google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Alzheimer’a Meydan Okumanın Yolları

Alzheimer’a Meydan Okumanın Yolları

Dünya genelinde 60 milyona yaklaşan, yılda 10 milyon kişiye yeni tanısı konulan Alzheimer hastalığına bilim dünyası meydan okumanın yollarını arıyor. Prof. Dr. Başar Bilgiç, son dönemde ülkemizde çeşitli klinik laboratuvarlarda, kandan Alzheimer tanısı için bakılan “pTau-217” isimli testin uygulanmaya başlandığını belirterek, gelişmiş ülkelerle aynı dönemde bu testlerin Türkiye’de hizmete girmesinin sevindirici bir gelişme olduğunu ifade etti.

—-

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü nedeniyle Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü ile Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa’nın katılımıyla düzenlenen basın toplantıda güncel gelişmeler hakkında bilgi verildi.

Dünya Sağlık verilerine göre günümüzde yaklaşık 60 milyon olan demans ve Alzheimerlı hasta sayının 2030 yılında 75 milyon, 2050 yılında ise 130 milyonun üzerine çıkacağı öngörülmekte. Bilim dünyası hastalığa meydan okumak, yavaşlatmak için aralıksız çalışırken, Türkiye 1 milyona yakın Alzheimer ve demans hastası için güncel gelişmeleri ülkemizde uygulamanın başarısını yaşıyor.

Alzheimer tedavisinde umut verici gelişmeler yaşanıyor

Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, ülkemizde çeşitli klinik laboratuvarlarda, kandan Alzheimer tanısı için bakılan “pTau-217” isimli testin uygulanmaya başlandığının bilgisini paylaştı. Gelişmiş ülkelerle aynı zamanda bu testlerin Türkiye’de hizmete girmesinin sevindirici bir gelişme olduğuna dikkat çekerek, şu bilgileri verdi: “Alzheimer hastalığı ile “pTau-217” arasındaki ilişki; erken beyin değişikliklerini yansıtan biyobelirteç olmasıdır. Uygun bağlamda kullanıldığında tanısal değerlendirmeye katkı sağlıyor. Ancak birçok farklı platformda ölçülebildiği için yalnızca doğrulanmış ve güvenilir yerlerin tercih edilmesi gerekir. Ölçümün hedef kitlesi; şimdilik zihinsel şikâyet bildiren kişilerle ve hekim isteği dahilinde sınırlı olması gerekir. Hiç şikâyeti olmayan sağlıklı bireylerde ise günümüzde henüz yeterli veri birikmediğinden yaygın tarama aracı olarak uygulanması önerilmez. Öte yandan dünyada Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatan yeni ilaçların kullanıma girdi. Zona aşısının demans riskini düşürdüğünü gösteren veriler, ajitasyon (hırçınlık) belirtilerine yönelik onaylı tedaviler ve erken tanıyı kolaylaştıran kan testleri Alzheimer hastalığının geleceğine ilişkin umut verici gelişmeler arasında yer alıyor. Bu güncel gelişmeler heyecan yaratırken, hastalar ve hasta yakınları hâlâ birçok zorluk ve engelle çoğu kez tek başlarına mücadele etmek zorunda kalıyor; Türkiye’de ise bu önemli yeniliklere erişimin artırılması önem taşıyor.”

Yeni kan testleri ile kimlere, nasıl yapılmalı?

Önümüzdeki dönemde “pTau-217”ye ek olarak hastalığın ilerlemesini ve şiddetlenmesini öngören başka kan testlerinin de devreye girmesinin beklendiğini belirten Bilgiç, biyobelirteçlerin kullanımı, güvenilir platform seçimi ve sonuçların yorumlanması konusunda ulusal kılavuz ve kalite standartlarının hızla oluşturulmasının önem taşıdığını vurguladı. Bilgiç ayrıca bu testlerin klinikte yaygınlaşabilmesi için geri ödeme kapsamına alınması ve erişimin adil şekilde sağlanması gerektiğini belirterek hekimlere, laboratuvarlara ve karar vericilere bu ilk uygulama döneminde dikkatli, hedefe yönelik ve hasta odaklı yaklaşım çağrısında bulundu.

Kadınlarda erkeklere göre iki fazla görülüyor

Dünya genelinde yaklaşık 10 milyon yeni demans (ve Alzheimer) tanısı konulmaktadır. 65 yaşından sonra her 6 kadından 1’i, erkeklerde ise her 11 erkekten 1’i Alzheimer hastalığına yakalanmaktadır. Nüfusun hızla yaşlanması nedeniyle bu sayının önümüzdeki yıllarda çok daha yüksek seviyelere ulaşması bekleniyor. Öte yandan beyinde biriken “amiloid” adlı maddeyi temizleyen ilaçların hastalığın ilerlemesini yavaşlattığı saptandı. Bu ilaçların etkinliği ve güvenliğinin yüzlerce hastanın katıldığı kontrollü çalışmalar ve dört yıldan uzun süren takiplerle gösterildi. İlaç uygulamasında bazen beyin içinde sıvı toplanması veya küçük kanamalar görülebilir; ancak belirli hasta seçimi ve tedavi protokollerinin bu riskleri azaltabilir.

Alzheimer Politikası oluşturulmalı

Küresel ekonomide 1,3 trilyon dolarlık yük oluşturan hastalığın ülkemiz ekonomisine 2020-2050 yılları arasında 160 milyar doların üzerinde maliyeti olacağı öngörülüyor. Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, ülkemizde Alzheimer Politikası’na ihtiyaç duyulduğunu belirterek, şu açıklamayı yaptı: “Tanıya erişim kolay ama tedaviye ve ilaçlar Türkiye’de hâlâ erişilebilir değil. Yeni tedavilere adil ve zamanında erişimin sağlanabilmeli. Ayrıca ilacın uzun dönem etkilerini izleyecek sistemlerin kurulması, geri ödeme düzenlemelerinin yapılması ve uygulama için gerekli sağlık altyapısının hızla hayata geçirilmesi gerekiyor.”

Aileler “ajitasyon” a dikkat etmeli

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü, ailelerin “ajitasyon” adı verilen belirtileri tanımasının, değişiklikleri gözlemleyip not almasının ve bu konuda hekimle konuşmasının erken müdahale ve doğru yönlendirme için hayati önem taşıdığını söyledi. Süslü ayrıca, son yıllarda Alzheimer hastalığında görülen hırçınlıklara özel olarak iki onaylı ilaç geliştirildiğini ve bunlardan birinin Türkiye’de mevcut olduğunu belirtti.

“Bir Sebebi Varmış, Artık Biliyorum” kampanyası

Toplantıda, Türkiye Alzheimer Derneği ve Abdi İbrahim Otsuka iş birliğiyle yürütülen “Bir Sebebi Varmış, Artık Biliyorum” kampanyasının odağında yer alan davranışsal belirtilere de dikkat çekildi. Kampanya ile Alzheimer hastalığında görülebilen huysuzluk, huzursuzluk ve ajitasyon gibi davranışların göz ardı edilmemesi; hasta yakınları ve bakım verenlerin bu davranışların hastalıkla ilişkili nedenleri olabileceği konusunda farkındalık kazanması amaçlanıyor.

Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa, Alzheimer’ın yalnızca hastayı değil, ona bakım veren yakınlarını ve dolayısıyla tüm toplumu etkileyen çok boyutlu bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.