Anaokulu Çocuğu ile İletişim

Anaokulu Çocuğu ile İletişim


İletişim; “İki birim arasında birbiriyle ilişkili mesaj alışveriş’idir. İletişim, bir gülümseme, bir el sıkışma, bir gözyaşı, bir hareket, bir sözcük, bir öpücük, bir tonlama, bir fısıltı, bir göz kırpma, bir kucaklamadır. 

Evşen Kaya

Kültür Koleji Anaokulu Rehber Öğretmeni

Eğer bir şeyler elde etmek istiyorsak hayatın hangi alanında olursa olsun doğru iletişim kurma zorunluluğumuz vardır. Ancak doğru iletişim kurduğumuzda iletmek istediğimiz mesajı karşı tarafa aktarabilir, ulaşmak istediğimiz sonuca ulaşabiliriz. Söylemek zorunda olduğumuz mesajı en iyi ifade edecek yöntemi bulmak, doğru ifadeleri kullanmak, karşımızdakinin onu mutlaka anlamasını sağlamak, verilen cevabı anlamak iletişim sürecinin en önemli öğeleridir.

İyi bir iletişim genel olarak sorunların çözümünde en etkili yöntemdir ve iletişim sorunları çözülmeden doyurucu bir yaşam sürmek olanaksızdır. İletişim sevgi, hoşgörü ve anlayış temeline dayanmalıdır. Aksi halde yapmacık ve anlamsız olacaktır.

Anne-babalar, çocuklarının iletişim becerilerini değerlendirirken öncelikle gelişim evrelerini bilmeli ve çocuklarının içinde bulunduğu gelişim dönemini tanımalıdır. Başka bir deyişle, çocuklarını tanıyarak işe başlamalıdır. Örneğin, üç yaşında bir çocuk oyuncağını arkadaşı ile paylaşmak istemeyebilir. Anne- babalar çocuklarının oyuncağını paylaşmamasından rahatsızlık duyarlar. Oysa bu yaşta olan çocuklarda oyuncağını paylaşmama gelişim dönemi özelliğidir.

Gelişim dönemi özelliklerini bilmenin yanı sıra, anne-babaların çocuklarını oldukları gibi kabul etmeleri, çocuklarının kendi modelleri olmadığı gibi, kardeşlerinden ve arkadaşlarından farklı, bağımsız, kendine özgü zeka ve kişilik özellikleri olan bir birey olduğu gerçeğinden hareket etmelidir. Anne-baba öyle bir ortam hazırlamalıdır ki, çocuk sanki her zaman anne ve babası yanındaymış gibi kendini güvenli ve hiç yanında değilmiş gibi özgür hissetsin.

İletişim Ağı

KABUL EDİLİR BÖLÜM

KABUL ÇİZGİSİ

KABUL EDİLEMEZ BÖLÜM

Çocukların ve izlediğimiz her kimsenin davranışları, bu pencerenin içinde yer alır. Davranışların kabul edilip edilmemesi, bizlerin o davranışa tanık olduğumuzda yaşadığımız duygularla bağlantılıdır. Şöyle ki; davranış oluştuğunda, (örneğin çocuk burnunu karıştırıyor) olumsuz duygular yaşıyorsak (kızıp bağırıyorsak) davranışı kabul etmeyiz. Olumsuz duygular yaşamıyorsak (örneğin yakın bir arkadaşımızla o anda hararetli bir konuşma yapmaktayız) o davranışı görmezlikten gelebilir, tepki göstermeyebiliriz. Bu durumda kabul çizgisinin devamlı aynı yerde durmadığını, değişken olduğunu bilmeliyiz.

Kabul çizgisinin değişkenliğini 3 önemli etken yaratır. Bunlar :

  • Ben
  • Çocuk
  • Çevre

1)Ben: Eğer keyifli günümdeysem, benim ve ailemin herhangi bir sağlık veya diğer önemli sorunu yoksa, acelem yoksa, eşimle kavga etmemişsem vs. o gün birçok davranışı kolay kabul edebilir hatta genellikle kızdığım davranışları dahi göz ardı edebilirim. Ama zor günümdeysem Kabul Çizgim çok yukarıdadır.

