Uçuk Çocuğun Sorunu Olmasın

Çocuklarda dudak ve ağız kenarlarında uçuk oluşumuna neden olan Herpes virüsü diş etlerindeki rahatsızlıkla ortaya çıkar.
Dr. Nihal Çetin Turan
Pedodontist
Çocuk için uçuk sorunu ağız-diş temizliğine dayalıdır. Çünkü dişlerin sağlıklı-çürüksüz olması kadar, dişleri çevreleyen diş eti ve destekleyen diğer dokuların sağlıklı olması da büyük önem taşır.
Yüksek ateş, kırıklık, yutkunma güçlüğü, iştahsızlık, ağız içinde sıvı dolu kabarcıklar oluşur, diş eti ateş kırmızısı renk alır. Çocuğu bu dönemde bol süt, yoğurt ile besleyin. Enfeksiyon yanlış teşhis edilir, antibiyotik tedavisi uygulanırsa şikayetlerin ortadan kalkması daha uzun süre alır.
Periodontal hastalıklar diş eti ve dişleri destekleyen diğer dokuları etkileyen iltihabı hastalıklardır. Bu hastalıklar erken dönemde teşhis edildiklerinde kolay ve başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Diş eti hastalıklarının önlenmesi veya tedavisi; doğal dişlerin korunması, daha rahat çiğnemenin ve daha iyi bir sindirimin sağlanması gibi diğer faydaları da beraberinde getirir.
Erüpsiyon (sürme) gingivitisi:
Çocuklarda görülen diş eti hastalıklarından en sık karşılaşılan dişlerin erüpsiyonu (ağız içerisinde sürmesiyle) sırasında görülen gingivitistir. Çocuklarda diş etinin sonlandığı diş -eti kenarı erişkinlerden daha bombeli bir anatomik yapıya sahiptir. Diş etinde gelişen hassasiyete bağlı olarak bu bölgelerde yeterli temizleme yapılamamaktadır. Dişlerin konumları da ağız hijyenin tam olarak sağlanmasını güçleştirecek pozisyondadır. Tüm bu etkenler sonucunda yumuşak besinlerin birikimi kolaylaşmaktadır. Periodontal hastalıklar diş eti iltihabı (gingivitis) ile başlar. Bu dönemde diş etleri kanar, kırmızı bir renk alır ve hacim olarak büyür. İlk zamanlarda çok fazla rahatsızlık vermeyebilir ancak tedavi edilmezse hastalık periodontit ise ilerleyerek diş eti ve dişleri destekleyen alveol kemiğinde geriye dönüşsüz hasar oluşturabilir.
Erüpsiyon gingivitisi daha çok dişlerin zor sürdüğü konumlarda özellikle arka bölgede 1. daimi azıların sürmesi esnasında görülmektedir. Dişlerin normal pozisyona gelmesi ile klinik tablo iyileşir. Ancak bu dönemde iyi bir ağız hijyeni sağlanmalıdır, ağız içi gerekli görülürse antiseptik solusyonlar ve gargaralarla temizlenmelidir. Şişme ve lenflerde tutulum görülürse, antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır.
Hijyen yetersizliğine bağlı gelişen gingivitis:
Çocuklarda ağız hijyeni ile dişeti dokularının sağlığı doğru orantılıdır. Çocuklarda dişeti keratinizasyonunun erişkinlerden daha az, dişetinin daha ince olması nedeniyle dişetinin ağız içerisinde zararlı etkenlere karşı cevap oluşturma potansiyeli daha hızlı ve fazladır. Sıklıkla yetersiz fırçalama sonucunda dişeti kenarlarında oluşan kronik marginal gingivitis izlenmektedir. Ancak çocukların dişetinde iyileşme kabiliyeti de o kadar fazladır. Dişeti iltihabının iyileşmesi fırçalama sıklığı ile ilişkilidir. Doğru fırçalamanın ve diş ipi kullanımının öğretilmesi ile tedavi edilebilmektedir. Gerekli görülürse profesyonel diş temizliği yapılmalıdır.
Primer herpetik gingivostomatitis:
Herpes virüsü, dudak ve ağız kenarlarında uçuk oluşumuna neden olan bir virüstür. Bu virüsle daha önceden karşılaşmamış yani antikoru oluşmayan çocuklarda virüs vücuda ilk kez girince dişetlerinde bu rahatsızlık görülmektedir. Hastada yüksek ateş, kırıklık, yutkunma güçlüğü, lenfadenopati ve iştahsızlık gibi belirtiler ile başlangıç göstermektedir. Birkaç gün içerisinde ağız içi yumuşak dokularda sıvı dolu kabarcıklar izlenir, dişeti ateş kırmızısı renk alır. Daha sonra kabarcıklar patlayarak ağrılı, kırmızı bir hal alan dişeti ve küçük çaplı sarı ülsere bölgeler izlenmektedir.
Çocuklarda yaklaşık olarak 10 gün sürmektedir. Akut şikayetlerin giderilmesi tedavi için önem taşımaktadır. Besin değeri yüksek sıvı gıdaların tüketilmesi (süt,yoğurt gibi) önerilmektedir. Acı, ekşi, baharatlı gıda tüketiminden bu süre içerisinde uzak durulmalıdır. Rahatsızlıkların azalması için çocuğunuzun diş hekiminin önereceği rahatlatıcı solusyon ve ilaçlar kullanılmalıdır. Bu enfeksiyon yanlış teşhis edilir ve antibiyotik tedavisi uygulanırsa klinik şikayetlerin ortadan kalkması daha uzun süre almaktadır.
Bu ilk temastan sonra virüs vücutta tekrar aktif hale geldiğinde genellikle ağız kenarları ve dudaklarda uçuk lezyonları oluşmaktadır.
Tekrarlanan aftöz lezyonlar:
Genellikle yanak mukozası ya da ağız tabanında yer alan, yuvarlak ya da karater şeklinde tabanı sarı renkli, etrafı kabarık kırmızı kenarlarla çevrili ağrılı lezyonlara aftöz lezyonlar denilmektedir. Ağız içerisinde tek ya da çok sayıda görülebilmektedir. Lezyonun çevresindeki dokular sağlıklıdır, bu durumda dişetlerinde yaygın bir rahatsızlık değil lokal olarak aftın bulunduğu bölgede ağrı görülmektedir. Aft lezyonları 4-12 günlük dönemler içerisinde ağız içerisinde görülebilmektedir ve bu dönem sonunda kendiliğinden kayıp olmaktadır.
Tüm bu diş eti rahatsızlıkları sıklıkla görülen klinik durumların başlarında yer almaktadır. Bu tip durumlar dışında diş eti büyümesine neden olan hastalıklarda, kan hastalıklarında ve bazı sistemik hastalıkların sonucunda ağız içerisindeki periodontal dokular zarar görmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki; diş çürüğü ve yetersiz ağız hijyeni periodontal sağlığın temelini oluşturmaktadır.









