google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Asil Spor Buz Pateni

Asil Spor Buz Pateni

Buz pateni müzik ve dansı buzun üzerinde büyüleyici bir şekilde bütünleştirir. Hobi olarak 7’den 70’e herkesin yapabileceği bir spor. Tam anlamıyla bir denge sporu olan buz pateni aynı zamanda çocuğun ritim duygusunu da geliştirir…

Cenk Ertaul 

Eski Artistik Buz Pateni

Milli Takımı Baş Antrenörü
Serkan Ant Eski Milli Sporcu

Buz pateni, müzik ve dans eşliğinde yapılan, fiziğin ve görselliğin ön planda olduğu bir spordur. Her yaşta yapılabilen bu sporda önemli olan buzda denge sağlayarak kaymayı öğrenmektir.

Eğer çocuğunuzun bu sporu sürekli olarak yapmasını ve iyi bir sporcu olmasını istiyorsanız, onu erken yaşlarda artistik buz patenine başlatmalısınız. Bu da 4-5 yaşından itibaren olabilir. Koordinasyon gerektiren, vücudun bütün kaslarını çalıştıran bir spor olduğu için hareket yeteneğinin gelişme evresinin geçmemesi gerekir. Haftalık antrenman programı çocuğun yaşı ve seviyesine göre değişir. Yarışmacı seviyesindeki sporcuların haftada minimum 8 saat buz antrenmanı, 4 saat de yer idmanı yapmaları (esneklik, yükseklik, buz üzerinde yapılan atlamalar) gerekir.
Buz pateninde inanılanın aksine düşmek karada düşmekten daha az tehlikelidir. Çünkü buzda sürtünme kuvveti yoktur. Düştüğünüz zaman sadece kayarsınız. Özellikle küçük çocuklar için hiç tehlikeli değildir. Çünkü çocuklar yere daha yakındır ve büyüklere göre daha zor düşerler. Buzda kaymak- yürümek, koşmaktan ya da başka bir sporu yapmaktan çok farklı bir duygu. Buz farklı bir dünya… Ayrıca buzun üzerine çıktığınız zaman, bir saatlik hafif tempolu koşuda harcayacağınız kaloriyi kayarak 10 dakika içinde tüketebilirsiniz. Formda kalmak için yapılacak en ideal sporlardan biridir buz pateni.
İyi bir patenci olmak isteyen sporcu adaylarının bıkıp yılmadan her gün antrenman yaparak disiplinli ve uzun süreli çalışması gerekir. Buz patencilerinin teknik beceri kazanmak için iyi bir antrenöre olduğu kadar artistik yanlarını geliştirecek iyi bir de koreografa ihtiyaçları vardır. Bu sporda performansın zorluğu, farklılık, hız-hızın değişimi, programın temiz ve sağlam olması, müziğe uyum, buz pistinin tümünün kullanımı, stil ve duruş, orijinallik, ifade çok önemlidir. Uluslararası yarışmaların özellikle son 20-30 yılda televizyondan naklen yayınlanması, bu spor dalının halk arasında yaygınlaşmasına önemli ölçüde katkıda bulunmuştur. Türkiye’de sadece Ankara ve İzmit’te 2 tane olimpik buz pisti bulunması, yetişecek genç yeteneklerin de önünü tıkıyor. Buz pateninde gelişmiş diğer ülkelerdeyse çok daha fazla tesis ve imkân var. Bu kısıtlı olanaklara rağmen; Tuğba Karademir, Alper Uçar, Kutay Eryoldaş gibi çok yetenekli sporcular yurtdışında ülkemizi temsil ediyor.
Aslında Türkiye’de buz pateninin gelişemeyen bir spor olması federasyonun  geç kurulmasına bağlı… Buz sporları federasyonu 1991 yılında kuruldu. 2006’da buz pateni ve buz hokeyi olarak ikiye ayrıldı. Sadece devletin imkanlarıyla bu işi yapmak çok zor. Özel sektörün desteği alınarak olimpik pistlerin kurulması gerekir; çünkü çok büyük yatırım gerektiren bir spordur buz pateni.
Buz patenini normal bir insanın öğrenme süresi ortalama 4-8 derstir. Bundan sonra kendi başınıza çok rahat kayabilirsiniz. Bir dersin süresi 45 dakika olup kayma ücreti 15 YTL’dir (paten bunun içine dahil). Ek olarak 10 YTL ödeyip hoca eşliğinde ders alabilirsiniz. Buz üzerinde hareket ederken insan kendini başka bir dünyada gibi hissederek bütün düşüncelerinden arınır. Birçok insan başladığı zaman da bırakamaz, bulaşıcı bir hastalık gibi… Herkes üşüyeceğini zanneder. Oysa buz üzerinde hareket etmeye başlandığında vücut ısınır. Ayrıca soğuk ortama bünye alıştığı zaman hastalıklara karşı daha da dayanıklı hale gelinir.

Serkan Ant- Eski Milli Sporcu
Federasyon eğer düzgün çalışsaydı, buz pateni sporu tabana yayılabilirdi. 10-12 yıl önce Türk pateni bugünkü durumundan çok daha iyi durumdaydı. 90-97 döneminde yetişen öğrencilerin bir kısmı hala devam ediyor. Öyle yetenekli çocukları kaybettik ki… Bugün belki o çocuklar yetişmiş olsaydı, dünyada ilk onda olurduk. Federasyonda görev atülan veliler kendi çocuğunu ön plana çıkarmaya çalışınca, düşüşe geçtik. Federasyonun yönetim kurulu üyelerinin soy isimleriyle milli takım sporcularının soy isimleri aynıydı. Umarım kişisel menfaatler bir kenara bırakılır ve yakın bir gelecekte bu spor dalında da büyük başarılar elde edecek nesiller yetiştirilmeye başlanır…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.