google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Kapınıza Gelen Sütün Kaynağını Sorgulayın

Kapınıza Gelen Sütün Kaynağını Sorgulayın

Uzmanlar tüketicileri sokak sütüne karşı uyardı, “Kapınıza gelen sütün kaynağını sorgulayın” mesajını verdi.

Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte açıkta satılan ve kaynağı belirsiz süt ürünleri yeniden gündeme gelirken, uzmanlar özellikle sıcak havalarda kontrolsüz koşullar, hiçbir denetime tabi olmadan satılan süt ve süt ürünlerinin ciddi halk sağlığı riskleri taşıdığına dikkat çekti.

“Sokak sütü kabul edilebilir bir yöntem değil”

Ankara Üniversitesi Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Ufuk Tansel Şireli, özellikle yaz döneminde, açıkta satılan süt ve süt ürünlerinde mikrobiyolojik ve gıda zehirlenmesi risklerinin ciddi şekilde arttığını belirtti. Şireli, “Kapınıza ve sokağınıza gelen sütün kaynağı ne? Çiftlikten size ulaşana kadar, havaların ısındığı bu dönemde hangi sıcaklıkta taşınıyor? Ne kadar süre güneşte, açıkta bekliyor? Hangi koşullarda muhafaza ediliyor? Tüketicinin bu hususları mutlaka sorgulaması gerekiyor. Veteriner gıda hijyeni uzmanı olarak, açık ve kayıtsız şekilde satılan sokak sütünün halk sağlığı açısından kabul edilebilir bir yöntem olmadığını açıkça söylemem gerekir” dedi.

 “Süt yaşlandırıyor” iddiaları bilimsel gerçeklerle örtüşmüyor

Ankara Üniversitesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Ebru Şenel Özkan ise son dönemde sosyal medyada yer alan “süt yaşlandırıyor” iddialarının bilimsel zeminden uzak yorumlandığını belirtti. Şenel Özkan, özellikle süt tüketimi ile IGF-1 hormonu ve galaktoz üzerinden kurulan bazı iddiaların bağlamından koparıldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bilimsel çalışmalar süt ve süt ürünlerinin; kaliteli protein, süt yağı, kalsiyum, fosfor, B vitaminleri ve birçok temel besin öğesi açısından önemli bir kaynak olduğunu açık şekilde göstermektedir. Sosyal medyada dolaşan bazı iddialar ise bilimsel olguların yanlış yorumlanmasına dayanıyor.”

IGF-1 ile ilgili tartışmalara da değinen Özkan, insan vücudunun zaten doğal olarak IGF-1 (Insulin-like GrowthFactor-1) hormonu ürettiğini söyledi, “IGF-1 kemik sağlığı, kas yapımı ve onarımı için gereklidir. Düşük IGF-1 seviyeleri, özellikle yaşlılarda daha yüksek kırık riskiyle ilişkilidir. Yani IGF-1’i doğrudan ‘zararlı bir hormon’ olarak nitelendirmek bilimsel açıdan doğru değildir” dedi.

Galaktoz iddialarıyla ilgili olarak da Özkan, bazı deneysel çalışmaların günlük beslenme koşullarındaki süt tüketimiyle doğrudan ilişkilendirilemeyeceğini belirterek, “Evet, laboratuvar ortamında farelere çok yüksek dozda saf galaktoz verilerek yapay bir ‘yaşlanma modeli’ oluşturulabiliyor. Ancak burada kritik fark şu; laboratuvarda kullanılan dozlar, normal beslenme ile alınan miktarların çok üzerindedir. Sütte galaktoz tek başına değil; laktozun bir bileşeni olarak ve birçok besin öğesiyle birlikte tüketilmektedir. Güncel bilimsel verilere bakıldığında, insanlarda normal düzeyde süt tüketiminin yaşlanmayı hızlandırdığına dair güçlü klinik kanıt yoktur” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.