google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Mesane Kanserinde Farkındalık Düşük, Risk Büyük

Mesane Kanserinde Farkındalık Düşük, Risk Büyük

Dünyada en sık görülen 9’uncu ancak farkındalığı düşük mesane kanseriyle ilgili bilinmeyenler Mesane Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında masaya yatırıldı. Uzmanlar uyardı: “İdrarda görülen tek damla kan dahi ilk sinyal olabilir, sigara kullanımı riski 3 kat artırır, geç teşhis nedeniyle kadınlarda daha ağır seyredebilir.”

—–

Mesane Kanseri Farkındalık ayında dünya genelinde tahmini 614 bin 298 yeni vaka ile en sık görülen 9’uncu kanser türü arasında yer alan mesane kanserindeki en güncel gelişmeler düzenlenen toplantıda anlatıldı.

Astellas Türkiye’nin desteğindeki toplantıya Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, Kanser Savaşçıları Derneği Başkanı Dr. Belma Kurdoğlu Akgün ve Astellas Türkiye Genel Müdürü Nilay Tarr katıldı. Toplantıda; Türkiye’nin mesane kanseri öykü tablosu ve risk faktörleri değerlendirilirken, teşhis ve tedavideki son gelişmelerin yanı sıra toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik yaklaşımlar paylaşıldı.

“Mesane kanserinde en önemli risk faktörü sigara”

Türkiye’de mesane kanseri verileri, risk, belirti ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaşan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, “Mesane kanseri erkeklerde tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 7,5-7,7’sini oluşturuyor. Türkiye’de mesane kanseri tüm yaş gruplarındaki erkeklerde 3’üncü, kadınlarda ise 13’üncü sırada yer alıyor. Her 100 bin erkekte 20 ila 22,9, her 100 bin kadında 2,8 civarında görülüyor. Sıklıkla 65 ila 75 yaş aralığında görülse de her yaşta meydana gelebilir. Mesane kanserinde en önemli risk faktörü sigaradır. Türkiye’de sigara kullanım oranının yüksekliği, mesane kanseri görülme sıklığını Avrupa ortalamalarının üzerine çıkarmaktadır. Mesane kanserinde en önemli ve yaygın belirti, ağrısız, idrarda kan görülmesidir. Erken evrede idrar yolundan girilerek yapılan kapalı müdahale sonrasında mesane içi ilaç tedavileri uygulanır. İleri evrelerde mesanenin alınması gerekebilir” dedi.

“Dünyada en sık görülen kanserler arasında”

Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, “Mesane kanseri dünyada en sık görülen kanserler arasında 9’uncu, Türkiye’de ise 6’ncı sırada. Türkiye’de mesane kanserine bağlı vefat oranı yüzde 5,5 civarındadır. 2020 yılı itibarıyla yaklaşık 12 bin 248 yeni vaka tespit edilmiş ve hastalığa bağlı 3 bin 771 vefat kaydedilmiştir. Erkeklerde görülen mesane kanseri vakaları, toplamın büyük çoğunluğunu oluştururken, erkeklerde vefat oranı yüzde 10, kadınlarda ise yüzde 11,9 olarak raporlanmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü sigarayı mesane kanseri için temel risk faktörlerinden biri olarak tanımlıyor. Sigara kullanımı mesane kanseri gelişimini 3 kat artırırken, mesane kanseri olgularının yüzde 25 ila 65’i sigara ile ilişkilendiriliyor. Ürotelyal kanser gelişme riski sigara kullananlarda 2-4 kat daha fazladır. Sigara kullanımının bırakılmasına rağmen kanser gelişme riski, sigara içmeyenlerin seviyesine 12 ila 15 yıl sonrasında gerileyebilir. Cinsiyet, ırk, 65 ve üzeri yaş, tekrarlayan mesane irritasyonu ve aile öyküsü diğer risk faktörleri arasındayken mesleki maruziyet de önemli risk faktörlerinden” şeklinde konuştu.

