Meme Kanseri Hızla Artıyor

Ülkemizde yılda en az 20 bin kişiye meme kanseri tanısı konuluyor ve hastalık ileri evrede tespit ediliyor. Uzmanlar erken teşhisin tedavi başarısını yüzde 90′a çıkarabildiğini önemle vurguluyor.
Op.Dr.Serpil Özen
Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı
Meme kanseri dünyada kadınlar arasında en sık görülen kanser tipi. Her 8-9 kadından biri meme kanserine yakalanıyor.
Çocukluktan itibaren cinsel organ memenin tabu olduğu ve konuşulamadığı bir gerçek. Meme oluşumu doğduktan sonra da devam eder. Gebelikte ve emzirmede koltuk altında şişlik hissedilebilir. Emzirme periyodu tamamlandıktan sonra kaybolmazsa muhakkak doktora görünmeniz gerekmektedir. Genelde hastalar meme ağrısı çekiyorum diyorlar. Adet dönemi dışındaki bu ağrılar menopoz dönemindeki bayanlarda oluşur genelde. Ağrı tek bir noktada ise özellikle dikkat edilmesi gerekir.
Meme Kanserinde İlk Görev Kişinin Kendisinde
Meme kanseri ne yazık ki kadınlarda en sık görülen kanser ve akciğer kanserinden sonra en sık ölümle sonuçlanan kanser. Kendi kendine muayene çok önemli. Kanserden değil geç kalmaktan korkun. Meme kanseri hayatımızın içinde. Birincil görev sizde. Memedeki kitlelerin yüzde 90ı kanser değildir hemen paniklemeyin ama mutlaka uzmana başvurmalısınız. Meme kanseri riski ailesinde meme kanseri olanlarda daha fazladır. Genç anne olanlar hiç çocuk doğurmamış olanlar, şişman bayanlar, sık alkol kullananlar meme kanserine daha çabuk yakalanır.
40 Yaş Üstü Kadınlara Tarama Yapılsa “Kanser Oranı yüzde 50 Düşer”
Mamografi meme kanseri tanımlamada kullanılan en etkili yöntemdir. 40 yaş üstü tüm kadınlar mamografik taramaya alınırsa meme kanserinden ölüm oraları yarı yarıya azalır. Ele gelmeyecek çok küçük kitleler mamografi ile tespit edilebiliyor. Mamografi sırasında genel ilaç verilmiyor, radyasyon oranı yok denecek kadar az endişelenmeye gerek yok.
Her 8-9 Kadından 1’i Meme Kanseri!
Memesi alınan bir kadın kendini çoğu kez eksik hissediyor. Beden algısını yerine getirmek bizim öncelikli işimiz. Kaybedilen meme dokusunu yeniden oluşturuyoruz. Ya kanserli dokunun alınmasıyla aynı anda ya da ilk ameliyattan sonra memenin yeniden yapılması mümkün. Önce ya da sonra olmasında fark yok. Erken evrede bazen sadece cerrahi yöntem bile yeterli olabiliyor.
Bilinmezleri Bilinir Kılmalıyız
Hastalığın tanılanma aşamasından hastaya aktarılmasına kadar çok dikkatli olmak gerekiyor. Tedavinin nasıl planlanacağına, hasta yakınlarına da eğitsel bilgilendirme yapılanmalı. Tedavi sonrası nükseder mi endişeleri için de psikolojik destek hizmetleri devam etmeli. Kişi “Neden ben?” diyerek kendine yükleniyor ve belirsiz bir sürecin içine giriyor. Bekleme döneminde umudu kaybetmemek çok önemli. Hekimden alınan sağlıklı ve doğru bilgiler hastaya yol gösterir. Kanser her kişide öncelikle “şok” etkisi yaratır. Bilinmezleri bilinir kılmak bu süreci kolay atlatmanın olmazsa olmazı.









