google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Çocuk Ödev Yapmayı Nasıl Sever

Çocuk Ödev Yapmayı Nasıl Sever

Ödev yapma alışkanlığı kazanmada Aile içi iletişim her konuda olduğu gibida çok önemli bir roldedir. Doğru yaklaşımlarda bulunmak, öğüt vermektense okul, ders, sınav gibi kavramların neden önemli olduğunu kısa ve net bir şekilde ifade etmek ilk basamağımız olabilir.

Simge Gündoğan

Kültür Koleji İlkokulu / Ortaokulu

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Birimi Bölüm Başkanı

Çocuk ödev yapma alışkanlığı, ders çalışmaya karşı isteksiz olmasından veya dikkatinin çabuk dağılmasından yakınmaktadır. Birçok kez çocuklarımıza “Ödevini yaptın mı ?”, “Odanı topladın mı?” gibi hatırlatma amaçlı sorular sorarız. Bu ve bunun gibi soruları çok sık tekrar ettiğimizde çocuğumuz bir süre sonra duyarsızlaşır. Çocuk ile anne-baba arasındaki iletişim de olumsuz yönde etkilenir.

Okuldan Sonra Dinlenmeye-Oynamaya İhtiyacım Var:

Çocuklar günün uzun bir zaman dilimini okulda geçirir. Bu nedenle özellikle ilkokul grubu çocukları eve geldiklerinde dinlenmeye ve oyun oynamaya ihtiyaç duyabilir. Çocuğunuzla okuldan gelir gelmez ödev konuşmak onun bu ihtiyacını görmezden geldiğimiz mesajını taşır. Ona dinlenmesi, ihtiyaçlarını gidermesi ve eğlenmesi için zaman vermek önemlidir.

Program Oluşturmak:

Çocuğunuzun okuldan sonraki zamanını nasıl değerlendireceğini onunla yapacağınız ortak bir toplantıda konuşabilirsiniz. Bu konuşmada anne ve baba olarak sizlerin de sorumlulukları olduğunu ve bu sorumlulukları nasıl yerine getirdiğinizle, gününüzü nasıl geçirdiğinizle ilgili örnekler verebilirsiniz. Bu noktadan itibaren çocuğunuzun gelişim özelliklerine göre ihtiyaçlarını öncelik olarak alıp birlikte bir program hazırlayabilirsiniz. Bu program yapılırken kendisinin de dahil olması ve kararlarda payının bulunması çok önemlidir. Çocuğunuzun programını onun isteğiyle belirledikten sonra, ödev zamanları ile ilgili sorumluluğu çocuğa bırakabilirsiniz. Başlarda unutsa bile zamanla ödevini kendi düşünmeyi öğrenecektir. Rahatsız olduğunuz noktalar varsa da, bir sonraki aile toplantısında bunu dile getirebilirsiniz. Örneğin; “Ödev saatini hatırlamadığında sana ben hatırlatmak istemiyorum, bu konuda ne yapabiliriz ya da bir hatırlatıcı işaret belirlemek ister misin?” gibi. 
Eğer çocuğunuz yazma sürecine geçmemişse, resim yaparak gününü programlayabilir. Siz de yazı ile etkinlikleri isimlendirebilirsiniz. Oyun zamanı, yemek zamanı, aile içi sohbet, kitap okuma zamanı, ödev zamanı vb. Çocuğunuz etkinlikleri gerçekleştirdikçe yapılan etkinliğin karşısına bir işaret koyabilirsiniz. Haftanın sonunda küçük bir değerlendirme toplantısı yapmanız da yararlı olacaktır.

Sadece Ödevlerini Yaptığın Zaman Değil, Seni Her Zaman Seviyorum:

Ödev yapmak kimi zaman ailelerin gündeminde çok fazla yer alabilir. Öyle ki bir yerden sonra fark etmeden verdiğimiz sözlü ya da sözsüz mesajlar çocuğun özgüvenini, benlik algısını ve kendi değerini olumsuz yönde etkileyebiliyor.

Bu mesajlar;

–         Sürekli ödev hatırlatmalarında bulunmak

–         Belli bir süre sonra sesin yükselmesi

–         Yoğun inatlaşmalara girilmesi

–         Ödevin çabuk bitmesine odaklanmak ve bununla ilgili geri bildirimler vermek (Hemen ödevine başlamalısın yoksa bitiremezsin ) gibi.

