google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Türkiye Hızla Obezleşiyor

Türkiye Hızla Obezleşiyor

Uzmanlar obezitenin dünya genelinde yaklaşık bir milyar, ülkemizde ise yaklaşık 18 milyon kişiyi etkileyen salgın boyutuna ulaşmış hastalık olduğuna dikkat çekiyor. İş gücü kaybının yanı sıra ekonomiye ağır yük oluşturan hastalığı uzmanlar salgın olarak tanımlıyor ve uyarıyor: “2030 yılında Türkiye’de kadınların yarısı, erkeklerin üçte ikisi obez olacak”

—–

İstanbul’da düzenlenen “Obezite: Görünmeyen Gerçekler” konulu panelde Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson, Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Feray Akbaş ve Veri Enstitüsü Kurucusu Bekir Ağırdır obeziteyle mücadele konusunda önemli bilgiler paylaştı.

Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Feray Akbaş obezitenin sağlığı bozan yağlanma olarak tanımlanabileceğini, bunun tercih değil hastalık olduğunun toplum olarak bilinmesi gerektiğine dikkat çekti. Prof. Akbaş sözlerine şöyle devam etti: “Yağ dokusunun karın içi ve organ çevresinde toplanması ile obezite ortaya çıkar. 200’den fazla hastalığa eşlik eder. Türkiye Avrupa’da birinci sırada ve 2030 yılında artış hızı bu şekilde devam ederse kadınların yarısı, erkeklerin üçte ikisi obezite hastası olacak. Bilgi ve algı aynı değil. İnsanların yüzde 80’inin de obezite algısı var ama sadece yüzde 35’i sağlık kuruluşuna başvuruyor. Beyinde hipotalamus adı verilen bölge açlık ve tokluk hissini sinyallerle yönetir. Sinyal bozukluğunda obezite oluşur. Obezitenin bir hastalıktır hatta salgındır, pandemidir. Bireysel değil toplumsal mücadele gerekir. Önyargı, aşağılama nedeniyle tedavisi uzun sürebilir. Çünkü obezite, sanılanın aksine bireysel bir tercih değildir. Diyabetten kalp hastalıklarına kadar pek çok ciddi sağlık sorununa yol açabilen, biyolojik, psikolojik ve çevresel boyutları olan kronik, tekrarlayıcı, tedavi edilebilir bir hastalıktır.”

Obezite bizi yiyip, bitirecek!

Veri Enstitüsü Kurucusu Bekir Ağırdır ise obezitenin ekonomik yüküne dikkat çektiği konuşmasında, “Obezite hastalığı, her ne kadar bireysel bir sorun olarak görülse de toplumun genelini etkileyen çok boyutlu bir halk sağlığı meselesi olduğu göz ardı edilmemeli. Ne yazık ki, obezite hastalığına yönelik toplumsal önyargılar, hastaların ihtiyaç duydukları tedaviye erişmelerinin önündeki temel engellerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu önyargılar ve bilgi eksikliği giderilmediği sürece, hastalığın beraberinde getirdiği devasa ekonomik yükle yüzleşmeye devam edeceğiz. Öyle ki tüm dünya genelinde obezitenin ekonomik yükünün 2035’te 4,32 trilyon dolara ulaşacağı öngörülüyor. Türkiye’ye baktığımızda 2019 yılında aşırı kilo ve obezitenin ekonomik yükünün yaklaşık 14,64 milyar dolar olduğu biliniyor. Üretim kaybı da göz ardı edilmemelidir. 2060 yılında ise ekonomik yükünün 132,5 milyar dolara yükseleceği öngörülüyor ki bu da Gayrisafi Millî Hasıla’nın yüzde 3,2’sine karşılık geliyor. Hem birey hem de toplum açısından bu denli büyük bir yük oluşturan obezitenin yönetimi, ekonomik sürdürülebilirlik açısından da stratejik bir öncelik olarak ele alınmalıdır. Toplumsal seferberlik şart. Aksi takdirde obezite bizi yiyip, bitirecek. Ağacın içten çürümesi gibi.

“Obezite hastalığını doğru anlamak”

Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson şunları söyledi: “Obezite ile yaşayan kişilerin kanıta dayalı kilo yönetimi tedavisi uygulamak için erken teşhis, tarama ve etkili müdahaleyi hak ettiklerine inanıyoruz. Obezite profesyonel tıbbi danışmanlık ile diğer kronik hastalıklar gibi ele alınmalı. Son derece ciddi bir hastalığa sahip olan bu kişilerin maruz kaldığı damgalanma gibi engeller, sağlık hizmetlerine erişimlerini de olumsuz etkiliyor. Biz de sadece ilaç üretmekle yetinmiyor, sağlığa erişimdeki engelleri aşmaya çalışıyor, obezite gibi hastalıklara yönelik önyargılarla da aktif şekilde mücadele ediyoruz.”

Lilly Türkiye bu yıl İstanbul’da düzenlenen Avrupa Obezite Kongresi’nin (ECO) ana sponsorlarından biri olarak konumlanmanın yanı sıra bu uluslararası kongre ile eş zamanlı olarak obezite hastalığına yönelik toplumsal algıyı kökten değiştirecek, anlamlı bir deneyim alanı hazırladı. 11–15 Mayıs 2026 tarihleri arasında Beyoğlu’nun hafızasında yer etmiş Hope Alkazar’da ziyaretçilere açık olacak “Obezite: Görünmeyen Gerçekler” deneyim alanı ile ziyaretçileri obezite hastalığına ilişkin bilime dayalı gerçekleri keşfetmeye ve günlük yargıların ötesine geçmeye davet ediyor.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.