google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Cilt Bakımında Doğru Bilinen Yanlışlar

Cilt Bakımında Doğru Bilinen Yanlışlar

Cilt bakımında kullanılan ürünlerin sayısı her geçen gün artarken, sosyal medyada popülerleşen rutinler de pek çok kişinin bakım alışkanlıklarını şekillendiriyor. Yağ bazlı temizleyiciler, çift aşamalı temizlik, peelingler, asitler ve farklı cihaz uygulamaları derken seçenekler çoğalır. Ancak uzmanlara göre sağlıklı bir cilt bakımının temelinde çok daha basit bir kural bilinmeli: Cildi iyi tanımak ve bakım rutinini cilt tipine göre oluşturmak.

—-

Cilt bakımının sırrı daha fazla ürün kullanmak değil; cildin gerçekten neye ihtiyacı olduğunu bilmektir.  Uzman Estetisyen Tuğba Çalışır cilt bakımında temel kuralın altını çiziyor: “Cildinizi tanıyın, tipine göre bakım uygulayın”

Özellikle hassas, karma, yağlanmaya veya gözenek görünümüne eğilimli ciltlerde yanlış ürün seçimi, cilt bariyerinin zorlanmasına ve mevcut şikâyetlerin artmasına neden olabiliyor uyarısında bulunan Uzman Estetisyen Tuğba Çalışır, doğru bilinen yanlışları açıkladı. Çalışır, “Profesyonel cilt bakımında da amaç yalnızca cildi temizlemek değil; bunu cildin doğal bariyerini mümkün olduğunca koruyarak yapmak.

İlk adım: Cildi temizliğe hazırlamak

Profesyonel cilt bakımında ilk aşamalardan biri cildin temizlenmesi ve sonraki uygulamalara hazırlanması. Temizleme sütü ile yapılan nazik masaja ozonlu buhar uygulaması eşlik edebilir. Buhar, yüzeyde biriken yağ ve kalıntıların uzaklaştırılmasını kolaylaştırırken cildin sonraki temizlik aşamalarına hazırlanmasına yardımcı olur.

Ardından cilt tipine uygun bir yıkama jeliyle ikinci temizlik aşamasına geçilir. Burada önemli olan, özellikle hassas ciltlerde cilt bariyerini gereğinden fazla zorlamayan bir temizleyici tercih etmektir.

Cildin gergin ve kuru hissedilmesi her zaman “çok iyi temizlendiği” anlamına gelmez. Aksine aşırı veya agresif temizlik, cilt bariyerini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle temizlikte amaç cildi adeta kazımak değil; makyajı, fazla sebumu, kiri ve gün boyunca biriken kalıntıları nazikçe uzaklaştırmaktır.

Cilt Bakımında Doğru Bilinen Yanlışlar

Herkes yağ bazlı temizleyici kullanmalı mı?

Son yıllarda özellikle çift aşamalı cilt temizliğinin popülerleşmesiyle yağ bazlı temizleyiciler birçok kişinin rutinine girdi. Ancak burada da tek bir ürünün bütün cilt tipleri için ideal olduğunu düşünmemek gerekir.

Yağ bazlı ürünlerin uygunluğu; kişinin cilt tipi, kullandığı ürünün formülasyonu, akne veya hassasiyet eğilimi ve mevcut dermatolojik sorunları gibi birçok faktöre göre değişebilir. Bu nedenle yalnızca sosyal medyada popüler olduğu için bir ürünü kullanmak yerine cildin verdiği yanıtı gözlemlemek önem taşır.

Makyaj temizliğinde yağ bazlı ürün tercih etmek istemeyenler için de alternatifler bulunuyor. Cilde uygun bir temizleyiciyle iki aşamalı temizlik yapılabilir veya makyajı uzaklaştırmaya uygun ürünlerden yararlanılabilir. Temizlik sonrasında kullanılan pamukta yoğun makyaj ve kir kalıntısı görülmesi ise ilk temizliğin yeterli olmadığını gösterebilir.

Peeling konusunda “ne kadar çok, o kadar iyi” yaklaşımından kaçının

Cilt bakımının dikkat gerektiren aşamalarından biri de eksfoliasyon, yani cildin yüzeyindeki ölü hücrelerin uzaklaştırılması.

Profesyonel uygulamalarda cildin ihtiyacına göre kimyasal veya mekanik yöntemlerden yararlanılabilir. Örneğin HydraFacial benzeri sistemlerde kullanılan vakumlu ve dermabrazyon özellikli başlıklar, cilt yüzeyindeki birikimlerin uzaklaştırılması amacıyla uygulanabilir. Bazı protokollerde ise peeling ürünleriyle bu süreç desteklenir.

