Dar Alanda Kalan Virüslerin Salgını

Nipah virüsü, Dünya Sağlık Örgütü’nce salgınlara yol açma potansiyeli olduğu için tehlikeli kabul edildi. Nipah dahil çoğu virüsler hızlı kentleşmeyle sonucu doğal alanları daraldığından yarasa ve diğer rezervuar hayvanlarının şehir, tarım alanları, insan yerleşimlerine yaklaşmasıyla bulaş artmaktadır.
Op. Dr. Orhan Altıntaş
KBB Uzmanı
Nipah virüsü yüksek ölüm oranı, hayvandan insana bulaşmasının yanı sıra insandan insana bulaşma potansiyeli nedeniyle DSÖ tarafından tehlikeli kabuk edildi. Virüslerin çoğu doğal yaşam alanları daralan yarasa ve diğer rezervuar hayvanlarının şehir, tarım alanları, insan yerleşim birimlerine yaklaşması ve teması ile salgın oluşturmaktadır.
İklim değişikliği bu tabloyu nasıl etkiliyor?
İklim değişikliği yeni virüs üretmez, ama insana ulaşmasını çok kolaylaştırır. Isınma, kuraklık, ormansızlaşma madencilik hızlı kentleşme doğal yaşam alanlarını daraltarak, yarasa ve diğer rezervuar hayvanları şehirlere, tarım alanlarına, insan yerleşimlerine yaklaştırmakta, virüsün insana temasını artırmaktadır. Bazı virüslerin daha sıcak daha nemli ortamlarda daha stabil kalabiliyor olması, gıda yüzeyleri, meyveler, hayvan barınakları üzerinden bulaşmayı kolaylaştırmaktadır.
Sıcak dalgaları, seller ve kuraklıklar, göçlere, yoksulluğa, kalabalık yaşam koşullarına neden olarak salgınları kolaylaştırmaktadır. Hastanelerin yüklenmesine ve sağlık sisteminin zorlanmasına neden olmaktadır. Virüs hayvanlara ve insanlara ne kadar çok yayılırsa çoğalma, hastalık yapma ve mutasyon ihtimali artmaktadır.

orhan-altintas
Türkiye için Nipah virüsü riski var mı?
Nipah virüsü şu anda nadir görülmektedir. Ancak artan nüfus, ormansızlaşma ve vahşi yaşamla daha fazla temas, zoonotik yani hayvandan insana geçen hastalıkların sayısını artırmaktadır. Yüksek ölüm oranı ve insandan insana bulaşabilme yeteneği onu ciddiye almamız gereken bir tehdit haline getirmiştir. Bu nedenle Nipah virüsü, “geleceğin salgınları” arasında adı geçen virüslerden biridir. Dünya Sağlık Örgütü küresel iş birliği ile bu tehdidin büyük bir felakete dönüşmesini engellemeye çalışmakta, aşı ve antiviral ilaç geliştirmek için yoğun şekilde çalışılmaktadır.Şu an için Türkiye’de Nipah virüsünün endemik riski yoktur. Bunun nedenleri;
- Vakalar ağırlıklı olarak Güney ve Güneydoğu Asya ile sınırlı olup ülkemize coğrafi olarak çok uzaktır
- Nipah’ın ana taşıyıcısı olan meyve yarasaları Türkiye’de yaşamamaktadır.
- Malezya’daki büyük salgında kilit rol oynamış olan domuz çiftçiliği faktörü Türkiye için geçerli değil.
Küresel ölçüde seyahatlerin çok artmış olması sonucu salgın olan ülkelerden enfekte kişilerin gelmesi ve sağlık çalışanlarıyla çok yakın temas gibi durumlar hastalığın ülkemizde de görülmesine neden olabilir.