“Kadınlarda mesane kanseri: Gözden kaçan bir risk”

Mesane kanserinin erkek hastalığı sanıldığını, bu yanlış algının kadınlarda tanıyı geciktirdiğini belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, “Hastalık erkeklerde kadınlara göre yaklaşık üç kat daha fazla görülüyor. Erkekleştirilmiş kanser türü olarak bilindiği için kadınlarda çoğunlukla daha ileri evrelerde tanı konuluyor, bu da kritik risk taşıyor. Kadınlarda mesane kanserinin belirtileri çoğu zaman idrar yolu enfeksiyonu ile karıştırılıyor. Kadınların özellikle menopoz sonrası dönemde gündüz veya gece, normalden çok daha sık tuvalete gitme ihtiyacı çok ani ve yoğun tuvalete yetişememe hissi veren idrar sıkışması, idrar yaparken batma, acı veya yanma hissi gibi belirtilere dikkat etmesi gerekiyor. Yine; idrar yaparken zorlanma veya idrar akışında zayıflama, hastalık ilerledikçe veya tümör mesaneyi zorladıkça pelvik bölge, sırt veya bel bölgesinde ağrı, nedensiz kilo kaybı ve yorgunluk hastalığın belirtileri arasında yer alıyor” dedi.

“Mesane kanseri tedavi büyük ölçüde değişti”

Mesane kanserindeki güncel tedavi seçenekleri hakkında da bilgiler veren Prof. Dr. Özlem Er, şu açıklamalarda bulundu: “Mesane kanseri tedavi yaklaşımı son yıllarda büyük ölçüde değişti. Artık yalnızca klasik kemoterapi değil; hedefe yönelik tedaviler, immünoterapiler, antikor-ilaç konjugatları (ADC’ler), moleküler testler ve yapay zekâ destekli görüntüleme yöntemleri sayesinde daha kişiselleştirilmiş ve başarılı sonuçlar elde ediliyor. Özellikle ileri evre mesane kanseri uzun yıllar sınırlı tedavi seçeneklerine sahip bir hastalık olarak kabul edilirdi. Ancak genomik analizlerin gelişmesiyle birlikte tümörün moleküler yapısı daha iyi anlaşıldı ve bazı hastalarda hedeflenebilir biyolojik değişiklikler tanımlandı. Bu yaklaşım, her hastaya aynı tedavi anlayışından kişiselleştirilmiş onkoloji dönemine geçişin önemli örneklerinden biridir. Yapay zekâ destekli görüntüleme teknolojileri de mesane kanseri yönetiminde önemli dönüşüm yaratmaktadır. Yapay zekâ; radyolojik görüntüler, sistoskopi görüntüleri ve patoloji preparatlarını analiz ederek erken tanıda daha yüksek doğruluk sağlayabilmektedir. Özellikle MRI ve PET/BT görüntülerinde tümör yayılımının değerlendirilmesi, tedavi yanıtının izlenmesi ve nüks riskinin öngörülmesinde yapay zekâ algoritmaları giderek daha fazla kullanılmaktadır. Ayrıca dijital patoloji sistemleri sayesinde tümör agresifliği daha detaylı analiz edilebilmekte ve tedavi planları daha doğru şekillendirilebilmektedir. Bu teknolojik ve biyolojik gelişmelerin en önemli sonucu sağkalım oranlarındaki iyileşmedir. Erken tanı, doğru moleküler hedeflerin belirlenmesi ve uygun hastada immünoterapi veya hedefe yönelik tedavilerin kullanılması sayesinde özellikle ileri evre mesane kanserinde yaşam süresi ve yaşam kalitesi belirgin şekilde artmaktadır. Önümüzdeki yıllarda yapay zekâ ile entegre edilmiş moleküler onkoloji uygulamalarının, mesane kanserinde tamamen bireyselleştirilmiş tedavi dönemini daha da güçlendirmesi beklenmektedir”dedi.

“İdrarda kan normal değil bir uyarıdır”

Birçok kanser türünde olduğu gibi mesane kanserinde de erken teşhisin önemine dikkat çeken Kanser Savaşçıları Derneği Başkanı Dr. Belma Kurdoğlu Akgün, en ufak belirtinin dahi ciddiye alınması gerektiğini, idrarda bir kez dahi kan görülmesi durumunda hastaların ertelemeden hekime başvurması gerektiğini kaydetti. Mesane kanseri hastalarının deneyimlerini de paylaşan Dr. Belma Kurdoğlu Akgün, “Toplumda mesane kanseri alanında yeterli bilinç yok, sigara kullanımı öncelikle akciğer kanseriyle ilişkilendiriliyor ancak mesane kanserinin öncelikli sebepleri arasında yer alıyor. Bu ve benzer risk faktörlerinin yanı sıra mesane kanseri belirtileri anlamında farkındalık artırılmalı. Biz de Kanser Savaşçıları Derneği olarak ‘İdrarda kan normal değil bir uyarıdır’ mesajını verecek çeşitli farkındalık çalışmaları planlıyoruz” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.