden olabilir. Yapılan çalışmalardan da anlaşılacağı üzere, VTE’den koruyucu ve uygun tedavinin VTE riski altındaki hastaların sadece yarısında uygulanıyor olması; VTE’den korumanın tüm dünyada yeterince önemsenmediğini ve uygun tedavinin de doğru uygulanmadığını gösteriyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.