Beyin iltihabı, solunum, bilinç kaybı görülebilir
Hastaların bazılarında Nipah virüsü hızla beyne ulaşıp ensefalit denilen beyin iltihabı yaparak solunum sıkıntısı, bilinç kaybı ve komaya yol açabilir. İlk kez 1998 yılında Malezya’da domuz çiftliklerinde çalışan insanlarda beyin iltihabına yol açması sonunda belirlenen virüse, ilk vakaların görüldüğü Sungai Nipah köyünden esinlenerek bu ad verilmiştir. Daha sonraki araştırmalarda Nipah virüsünün doğal taşıyıcı olarak meyve yarasalarında bulunduğu, başka canlılara geçtiğinde hastalıklara yol açtığı belirlenmiştir. Enfeksiyonları Malezya yanında en yoğun olarak Bangladeş ve Hindistan’dan bildirilmiştir.
İnsan ve hayvanlarda ciddi hastalık hatta ağır formlarında ölüm oranı yüzde 40–75 arasında olduğu bildirilmiştir. Yüksek ölüm oranı, hayvandan insana bulaşma yanında insandan insana bulaşma potansiyeli nedeniyle küresel olarak daha da endişe verici olup, ciddi bir halk sağlığı sorunu oluşturma potansiyeli taşımaktadır.
İnsanlara nasıl bulaşır?
- Yarasaların tükürüğü veya idrarıyla kirlenmiş olan özellikle Güney Asya’da çok tüketilen çiğ hurma suyu, meyve ve içeceklerin kullanılması,
- Doğal taşıyıcı yarasalarla ve enfekte özellikle domuzlar ve diğer bazı hayvanlarla temas,
- Hasta insanların damlacık ve vücut sıvıları ile yakın temas ile bulaşmaktadır.
Nipah virüsü enfeksiyonunun kuluçka süresi genellikle 4–14 gün olmakla birlikte daha uzun sürebilir.
Belirtileri nelerdir?
Hastalığın ilk belirtileri ateş, baş ağrısı, halsizlik gribe benzeyen bulgulardır. Ancak hastaların bazılarında virüs hızla beyne ulaşıp ensefalit denilen beyin iltihabı yaparak solunum sıkıntısı, bilinç kaybı ve komaya yol açabilir.
Tanı nasıl konulur?
Tanı, genellikle Biyogüvenlik düzeyi yüksek ileri düzey laboratuvarlarda yapılan moleküler ve serolojik testlerle konur:
- PCR (kan, BOS, solunum örnekleri)
- Seroloji (antikor testleri)
- RT-PCR ile viral RNA tespiti
- ELISA ile antikor saptanması
- Beyin tutulumunu değerlendirmek için MR Görüntüleme
Tedavisi ya da aşısı var mı?
Şu an için Nipah virüsüne karşı onaylanmış bir aşı veya özel bir ilaç yoktur. Tedavi, hastanın hayatta kalmasını desteklemeye yöneliktir. Bu nedenle korunma büyük önem taşır:
- Salgın bölgelerinde hijyen ve temas önlemlerine dikkat etmek
- Çiğ hurma suyu ve iyi yıkanmamış meyveleri tüketmemek
- Yarasalarla ve diğer yabani hayvanlarla temastan kaçınmak
- Sağlık çalışanlarının enfeksiyon kontrol önlemlerine uyması
Nipah virüsünün pandemi yapması zor mu?
Hava yoluyla Covid vb. gibi kolay bulaşmaması, bulaşma için yakın temas, vücut sıvıları veya çok spesifik koşullar gerektirmesi salgın olasılığını düşürmektedir.
Pandemiler genelde hafif başlayıp fark edilmeden yayılan virüslerden çıkar. Bu virüste ise hastaların kısa sürede yataklı hale gelmesi toplum içinde “sessizce dolaşıp yayılma” ihtimalini azaltmaktadır.
Coğrafi ve kültürel olarak sınırlı bölgelerde görülebilmesi ve vaka sayısının azlığı, salgınların sınırlı ama fark edilir olması, sağlık otoritelerinin hızlı izolasyon yapabilmesi küresel ölçekte yaygınlaşmaya engel olmaktadır.









