Hiçbir Kadın Memesiz Kalmasın

Meme kanseri tanısı almış bir kadının hem annelik hem de dişilik güdüleri tehdit altında olduğu için teşhis konulduğu ilk andan itibaren estetik planlamasına başlaması gerekir. Tıp şimdi hiçbir kadın memesiz kalmasın sloganıyla tedavi seçenekleri sunuyor.
Prof. Dr. Akın Yücel
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı
Kanser sonrasında kadının memesiz kalmaması için yeni tedavi yöntemleri geliştirildi. Meme kanserinde ölüm oranları erken teşhisin yaygınlaşması ile giderek düştü. Hastaların yaşam süreleri uzadığı için tedavisi sonrasında yaşam kalitesini yükseltmek giderek daha çok önem kazanıyor.
Kadınların meme kaybı sonrası yaşantılarını tekrar normalleştirebilmeleri için meme onarımları önemli bir katkı sağlar. Çünkü meme kaybı fiziksel, sosyal ve ruhsal açıdan hastaları kötü yönde etkiler. Bu tür organ kaybı hastaya sürekli yaşadığı travmayı hatırlatır, vücut algısını bozar, istenmediği ve beğenilmediğini düşünmesine neden olur. Bu da gerek ailesi gerekse çevresiyle ilişkilerinin bozulmasına sebebiyet verir. Özellikle yaz aylarında; mayo giyemeyen birçok hasta deniz tatiline gitmek istemez. Ayrıca, bir memesi alınan hastalarda belirgin asimetriler oluşur; bu da vücut dengesini bozarak omurga sorunlarına yol açar.
Hormonlu ürünlerden uzak durun!
Erken teşhisle onarım daha kolay yapılır; kozmetik sonuçları da daha iyi olur. En yeni müdahale yağ enjeksiyonu. Eskiye oranla daha fazla yapılıyor, ilgi artıyor. Radyoterapi sonuçlarını ortadan kaldırıp, daha doğal görüntüler sağlanıyor. Protez teknolojisi çok ilerledi. Yeni protezlerle daha iyi şekiller elde edildiği için hastaların bu sürecin uzun ve sancılı olduğunu bilmesi lazım. Sadece estetik ameliyat gözüyle bakmamaları, sabırlı olmaları gerekir. Risk azaltıcı önlemler alınmalı. Örneğin aktif ve düzenli spor yapmak kanser riskini azaltıp; sigara ve alkol kullanımı, aşırı kilo ise kanser riskini artırır. Hormon içeren, kansorejen riski taşıyan besinlerden de uzak durulmak gerekir.









