google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Asit Dişi Zayıflatır Şeker Hasarı Artırır

Asit Dişi Zayıflatır Şeker Hasarı Artırır

Uzmanlar, şekerli ve yapışkan gıdaların sık tüketilmesinin, diş minesindeki mineral kaybını hızlandırarak çürük oluşumunu tetiklediğini dikkat çekiyor. Ayrıca, diş çürüğü açısından tüketilen şeker miktarından çok gün içindeki tüketim sıklığının önemli olduğunun altı çiziliyor.

Dr. Rabia Yıldırım

Restoratif Diş Tedavisi Uzmanı

Şekerli besinlerle tüketilen asitli içecekler diş minesini saatlerce savunmasız bırakabilir. Asitler diş minesini doğrudan zayıflatırken, şeker ağız bakterileri tarafından metabolize edilerek ek asit üretimine yol açar.

Demineralizasyon erken dönemde tükürüğün doğal onarım mekanizmasıyla geri döndürülebilir. Sık şeker tüketimi ve yetersiz ağız bakımı bu süreci geri dönüşümsüz çürüklere dönüştürebilir. Ayrıca, şekerli ve asitli gıdaların ardından dişleri hemen fırçalamak yerine 30-60 dakika beklenmesi gerekir.

Yapışkan atıştırmalıklar çürük riskini artırıyor

Yapışkan ve şekerli gıdalar, yüksek oranda ilave şeker içeren, çiğnendiğinde diş yüzeylerine ve dişlerin aralarına sıkıca yapışarak uzun süre temizlenemeden kalabilen yiyeceklerdir. Diş yüzeyinde uzun süre tutunduklarında ve tükürüğün etkisi ile kolayca temizlenemediklerinde ağız içindeki bazı bakteriler tarafından şeker fermente edilir.

Fermantasyon sonucu asit oluşumu gerçekleşir. Ağız içi ortamın pH seviyesi düşer. Oluşan bu asitler ‘demineralizasyon’ yani çürük sürecini başlatır. Özellikle karamel, lokum, şekerleme, kuru meyveler ve yapışkan atıştırmalıklar diş yüzeyinde daha uzun süre kaldıkları için çürük riskini yükseltir.

Diş çürüğünün ilk basamağı demineralizasyon

Diş minesinin yaklaşık yüzde 96’sının hidroksiapatit adı verilen kalsiyum-fosfat minerallerinden oluşur. Diş minesinde demineralizasyon, asidik ortamın etkisiyle mine yapısındaki hidroksiapatit kristallerinden kalsiyum ve fosfat iyonlarının çözünerek uzaklaşması sonucu meydana gelen mineral kaybı sürecidir.

Demineralizasyon süreci şekerli gıdalar tüketilmesi ile başlar, ağızdaki bakteriler karbonhidratlı besinleri metabolize eder ve bakteri metabolizması sonucunda organik asitler meydana gelir. Ağız ortamının pH’ı yaklaşık 5,5’in altına düştüğünde ise mine yüzeyinde ilk mineraller çözünmeye başlar. Süreç tekrarladıkça mineral kaybı artar. Mine gözenekli hale gelir, beyaz lekeler ortaya çıkar ve diş hassasiyeti artar ve başlangıçta beyaz leke şeklinde görülen çürük lezyonları demineralizasyon ilerledikçe koyu renkli ve derin çürük lezyonları ile izlenir.

Diş çürüğünde şekerin ne sıklıkla tüketildiği önemli

Risk açısından şeker tüketim sıklığı, tüketilen toplam şeker miktarından daha önemlidir. Gün içinde sık aralıklarla şeker tüketimi, dişlerin asit saldırılarına daha fazla maruz kalmasına neden olduğundan çürük riskini artırır. Örneğin, aynı miktardaki şekerin tek seferde tüketilmesi ile gün boyunca birçok kez tüketilmesi karşılaştırıldığında, sık tüketim sonrasında ağız pH’ı tekrar tekrar kritik seviyenin altına düşer ve tükürüğün mineyi remineralize etmesi için yeterli zaman kalmaz. Bu nedenle demineralizasyon süresi uzar ve çürük oluşma riski artar.

Demineralizasyon geri döndürülebilir bir süreç

Ağızdaki asit atağı bittiğinde, tükürük devreye girer. Tükürüğün içindeki kalsiyum, fosfat ve florür iyonları diş minesine yeniden kazandırılarak zayıflayan bölgeleri yeniden yapılandırır..

Ancak demineralizasyon hızı sık şeker tüketimi, kötü fırçalama gibi nedenlerle remineralizasyon hızından fazla olursa, diş minesi geri dönüşümsüz olarak mineral kaybeder ve geri dönüşümsüz diş çürüğü oluşur. Oluşan çürük dental tedaviler ile restore edilmelidir.

Asit dişi zayıflatıyor, şeker hasarı artırır

Asitli ve şekerli gıdaların birlikte tüketilmesi, diş çürüğü ve mine erozyonu riskini artırabilir. Bunun nedeni, asitlerin diş minesini doğrudan zayıflatırken, şekerin ağız bakterileri tarafından metabolize edilerek ek asit üretimine yol açmasıdır.

Tükürük, ağızdaki asidi nötralize etmek ve mineral takviyesi yapmakla görevlidir. Ancak ortamda hem dışarıdan gelen asit hem de içeride üretilen şeker asidi olduğunda, tükürüğün temizleme ve pH’ı normale döndürme süresi çok uzar. Diş minesi saatlerce savunmasız kalır. Örneğin kola, gazoz, enerji içecekleri, aromalı soğuk çaylar veya şekerli meyve suları çürük oluşturma riski yüksek içeceklerdir.

Diş minesinin en büyük düşmanları şeker ve asit

Şeker tüketiminin ardından dişlerin hemen fırçalanmaması gerekir. Özellikle asitli ve şekerli gıdalar sonrasında yapılan fırçalama, mine kaybını artırabilir. Genel olarak önerilen yaklaşım; şekerli gıdaların ardından ağzın su ile çalkalanması ve şekersiz sakız çiğnenerek tükürük akışı sağlanmasıdır. Diş fırçalamak için yaklaşık 30–60 dakika beklenmesi önerilir.

Bir gıdanın paketinde ‘şekersiz’ yazması veya tadının tatlı olmamasının, onun diş dostu olduğu anlamına gelmez. Diş minesinin en büyük düşmanlarından biri şekerse, diğeri de asittir. Doğrudan asit içeren tehlikeler arasında; limon, sirke ve turşular, diyet / sıfır şekerli gazlı içecekler ve meyveli/aromalı maden suları sayılabilir. Yine tuzlu olarak bilinen nişasta açısından zengin cips, kraker ve bisküviler, beyaz ekmek, lavaş gibi birçok gıda çürük riskini arttıran gıdalardır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.