google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Kanseri Engellemenin En Güçlü Yolu

Kanseri Engellemenin En Güçlü Yolu

Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, dünya genelinde yılda yaklaşık 20 milyon kişiye kanser tanısı konduğunu, 9,7 milyon kişinin kanser nedeniyle hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Bu tablonun büyümesini engellemenin en güçlü yolunun bilinçlenme olduğunu vurguladı.

—-

Türk Kanser Derneği tarafından düzenlenen basın toplantısına Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Esat Namal, Psikoonkolog Psikoterapist Ceren Camadan, Diyetisyen Yasemin Güzel ve Sanatçı Betül Demir konuşmacı olarak katıldı.

Türk Kanser Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Duruman, “Kanser yalnızca tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil; aynı zamanda önemli ölçüde önlenebilir sağlık sorunudur. Bilimsel veriler, kanserlerin yaklaşık yüzde 90’ının çevresel, yaşam tarzı faktörleriyle ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte çalışmalar, kanser vakalarının yaklaşık yüzde 30–50’sinin sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla önlenebileceğini göstermektedir. Yani hayatımızda yapacağımız bazı değişiklikler kanser riskini önemli ölçüde azaltabilir. Bu nedenle toplumun doğru bilgiyle bilinçlenmesi, erken teşhisin yaygınlaşması, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi kanserle mücadelede büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, düzenli sağlık kontrolleri, tarama programlarına katılımın birçok kanser türünün erken evrede tespit edilmesini sağlar, tedavi başarısını önemli ölçüde artırır. Türk Kanser Derneği’nin ücretsiz hizmetleri kapsamında Türkiye genelinde yürütülen tarama programlarına tüm vatandaşlarımız derneğimizi arayarak veya web sitemiz üzerinden kayıt oluşturarak ücretsiz tarama hizmetlerimizden faydalanabilir” ifadelerini kullandı.

Kanser sıklığı her gün artmaya devam ediyor

Uzman Dr. Esat Namal ise; “Bizim için öncelik kanser olmamaktır. Çünkü kanser vakalarının yaklaşık yüzde 30‘41-ı önlenebilir nedenlerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, çoğu insanın bildiği ancak uygulamakta zorlandığı bazı temel öneriler bulunmaktadır. Sigara içmemek, sağlıklı-dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, mümkün olduğunca kilo almamak önemlidir. Obezite, son dönemde öne çıkan önemli kanser risk faktörlerinden biridir. Bunun yanı sıra, mümkün olduğunca stressiz ve daha mutlu bir yaşam sürmeye çalışmak, kanseri davet etmemek adına önem taşır. Ancak tüm bu önlemlere rağmen, maalesef kanser herkes için ortaya çıkabilen bir hastalıktır. Günümüzde dünya genelinde, kalp hastalıklarından sonra yaşam kaybında ikinci sırada yer almakta ve görülme sıklığı her geçen gün artmaktadır. Burada en kritik konu erken teşhistir. Teknolojideki ilerlemeler sayesinde erken evrede yakalanan hastalar, tedavi sonrasında normal-sağlıklı bir yaşam sürdürebilmektedir” şeklinde uyarıcı bilgiler verdi.

Kanser taramasını ertelemek riski azaltmaz…

Psikoonkolog Psikoterapist Ceren Camadan; “Psikoonkoloji, kanser tanısı alan bireyin yalnızca bedensel değil; duygusal-zihinsel süreçlerini de destekleyen alandır. Görüyoruz ki “ya sonuç kötü çıkarsa” kaygısıyla taramalar ertelenebiliyor. Oysa ertelemek riski azaltmaz, sadece görünmez hale getirir. Erken teşhis sadece bir seçenek değil, bir yaşam fırsatıdır. Hep söylediğimiz gibi erken teşhis hayat kurtarır” sözleriyle taramaların önemini vurguladı.

Beslenme şekli tedavi yanıt süresini etkiler…

Diyetisyen Yasemin Güzel; “Kanserden korunma ve tedavi sürecinde beslenme birbirinden ayrı değil; beslenme hastalığın oluşumunu önlemede ve tedavi sürecinde güçlü bir destek mekanizmasıdır. Yaşam tarzı faktörleri içinde önemli yere sahip olan beslenme, tedavinin yerine geçmez ancak vücudun direncini, tedaviye yanıtı ve yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Koruyucu beslenmede liften zengin, antioksidan içeriği yüksek, dengeli-bütüncül yaklaşım esastır; tek bir “mucize besin” yoktur. Kanser tanısı almış bireylerde ise amaç sadece kilo kontrolü değil, kişiye özel ve bilimsel bir planla kas kaybını önlemek, bağışıklığı desteklemek ve tedavi sürecini daha iyi yönetmektir. Sonuç olarak hem korunmada hem tedavi sürecinde önemli olan yasaklar değil; dengeli, sürdürülebilir ve bilimsel temellere dayanan bir beslenme yaklaşımıdır.” diyerek sağlıklı beslenmenin korunma ve tedavi sürecindeki önemini anlattı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.