google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Horlama Yaşam Tehditi mi

Horlama Yaşam Tehditi mi

Horlamanın yol açtığı gürültü kirliliği sadece çevredekileri rahatsız etmekle kalmaz. Yaşamı  tehdit eden önemli sağlık sorunlarını da gündeme getirir.

Dr. Tuğrul Saygı
Çene ve Yüz Protezi Uzm.

Ülkemizde nüfusun yüzde 25’inde horlama, yüzde 10’unda ise horlama ile beraber uyku apnesinin olduğu tahmin ediliyor. Horlamanın bu denli yaygın bir sağlık problemi olduğu Türkiye’de, erkekler kadınlardan daha fazla horluyor.

Obezite ile yakın akraba olan horlama, aşırı kilo nedeniyle yaşamsal riskler doğuran kalp ve damar hastalıklarını adeta gürültülü bir şekilde haber veriyor.

Özellikle kilo problemi olan erişkinlerde, dil, yumuşak damak ve küçük dilin gerginliğini kaybederek soluk yolunu daraltması sonucunda, uyku sırasında nefes yolunun çıkardığı gürültülü sestir.Kadınlar erkeklere göre horlama konusunda daha şanslılar. Erkeklerin yağlanma bölgeleri boyun ve karın bölgelerinde yoğunlaşıyor. Kadınlarda ise basen ve bacak bölgeleri daha yoğun yağlanma bölümleri olduğu için, erkeklerde horlama, kadınlara göre 3 kat daha fazla görülüyor.

Menopoz sonrası, kadınlarda erkeklerinkine benzeyen yağlanma horlamaya yol açıyor…

Horlamada yaş da önemli bir faktör.  Horlama erkeklerde 30 yaş ve üstünde gözleniyor. Bnunla birlikte kadınlarda menopoz döneminden sonra horlama ve uyku apnesi şikayetinin dramatik olarak artıyor. Kadınların yaşamında pek çok bedensel ve ruhsal değişimin gözlemlendiği bir dönem olan menopoz dönemi, daha sıkça bilinen sıkıntılar dışında horlamanın da habercisi. Kasların gerginliklerinde rolü olan östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte, menopoz öncesi kadınların horlama oranı yüzde 10’larda iken menopoz sonrasında yüzde 40’lara kadar çıkıyor. Menopoz sonrası hormonal dengenin değişmesi ile beraber, boyun kaslarındaki gevşemeler erkeklerinkine benziyor ve horlamaya neden oluyor.

Horlama ve uyku apnesi kişinin rahat nefes almasını engeller. Uykuda bu kişilerin kanındaki oksijen miktarının ciddi oranda düşer, kalp kandaki bu oksijen açığını kapatmak için normalden daha fazla çalışır. Bu durum da uzun vadede hipertansiyon, aritmi, kalp krizi gibi tehlikeli kalp damar hastalıklarına ve hatta uykuda ölümlere neden olabilir. Ayrıca horlama sırasında beyin yeterli oksijen alamadığı için ani felç riski de önemli bir tehlike olarak karşımıza çıkabilir.

Horlama protezleri geceleri uykuda kullanılır ve dişler üzerine oturur. Kişiye özel üretilen horlama protezi, alt çeneye ileri ve aşağı konum vererek, sarkmış olan dokuları tekrar eski gerginliklerine kavuşturup soluk yolunu açar. Bu sayede horlama veya uyku apnesini engeller.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.