google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0
Varis

Güzelliğine önem veren her kadın için ‘Varis’ bir kabustur.. Özellikle de bacaklarda oluşan koyu mavi renkteki toplar damarların belirginleşmesi yok mu? Bir de ağrılar başlayınca işte o zaman dayanılmaz oluyor..

Op.Dr.Nazan Bitir

Kalp Damar Cerrahı

Araştırmalara göre varis, kadınların yüzde 40’ında, erkeklerin yüzde 20’sinde görülüyor. Ama üzülmeyin, işte size varis hastalığından kurtulmanın yolları…

BAYANLAR ÇOK DİKKATLİ OKUYUN!

Bacaklarınızdaki yüzeysel toplar damarlar belirginleşip koyu mavi renk almışsa, uzun süre ayakta kalınca geceleri ağrı, kramp, şişlik, kaşıntı ve ayaklarınızın altında karıncalanmalar başladıysa, sizin varis hastası olmanız kuvvetle muhtemel..Paniğe kapılmayın.. Alınacak önlemler ve zamanında yapılacak tedavi ile varis probleminden kurtulmak çok kolay!
Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanı Op.Dr.Nazan Bitir’den, “Varis hastalığı nedir, kurtulmanın yolları ve ne yamamız gerekiyor” konusunda bilgi aldık.

“MESLEKİ SEBEPLER VARİS OLUŞUMUNU TETİKLER”
Op.Dr.Nazan Bitir:Toplardamarların (ven) herhangi bir dış etken olmaksızın genişlemesi, uzaması ve kıvrılmasına varis diyoruz. Aslında  süreğen (kronik) toplardamar yetersizliği hali olup kan akımının yavaşlaması ile ortaya çıkar. Hastalık başlangıçta ince varis damarları oluşması ve daha sonra bunların ilerlemesi şeklinde oluşabileceği gibi kısa zamanda gelişen bacak şişmesi ve ağrı, kramp gibi ek şikayetler ile de ortaya çıkabilir. Varis, genellikle, kalıtımsal olabilen (ailevi yatkınlık), doğuştan gelen toplardamar duvar yapısındaki zayıflık ve damar içindeki kapakçıkların zayıf-yetersiz olmasına bağlıdır. Ayrıca mesleki nedenlerle uzun süre hareketsiz ayakta kalınması, özellikle bu tarz yatkınlığı olan kişilerde varis oluşumunu hızlandırır. İkincil bir nedenle gelişen varislerin oluşumu tetikleyen sebepler içinde; gebelikte gelişen hormonal etki ve karın içinde rahmin genişlemesine bağlı olarak karın içi basıncın artması ve toplardamarlarda  baskıya yol açması, aşırı şişmanlık nedeniyle karın içinde basıncın artması ve toplardamarlara baskı olması, karın içinde kitle (tümör vb..) gelişimi sonucu toplardamarlarda baskı olması, damar içi pıhtı gelişimi sonucu kısmen veya tamamen bazı toplardamarlarda  tıkanıklık oluşması (derin ven trombozu), toplardamarlarda iltihabi durum gelişmesi sonucu damar içi yapının bozulması (tromboflebit), bacaklarda  çarpma, yaralanma gibi kazalar nedeniyle toplardamarlarda hasarlanma olması  sayılabilir.
ŞİKAYETLER
-Yüzeysel toplar damarların belirginleşmesi ve koyu mavi renk alması,
-Bacaklarda özellikle gün sonunda artan şişlikler,
-Uzun süreli ayakta kalma sonucu ağrı ve şişlik oluşumu,
-Bacaklarda ağırlık, halsizlik ve rahatsızlık hissi,
-Bacaklarda kaşıntı  ve özellikle ayak altında karıncalanmalar,
-Geceleri ağrı ve kramp gelişimi,
-Özellikle ayak bileği etrafında koyu renkli görünüm,
-İleri dönemde özellikle bacak alt kısmında gelişebilen ve zor iyileşen yaralar,
-Varisleşmiş damarlarda iltihabı gelişim sonucu damar boyunca ciltte kızarıklık, sıcaklık ve ağrı gelişimi,
-İleri dönemde toplardamarlardaki baloncuk benzeri genişlemelerde (varis pakeleri) damar içi pıhtı oluşumu.  Hatta bazı durumlarda damar içi gelişen pıhtıların parçalanarak kopması ile akciğere gitmesi sonucu (pulmoner emboli) ani gelişen nefes darlığı ve akciğer yetmezliği,
Ayrıca tüm bu durumların yarattığı sıkıntı sonucu psikolojik rahatsızlık gelişimi sayılabilir.
“HER HASTA İÇİN AYNI TEDAVİ UYGULANAMAZ”
Op.Dr.Nazan Bitir: Varis hastalarında tedavi yöntemlerinin kalp ve damar cerrahisi uzmanı olan hekim tarafından belirlenmesi önem taşır. Tanı yöntemlerinde ise hastanın yakınmalarını içeren ifadesi ile hekim tarafından ayakta yapılan muayenesi sonucu görünür bulguların saptanması en önemli bilgiyi sağlar. Özellikle derin venöz sistemdeki damar yetmezliğinin saptanması ve derecesinin belirlenmesi için en önemli tanı aracı ise, renkli doppler ultrasonografidir.
Varis ile ilişkili tedavi yöntemlerinin hepsi, her hasta için uygun olmamaktadır.. Hastalığın tedavisinde asıl önem taşıyan konu ise sadece yüzeysel görünen varislere yönelik olarak değil,  hastalığı oluşturan nedene yönelik olarak yöntem belirlenmesidir. Halen uygulanan tedavi yöntemleri şu şekilde sayılabilir:
-Hastalığa uyan özellikte ve boyda varis çorabı kullanımı ,
-Günlük yaşam içinde davranış alışkanlıklarının değiştirilmesi ve düzenlenmesi,
-Varis tedavisine yönelik ilaç kullanımı,
-Yüzeysel varislere yönelik olarak damar içi sklerozan madde enjeksiyonu ile damarların kapanmasının temini (skleroterapi)
-Halk arasında laser tedavisi olarak bilinen laser ve radiofrequency  teknolojisinin kullanılması ile geliştirilmiş özel cihazlar yardımı ile tedavi (bu cihazlar temelde iki farklı teknik ve uygulanım özelliği taşırlar).
-Cerrahi tedavi (ameliyat).
Girişimsel yöntemlerden , skleroterapi ve cerrahi prosedür özeliklerini şu şekilde ayrıntılandırabiliriz.
Skleroterapi :
Sınırlı yüzeysel varislerde tedavi edici kabul edilmekle birlikte genellikle tamamlayıcı bir yöntem olarak değerlendirilmelidir. Hastanın özel tedavi odasına alınması ile uygulanır ve hastanede yatma veya hareket kısıtlaması  gerektirmeyen bir yöntemdir.  Sadece sprey şeklinde cilt anestezisi (ağrı giderici ilaç) uygulanır ve lokal anestezi (belli bölgelerin anestezik madde enjeksiyonu ile uyuşturulması) gerekmez. Yüzeysel varislere ince iğneler yardımı  ile sklerozan madde (konsantre özellik taşıyan toplardamarların kendi içinde yapışmasını sağlayan madde) enjekte edilerek yüzeysel varislerin kapanması temin edilir. Varislerin miktarı ve derecesine göre seanslar halinde uygulanır. İşlem sonrası  elastik bandaj ile birkaç gün işlem bölgesine baskı oluşturulur, ancak hasta günlük yaşamına dönebilir. Tedavi sonrası yan etki olarak,  uygulanan ilaca bağlı kızarıklık ve morarmalar görülebilir, bu belirtiler genellikle birkaç hafta içinde kaybolur. Nadiren ilaca bağlı alerjik reaksiyon ve enjeksiyon sırasında damar dışına ilacın kaçması sonucu cilt renginde koyulaşma veya cilt hasarı görülebilir.
NE ZAMAN CERRAHİ TEDAVİ UYGULANMALIDIR?
Op.Dr.Nazan Bitir:Kalp ve damar cerrahisi uzmanı tarafından yapılan muayene ve tetkikler  sonucu değerlendirilen hastanın,  cerrahi sınıra gelmiş olduğunun  saptanması durumunda ameliyat varis tedavisinde temel unsurdur.  Ameliyatın zamanlaması oldukça önem taşır.  Toplardamarların  yerini tutabilecek bir suni damar yoktur, bu sebeple işlevselliğini tam olarak yitirmemiş damarların mümkün olduğu kadar korunması gereklidir. Ancak bu durum ameliyatın olabildiğince geciktirilmesi anlamını taşımaz. Eğer uygun zamanda ameliyat yapılmazsa  hastalığın ilerlemesinden doğan zararların telafisi mümkün olmamaktadır. Ayrıca  geç kalınması durumunda ameliyat şansının tamamen yitirilmesi de söz konusu olabilir.
Ameliyat, hasta  eğer özel bir engel taşımıyorsa genel anestezi verilmeksizin , bel bölgesinden anestezik madde enjeksiyonu ile (spinal anestezi) hasta uyutulmadan  yapılmaktadır. Bu durumda hasta belden aşağısında hiç ağrı duymamakla birlikte,  tamamen uyutulmadığından ameliyat sonrasında  kendini toparlaması çok daha kısa sürede olmaktadır.  Ancak hastanın bu yöntem için uygun koşulları taşımaması veya kendi isteği doğrultusunda genel anestezi altında (tamamen uyutularak) ameliyatın gerçekleştirilmesi mümkündür.
Ameliyat sonrasında hasta genellikle ertesi gün evine gönderilmekte ve ortalama 10 gün gibi bir süre içinde normal aktivitesine dönmektedir. Varis şüphesi olduğunda veya tanı konulduğunda belirli aralıklarla kalp ve damar cerrahisi kontrolüne gidilerek tedavi basamaklarının belirlenmesi ve takip altında kalınması gereklidir.