2)Çocuk: Davranışların kabul edilip edilmemesi çocuğun yaşına ve cinsiyetine bağlıdır. 2 yaşındaki çocuğun parmağını emmesi kabul edilebilir ama 8 yaşındaki çocuğun bu davranışı kabul edilmez. Ayrıca anne-babalar kendilerine benzeyen çocuklarına daha farklı tepkilerde bulunabilir. Bu, farkında olmadan, düşünmeden sadece yakın hissettiğimiz için gösterdiğimiz tepkilerdir.

3)Çevre: Çevreye verdiğimiz önem, davranışı kabul edip etmememizi etkiler. Örneğin, evde çocuğun istediği gibi yemesine izin verirken, bir arkadaşımızın evine gittiğimizde daha özenli yemek yemesini isteriz.

Buradan da anlaşılacağı gibi günlük yaşadığımız olaylar ya da duygularımız, o davranışı kabul edip etmeyeceğimizi belirlemektedir. Bu nedenle sağlıklı ve doğru iletişim kurabilmek için, mevcut durumu iyi değerlendirmemiz ve kendimizi (duygu ve düşüncelerimizi) iyi tanımamız gerekmektedir.

İyi Bir Dinleyici Olabilmek İçin Bazı Önemli Noktalar Vardır;

  • Sessiz bir ortam,
  • Çocuğun anlatmak istediğinin ne olduğunu anlamaya çalışmak,
  • Çocuğun anlattığı olayın altında yatan duygusunu anlamaya çalışmak,
  • Onu koşulsuz kabulle dinlemek,
  • Objektif olarak dinlemek,
  • Çocuğun yüzüne doğrudan bakmak,
  • Beden olarak ona yönelmiş olmak,
  • İyi bir göz ilişkisi kurmak,
  • Çocuğa doğru eğilmek, ona yakın ve aynı boyda olmak.

Dinlerken Teşvik Kullanılabilir. Bu teşvik;

  • Çocuğun anlattıklarında yer alan anahtar sözcüklerin tekrarlanması ile,
  • “Hımm”, “evet” gibi konuşmanın takip edildiği mesajını veren devam ettirici sözcüklerle,
  • Konuşmanın sürmesine yarayacak kısa soruların sorulması ile gerçekleştirilebilir.

Çocuklar Anne ve Babalarından Ne İster?

  • Çocuklar sevilmek ister. Fakat çok fazla sevgiye boğan bir tutum, çocuğun duygularını tanımasını, yaşamasını ve ifade etmesini zorlaştırır.
  • Çocuklar düzen ister. Düzen çocuğun çevresine uyumunu kolaylaştırır.
  • Çocuklar sınırlarını bilmek ister. Böylece kendini daha özgür hisseder. Otokontrol gelişir.
  • Çocuklar anne – babalarından tutarlılık bekler. Tutarsızlık ve çelişkiler çocuğunda tutarsız davranışlar göstermesine neden olur.
  • Çocuklar sorumluluk almak ister. Başardıkları her iş çocuklara özgüven ve özsaygı kazandırır.
  • Çocuklar anlaşılmak, önemsenmek ve değerli olduklarını bilmek ister.
  • Çocuklar, teşvik edilmek ve desteklenmek ister.

Çocuklarımızla Doğru-Sağlıklı İletişim Kurabilmek İçin Anne-Babalara Öneriler

Çocuğunuz konuşurken sözünü kesmemeye özen gösterin.

