google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Çocuklarda Hiperaktivite

Çocuklarda Hiperaktivite

Çocuklarda hiperaktivite ve dikkat eksikliği sendromu, gelişen teknoloji ile birlikte daha fazla görülür.  Ebeveynlere sıkıntılı dönemler yaşatır. Hiperaktif çocuklar sürekli kıpırdanır, vücutlarının bir parçası sürekli hareket halindedir. Müdahaleci ve rahatsız edicidir. Cevapları soruları beklemeden ağızlarından kaçırır

Dr. Mehmet Yavuz

Nöroloji Uzmanı

Çocuklarda hiperaktivite teknolojinin ilerlemesi sonucu küçük yaşta bilgisayar ile tanışması, saatlerce TV başında  kalması sonucu çok yükseldi. Çocuk ne kadar küçükse görsel teknolojinin verdiği zarar o kadar fazladır.

Ebeveynler, çocuklarının sanki normalüstü bir zekâ ve yeteneğe sahip olduğunu düşünerek bundan çok memnun olurlar. Hâlbuki çocuklarını bekleyen tehlikeden tamamen habersizdirler. Bu nedenle 2 yaşından küçük çocuklara kesinlikle televizyon izlettirilmemeli, 3 yaşındaki çocuk en fazla 1 ya da 1,5 saat, 4 yaşındaki ise en fazla 2 saat kadar ekran başında durmalıdır.

Ebeveynler hiperaktivite belirtilerini gözlemledikten sonra uzman hekime başvurması gerekir.

Görülen davranış bozuklukları:

–              Düşünmeden tehlikeye atılır. Normal faaliyetleri ‘sıkıcı’ bulur. Özelikle okul öncesi dönemde ev içinde koşuşturur, yükseklere tırmanır, dolap tepelerinde gezerler. Bir kısmı bu derece hareketli olmayabilir ancak uzun bir süre aynı yerde oturmaları ya da sakin bir şekilde oynamaları çok mümkün değildir.

–              Genellikle bebeklik döneminde huysuzlukları, az uyumaları ve yememeleri anne babayı fazlasıyla yorar.

–              Tepkilerinde abartılı ve bazen acımasız olabilirler. Korkusuzca davranmaları çeşitli tehlikelerle yüz yüze gelmelerine neden olur. Örnek vermek gerekirse, çıkılmayacak yüksek bir yere çıkar, evden çok uzaktaki yerlere yalnız başına gider ya da kesici aletle oynayabilirler. Tüm bu belirtiler çocuğun sosyal uyumunu bozar. Kısacası bu çocuklar kendilerini kontrol etmedeki güçlükleri nedeniyle nerede durmaları gerektiğini bilemezler.

–              Diğer çocuklarla ilişkilerinde geçimsiz olabilir ve bu nedenle arkadaşları arasında istenmeyen çocuk ilan edilirler.

–              Hiperaktif çocuklar sonradan pişman olacakları hareketleri sonunu düşünmeden gerçekleştirirler. Özellikle başkalarına söz ya da fiille sataşır ve huzursuzluk çıkarabilirler.

–              Öğretmenler, sıklıkla dersi dinlemediklerinden ve arkadaşlarını rahatsız ettiklerinden ya da onların dikkatlerini dağıttıklarından söz ederler.

–              Sınavlarda dikkatsizlik nedeniyle çok basit hatalar yaparlar. Cevabını bildikleri sorulara dahi yanlış cevap verirler. Soruyu sonuna kadar okuma sabrını gösteremedikleri ve test sınavlarından çabuk sıkıldıkları için soruları okumadan cevaplarlar.

–              Yanlarında biri olmadan ödevlerini kendi başlarına yapamazlar.

Nasıl başa çıkabiliriz?

“Hiperaktivite’li çocukların hastalığından kaynaklanan davranışları yaramazlık olarak kabul etmek son derece büyük bir hatadır. Böyle çocukların gerek ailesi gerekse çevresi tarafından, bilgisizlikten dolayı boş yere azarlandıkları ve hatta maalesef darba maruz kaldıkları da bir gerçektir” açıklamasını yapan Dr. Mehmet Yavuz, hastanın yakınlarının ve öğretmenlerinin hiperaktivite konusunda eğitimli olması ve hastalıkla en iyi nasıl baş edilebileceklerini bilmeleri gerektiğini önemle vurguluyor. Dr. Mehmet Yavuz, davranış tedavisi, danışmanlık ve psikoterapi, aile ve grup tedavilerinin de bir tedavi şekli olduğunu belirtiyor. Dr. Yavuz ayrıca bir çocuk psikiyatrisinin gözetiminde uygulanacak ilaç tedavisinin de hiperaktivite sendromunun kontrolünde başarılı olunabileceğini gösterdiğini sözlerine ekliyor.

Dikkat eksikliği sendromu…

Özellikle okul çağında çocuğa ve ebeveyne oldukça sıkıntı yaşatan dikkat eksikliği sendromu, her bireyde kendisini değişik biçimde gösteriyor. Bu sendromu yaşayan tüm çocukların, dikkatlerini yoğunlaştırmakta ve başladıkları işleri bitirmekte zorlandığını belirten Dr. Yavuz, zorluğun çocuktan çocuğa değiştiğini, ders dinlemenin ve konsantrasyonun gerekli olduğu okul hayatında sorunlara yol açacağını da sözlerine ekliyor. Birkaç belirti olarak ta ödev yapmamak, dinlemekte ya da direktiflere uymakta zorluk çekmek, çevredeki en küçük olayda dikkatin dağılması gibi örnekler veriyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.