Varis gelişimini yavaşlatmaya yönelik alınabilecek önlemler:
-Fazla kiloların verilmesi, ideal kiloya ulaşılması,
-Uzun süre hareketsiz ayakta kalmamaya dikkat edilmesi, eğer gerekirse belirli aralıklarla oturularak veya yatılarak ayakların yukarıya kaldırılması suretiyle bacaklardaki basıncın azaltılması.
-Uzun süreli oturmayı gerektiren durumlarda bacakların düz olarak yukarıya kaldırılıp öne uzatılarak bacaklarda oluşan basıncın azaltılması,
-Düzenli olarak tempolu ve uzun yürüyüşler yapılması,
-Karın kasık bölgesini ve bacakları sıkan dar giysiler giyilmemesi,
-Sıcak ortamlarda (sıcak su havuzları, sıcak kum vs) bulunulmaması, güneş altında uzun süre kalınmaması,
-Aşırı sıcak su ile banyo yapılmaması, çıkışta bacaklara musluk suyu ile iki üç kez kısa süreli duş yaptırılması,
-Uzun süreli yolculuklarda 30-40 dakika aralıklarla kısa süreli de olsa yürüyüş yapılması,
-Sigara tüm damar yapıları için tahrip edici özellik taşıdığından, içilmemesi,
-Koruyucu özellikte  varis çorabı  kullanılması, (sabah yataktan kalkmadan giyilip akşam yatarken çıkarılmak üzere)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.