  • Çocuğunuz konuşurken vereceğiniz cevabı hazırlamakla meşgul olmayın.
  • Çocuğunuz size önemli bir şey anlatmaya çalışırken telefon konuşması yapmaktan kaçının.
  • Başkalarının yanında çocuğunuzu eleştirmeniz ya da uyarmanız, çocuğunuzun size kırılmasına ve size olan güven duygusunu zedeleyebilir. Çocuğunuzla konuşurken, gerekmiyorsa başkalarını konuşmanıza katmayın ve mümkün olduğunca çocuğunuzla yalnızken konuşun.
  • Eğer, çocuğunuza kızgınsanız, onunla konuşmak için sakinleşmeyi bekleyin. Aksi halde objektif olamayabilirsiniz.
  • Çocuğunuzun sizinle iletişim kurma çabasını destekleyerek açık iletişimin sürdürülmesine yardımcı olun.
  • Yaşadığı problemden ne sonuç çıkardığını sorarak tecrübe kazanmasına yardımcı olun. O sırada onunla asla tartışmayın, ders vermeye çalışmayın. Bunu duyguları yatıştıktan sonra yapın.
  • Çocuğunuz sizinle konuşmak istediğinde gazetenizi bırakın, televizyonu kapatın ve dinlemeye hazır olun.
  • Çocuğunuzla konuşurken sorgulayıcı olmaktan kaçının. Sorgulandığını hisseden çocuk, kendisini kapatır, duygu ve düşüncelerini ifade etmek istemez. Örneğin, “Bugün okulda ne yaptınız?” gibi bir soruyla karşılaşan çocuklar, bu soruyu cevaplamak istemez ve sessiz kalır. Oysa, o gün yaşadığı ya da öğrendiği herhangi bir şeyle ilgili çağrışımları olduğunda, gün içindeki deneyimlerini anlatmaya başlar.
  • Çok yorgun olduğunuz zamanlarda çocuğunuzu aktif bir şekilde dinlemeniz zorlaşacaktır. Bu nedenle çocuğunuzla konuşmak için yorgun olmadığınız zamanları seçmeye özen gösterin.
  • Çocuğunuzla gün içinde neler yaptığıyla ilgili bilgi almak istediğinizde, hem anne baba olarak sizin hem de çocuğunun sakin ve iletişime açık olduğunuz zamanları tercih etmelisiniz. Örneğin, çocuğunuzun uykuya geçiş zamanları buna güzel bir örnek olabilir.
  • “Ben sözümü bitirdikten sonra konuşacaksın, senin için en iyisinin ne olduğunu biliyorum, sadece söylediğimi yap” gibi cümleleri azaltmaya çalışın. Bu tür konuşma biçimi açık iletişimi engeller ve daha sonra çocuğunuzun sizinle açık iletişim kurma olasılığını azaltabilir.
  • Çocuğunuzla konuşurken cümlenin sonuna “ebilirsin” i ekleyin (yapabilirsin, üstesinden gelebilirsin, öğrenebilirsin) şeklinde konuşun.
  • Çocuklar rutin olan günlük akışlarını anlatmak istemez. Bunun yerine rutinin dışında olan, kendilerini çok etkileyen (sevindiren, heyecanlandıran) aktiviteleri anlatmayı tercih eder.
  • Çocuğunuza doğru bilgi verin. “Nasılsa anlamaz, bunu onun için yapıyorum” gibi gerekçelerin arkasına sığınmayın. Çocuklar için ebeveyne güven önemlidir.
  • Çocuğunuzun ilgilendiği konulardan, kitaplardan, müziklerden zevk almaya çalışın.
  • Özel günlerinde yanında olun.
YAZAR BİLGİSİ
Hergün güncellenen haberleri ve birbirinden özel yazarları ile takipçilerine çok özel bir dünyanın kapılarını aralayan SAGLİKVEYASAMDERGİSİ.com.tr, internette dergi standartlarında takipçilerine sağlıklı yaşamın renklerini sunuyor. Sağlıklı Yaşamın Pusulası’ olan www.saglikveyasamdergisi.com.tr sitesi Sağlık & Yaşam Dergisi’nin yazılı basındaki başarısının sanal ortamdaki en büyük destekçisidir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.