Yoğun Bakım Sorunları Çözüm Bekliyor

Türkiye’deki toplam 48 bin 966 yoğun bakım yatağının yaklaşık yüzde 20’si İstanbul’da bulunuyor. Fayda görmeyecek hastaların bu ünitelerde tutulması da çözüm bekleyen diğer bir sorun. Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Tuğhan Utku, dağılımdaki dengesizliğe ve kaynakların verimsiz kullanılmasına dikkat çekerek, “Yoğun bakımdan fayda görmeyecek hastaların burada tutulması, kaynakların verimli kullanılmasını engelliyor” dedi.
—-
Sağlık Bakanlığı 2023 verilerine göre Türkiye’de bin 566 hastanede toplam 48 bin 966 yoğun bakım yatağı bulunuyor. Bu sayı, toplam hastane yataklarının yaklaşık yüzde 18’ini oluşturuyor. Yatakların yüzde 50’si Sağlık Bakanlığı hastanelerinde, yüzde 14’ü üniversite hastanelerinde, yüzde 35’i özel hastanelerde yer alıyor.
Yoğun Bakım ünitesinin kuruluşunun 73’üncü yılı nedeniyle bir açıklamada bulunan Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Tuğhan Utku yaşadıkları sorunları dile getirdi. Utku, “Bugün yoğun bakım üniteleri sadece hayat kurtarmakla kalmıyor, aynı zamanda modern tıbbın etik, teknolojik ve bilimsel gelişiminde öncü rol oynuyor. Ülkemizde bazı bölgelerde yatak bulmak zor, bazı bölgelerde ise erişim daha kolay. En önemlisi, her yoğun bakım hastası gerçekten yoğun bakım hastası değil. Palyatif bakım gerektiren veya Yoğun bakımlar sadece teknolojiyle değil, insan emeğiyle hayat kurtaran alanlardır. Pandemilerde gördük ki bu üniteler, sağlık sisteminin son savunma hattıdır.”
“Toplumda yoğun bakımlar hakkında yanlış inanışlar var”
Günümüzde yoğun bakım ünitelerinin, teknolojinin ve insan emeğinin en üst düzeyde buluştuğu yerler konumuna ulaştığını vurgulayan Prof. Dr. Tuğhan Utku, “Yoğun bakım ünitelerini sağlık sisteminin “son savunma hattı”dır. Yoğun bakımda alınan kararlar dakika hatta saniyeler içinde sonuç doğurur, bu nedenle yoğun bakım tıbbın en kritik kararlarının verildiği alanlardan biridir. Yoğun bakımların her durumda yaşam garantisi sunduğu düşünülüyor ki bu yanlış bir bakış açısı. Yoğun bakım yüksek teknoloji ve uzmanlık sunar ama yaşam kaybı oranı hâlâ yüksektir. Bazı hastalarda yoğun bakım yalnızca yaşamı bir süre uzatabilir, iyileştirme kapasitesi sınırlı kalabilir. Ayrıca teknolojinin de her şeyi çözdüğü düşünülse de aslında cihazlar sadece organ desteği sağlar, ancak tedavi ekibin kararı ve hastanın biyolojik rezervine bağlıdır. Bununla birlikte yoğun bakımların sadece cihazların çalıştığı bir yer olmadığının ve asıl tedavinin sürekli izlem, doğru klinik kararlar, multidisipliner ekip çalışması, zamanında müdahale olduğunu da bilinmeli. Yani insan faktörünün teknolojiden daha kritik rol oynar.”
Yoğun bakımlardaki hastaların iletişim kuramadıklarına dair yaygın yanlış inanışa da işaret eden Prof. Dr. Utku, “Birçok yoğun bakım hastası bilinçlidir, çevresini algılayabilir, acı ve kaygı hissedebilir. Hasta-doktor ve hasta-aile iletişimi yoğun bakımın önemli parçasıdır. Ayrıca yoğun bakım sadece tedaviye odaklı da değildir. Aynı zamanda yoğun bakım aynı zamanda yaşam kalitesini, rehabilitasyonu ve etik kararları da gözetir. Palyatif bakım, organ bağışı süreçleri ve uzun dönemli hasta yönetimi de burada şekillenir. Ayrıca yoğun bakım, sadece son aşama yeri değildir. Birçok hasta yoğun bakıma geçici olarak yatırılır, iyileşip normal servislere dönebilir.”
Yoğun bakımların doğuşu
1952 yazında Danimarka büyük bir polio salgını ile sarsıldı. Yaklaşık 2 bin 722 hasta hastanelere başvurdu, bunların yüzlercesi solunum kaslarının felci nedeniyle ölümle karşı karşıyaydı. O dönemde yalnızca yedi adet “demir akciğer” cihazı bulunuyordu ve bu nedenle solunum yetmezliği gelişen hastaların yüzde 90’a yakını hayatını kaybediyordu. İşte tam bu noktada, genç anestezi uzmanı Björn Ibsen, farklı bir çözüm önerdi. Trakeostomi açarak, pozitif basınçlı ventilasyon uygulamaya başladı. Cihazlar yetersiz olduğundan, onlarca tıp öğrencisi sırayla kauçuk balonlarla manuel solunum desteği verdi. 27 Ağustos 1952’de bu yöntem ilk kez 12 yaşındaki Vivi Ebert adlı bir kız çocuğunda uygulandı. Hasta, ölümden döndü. Bu başarı, “modern yoğun bakım tıbbının doğum günü” olarak tarihe geçti.