Çocuğunuzla konuşmanız yukarıdaki gibi gerçekleştiğinde ve sadece ödevlerini yaptığında ona sevgi gösterisinde bulunduğunuzda çocuğun zihninde “ödev + başarı = sevgi” şeması oluşabilir. Dolayısıyla bir süre sonra yanlış yapmaktan ve sevilmemekten korkup kendini baskı altında hissedebilir. Bu da çocuk için kaygının zeminini oluşturur. Bu nedenle çocuğumuza “ Sen benim biricik kızımsın/oğlumsun.” “Benim için çok değerlisin.” “Seni koşulsuz seviyorum.” mesajını her zaman vermemiz çok önemlidir.

Model Olmak:

Çocuğunuz ders çalışma için hazırlandığında siz de ebeveynler olarak kitap okuyabilirsiniz. Anne ve baba evde çocuğun ilgisini çekebilecek etkinliklerde bulunduğunda çocuk da bu etkinliklere katılmak isteyecektir. Dikkatini yapacağı derse vermekte güçlük çekecektir. Bu noktada çocuğa belirtilen zaman diliminde herkesin kendi sorumluluklarını yerine getireceği söylenebilir.

Bir Sorumluluk Bilinci Olarak Ödev!

Okul öncesinden itibaren çocuklarınıza yaş ve gelişim özellikleri dahilinde sorumluluklar verebilirsiniz. Sadece ödeve odaklanmak yerine çocukta sorumluluk bilincini geliştirmeye odaklanmak daha uygun olacaktır. Ödev hayatın gerçeği değil sorumluluk bilincinin gelişmesi ve öğrenmenin evde de pekiştirilmesini sağlayacak bir etkinliktir. Çocuk sorumluluk almayı öğrendikçe ödev yapması da o ölçüde kolaylaşacaktır.

Çocukların yaptıklarının sonuçlarının sorumluluğunu almaları sorumluluk bilincinin gelişimini tamamlayan diğer bir unsurdur.

Ortamı Düzenleme !

Çocuğunuzun ders çalışacağı ortam her türlü dikkat dağıtıcı unsurdan arındırılmış olması önemlidir. (Gürültü, TV sesi vb.) Çocuğun ders çalışacağı oda, sessiz, rahat, havalandırılmış, sakin, dikkatini dağıtan şeylerden uzak, iyi ışıklandırılmış olmalıdır. Çalışma masası sadece ders çalışmak için kullanılmalıdır. Mümkün olduğunca her gün aynı mekanda ders çalışmak, ders çalışmayı kolaylaştırır ve dikkati keskinleştirir.

Yatarak, uzanarak ders çalışmak dikkati ve konsantrasyonu olumsuz yönde etkileyebilir.

Öğrenme Stiline Göre Ders Çalışma

Çocuğunuzun öğrenme stili de ders çalışmasında etkilidir. Örneğin; ders çalışırken görsel öğrencilerin çalışabilecekleri derli toplu ve karışık ve kalabalık olmayan bir yere gereksinimleri vardır. Ders kitabında ya da yazılı metinlerdeki resimlerden çalışmak bu öğrencilere çok uygundur. İşitsel öğrenciler ders çalışmak için sessiz bir yere ihtiyaç duyarlar. Yüksek sesle okumakla ya da teybe kaydedilmiş materyali dinlemekle öğrenmelerine katkıda bulunurlar. Başka bir arkadaşla çalışmak da bu çocuklar için iyi olabilir. Dokunsal öğrenciler, ders çalışırken sık sık ara vermeye gereksinim duyabilirler. Ders çalışırken hareket ettiklerinde daha iyi öğrenebilirler. Sonuç olarak çocuğunuzun ruh sağlığı yerinde, özgüveni yüksek, kendisi ve çevresiyle barışık, sağlıklı bir şekilde yetişmesi için bir güven ortamı oluşturmak, karşılıklı sevgi ve saygı, sorumluluk bilinci geliştirmek ve çocuğun ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak asıl önemli olandır. Ödevin çocuğun hayatında bir amaç değil araç olduğu unutulmamalıdır. Yukarıda belirtilen başlıkların anne-babalara ve çocuklara rehberlik etmesi dileklerimle…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.