Ancak özellikle hassas ve gözenek görünümü belirgin ciltlerde sert, granüllü peelinglerin sık kullanılması tahrişe yol açabilir. Evde yapılan agresif ovalama ve sık peeling, cildin koruyucu bariyerini zorlayabileceği için uygulama sıklığının ve ürün içeriğinin cilde uygun olması gerekir.

Kısacası peeling sonrasında cildin kızarması veya yanması, uygulamanın mutlaka “işe yaradığını” göstermez.

Gözenekler gerçekten açılıp kapanıyor mu?

Cilt bakımında en sık kullanılan ifadelerden biri “gözenekleri açmak ve kapatmak”. Ancak gözenekler bir kapı gibi fiziksel olarak açılıp kapanmaz. Buhar ve temizlik uygulamaları, gözenek içerisindeki sebum ve yüzeydeki kalıntıların yumuşamasını sağlayarak temizliği kolaylaştırabilir. Bu da işlem sonrasında gözeneklerin daha az belirgin görünmesine yardımcı olabilir.

Profesyonel bakımlarda kullanılan ultrasonik skin scrubber gibi cihazlar da cilt yüzeyindeki yağ, ölü hücre ve kalıntıların uzaklaştırılmasına yardımcı olmak amacıyla kullanılabiliyor.

Bu noktada beklentiyi doğru belirlemek önemli: Gözenek görünümünü genetik yapı, sebum üretimi, yaş, güneş hasarı ve cildin genel durumu gibi birçok faktör etkiler. Dolayısıyla tek bir işlemle gözenekleri kalıcı olarak “yok etmek” mümkün değil.

Hassas cildin anahtar kelimesi: Nazik bakım

Bakım sırasında cildin gereksiz yere kurumasını ve tahriş olmasını önlemek amacıyla mineral içerikli veya yatıştırıcı ürünlerden de yararlanılabilir. Özellikle hassas ciltlerde ürün sayısını artırmak yerine doğru ürünleri seçmek daha önemli.

Bir başka deyişle, güçlü asitler, peelingler ve çok aşamalı rutinler her zaman daha sağlıklı bir cilt anlamına gelmez. Bazen cildin ihtiyacı daha az müdahale ve daha tutarlı bir bakım olabilir.

Saç derisindeki aşırı yağlanmayı da göz ardı etmeyin

Cilt bakımında yüz kadar saç derisinin durumu da önemli. Saç diplerinde sürekli yağlanma, kızarıklık, kaşıntı veya kepeklenme varsa bunun yalnızca “saçın çabuk kirlenmesi” olarak değerlendirilmemesi gerekir.

Özellikle seboreik dermatit, saçlı deri ve saç çizgisi çevresinde yağlı veya kuru kepeklenme, kızarıklık ve kaşıntıyla kendini gösterebilir. Bu durumda dermatolog önerisiyle uygun medikal veya dermokozmetik şampuanlardan yararlanılabilir.

Ancak saçın yağlanmasını tamamen durdurmak amacıyla saç derisini sürekli ve agresif biçimde temizlemek doğru bir yaklaşım değil. Benzer şekilde kuru şampuanlar zaman zaman pratik bir çözüm olsa da düzenli saç ve saç derisi temizliğinin yerini almamalı.

Cilt Bakımında Doğru Bilinen Yanlışlar

“İyi cilt bakımı” pahalı veya karmaşık olmak zorunda değil

Profesyonel uygulamalarda dermabrazyon, vakum, peeling, ultrasonik temizleme ve farklı serum uygulamaları aynı protokol içerisinde bir araya getirilebilir. Ancak hangi işlemin yapılacağına kişinin cilt tipi ve ihtiyacı doğrultusunda karar verilmesi gerekir.

Ev bakımında ise temel yaklaşım çok daha sade olabilir: nazik temizlik, cilde uygun nemlendirme ve gündüzleri güneşten korunma. Peeling, serum ve diğer aktif içerikler ise ihtiyaç doğrultusunda bu temel rutine eklenebilir.

En önemlisi de başka birinin cildinde işe yarayan bir ürünün sizin için de doğru olacağını varsaymamak.

Ciltte uzun süren kızarıklık, yoğun hassasiyet, kaşıntı, pullanma, akne, saçlı deride tekrarlayan kepeklenme veya seboreik dermatit şüphesi varsa bakım ürünleriyle sorunu çözmeye çalışmak yerine dermatoloji uzmanına başvurmak gerekir.

Çünkü iyi bir cilt bakımının sırrı daha fazla ürün kullanmak değil; cildin gerçekten neye ihtiyacı olduğunu bilmek.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.