google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Meme ve Yumurtalık Kanseri İlişkisi

08.05.2014
287
Meme ve Yumurtalık Kanseri İlişkisi

Meme ve yumurtalık kanseri tablosu ürkütücü rakamlara ulaştı. Kadınlarda yüzde 4’ü jinekolojik, yüzde 25’i yumurtalık kanser tablosu ağırlıklı olarak 50 yaş üstünde rastlanıyor. Geç bulgu vermesi nedeniyle genellikle ileri evrede yakalanabilen yumurtalık, meme kanseri genleri aktif rol oynayabilir.

Op. Dr. Gonca Saraç

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Meme ve yumurtalık kanseri ilişkisi genlerde saklı. Tablo yüzde 70 oranında 50-79 yaş grubu kadınlarda görülmektedir.

Genetik, çevresel, hormonal faktörlerin yumurtalık kanseri gelişimindeki rolü hala araştırılmakla birlikte ağırlıklı olarak 40-60 yaş aralığı dikkat çeker. Bu etkeni sindirim sistemi ile ilgili şikayet, şişmanlık, adet dışı kanamalar, geç menopoz ve genetik faktörler izler. Bunların yanı sıra yumurtlamayı artırıcı ilaçları kullananlarda risk bir miktar artış gösterir, doğum kontrol hapı kullananlarda ise risk azalır. Ayrıca hiç hamile kalmamışlarda risk artar, doğum yapanlarda ise bu risk azalır.

Hücre döngüsünün kontrolünde ve DNA onarımında rol alan BRCA1 ve BRCA2 genleri, değişikliğe uğrayarak, mutasyon sonucu fonksiyonlarını yapamadıklarında meme ve yumurtalık kanserlerinde artış görülür. BRCA1 ve BRCA2 sıklıkla “meme kanseri genleri” olarak bilinse de yumurtalık kanserlerinin de genetik geçişinden sorumludur. Kalıtsal meme ve yumurtalık kanserlerinin büyük bölümü mutasyona uğramış BRCA1 ve BRCA2 genlerinin kalıtımı ile oluşur. BRCA1 ve BRCA2 mutasyonlarının baskın geçişi nedeniyle anne, kız kardeş, teyze ve anneanne gibi yakın akrabalarda yumurtalık ve/veya meme kanserlerinin birden fazla kişide görülme riski yüksek olur. Özellikle bu hastalıklar, ailede erken yaşlarda görülmüşse, bu kanserlere yakalanma riski artar. Bir kadının kendinde veya ailesinde meme kanserine ek olarak yumurtalık kanserinin oluşması kalıtsal meme ve yumurtalık kanserinin önemli bir belirteci olarak bilinir. Ancak yine de BRCA1 veya BRCA2 mutasyonu olan ailelerin hepsinde yumurtalık kanseri görülmez.

Genel olarak yumurtalık kanserine yaşam boyu yakalanma riski yüzde 1 oranında iken, birinci derece akrabasında bu kanser türü görülen bir kadında bu risk 3 katı oranında artar. Meme kanseri genlerinin bilinmesinin, yumurtalık kanserinin teşhisinde, tarama ve takip planlamasında önemli bir rolü vardır. Meme kanseri genleriyle birlikte diğer bazı kriterler de kalıtsal yumurtalık kanseri için yol gösterici olabilir. 50 yaşından önce meme kanserinin görülmesi, erkek akrabalarda herhangi bir yaşta meme kanseri tanısı, birden çok primer kanser görülmesi, eşkinaz Yahudi köken ve BRCA mutasyon taşıyıcısı bir akrabanın olması gibi tehlikeli sinyallerin dikkate alınması gerekir.

Jinekolojik kanserler açısından 35 yaşında önerilen tarama programları, BRCA1 taşıyıcıları için 25 yaşında önerilir. Erken tanı konabilen vakalarda; örneğin, hastalığın yumurtalıkta sınırlı olduğu hastalarda tedavi şansı yüzde 80’lere ulaşırken, tümörün uzak organlara yayıldığı durumlarda iyileşme şansı yüzde 10’lara kadar düşer. Bu nedenle kadınların yılda bir kez jinekolojik kontrolden geçmeleri, erken tanı ve dolayısıyla hastalığın tamamen iyileşme şansını artırır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.