Minik Yüreklerde Okul Heyecani

17.10.2012
39
Minik Yüreklerde Okul Heyecani

Minik Yüreklerde Okul Heyecani, motive, Dr. Ayten Erdoğan, okul, korku, eglenceYaz tatilinin bitmesine artık sayılı günler kaldı. Okula yeni başlamanın heyecanını yaşayacak minik yüreklerde heyecan ve endişe dorukta.. Anne ve babadan ayrılıp yeni bir ortama girmek onlar için hiç de kolay değil.. Uzmanlar ebeveynleri uyarıyor; “Okul öncesinde çocuğunuzu gideceği okulla tanıştırın, onunla konuşun. Ağladığı için okula göndermezseniz hata yapmış olursunuz çünkü daha sonra bu şikayetler tekrarlanıp okula gitmek istemeyebilir!!!!” Çocuk ister zamanında, ister bir yıl geç başlasın, okul hayatına geçişini kolaylaştırmak için ailelere bazı görevler düşüyor. İşte dikkat edilmesi gereken noktalar:
Çocuğunuz okul hakkında ne kadar çok bilgi sahibi olursa o kadar az korkacaktır. Okul açılmadan önce çocuğunuzun okulunu, sınıfını ziyaret etmeye ve öğretmenleri ve arkadaşları ile tanışmaya gayret edin.

Okulun ilk gününü anlatan kitaplar okuyun. Böylece çocuğunuz bu konuda fikir sahibi olacaktır.

Siz de çocuğunuzun okula başlaması konusunda karışık duygular hissediyor olabilirsiniz. Örneğin bir yandan heyecan duyarken, bir yandan bu kadar hızla büyüdüğü için hafif bir burukluk hissediyor olabilirsiniz. Ancak ne olursa olsun, sizin istekli olmanız ve endişe ve korkularınızı çocuğunuzla paylaşmamanız çok önemlidir.

Çocuğun okulda ne kadar eğleneceğini anlatırken, abartıya kaçmamaya özen gösterin. Yeni arkadaşlar edineceğini ve yeni şeyler öğreneceğini ama kimi zaman da canının evde olmak isteyebileceğini bilsin. Bu zamanların geçeceği konusunda ona güvence verin.
Çocuğunuza okula hangi ulaşım vasıtası ile gideceğini önceden anlatın. Yürüyerek gidecekse, okul yolunda beraber yürüme alıştırmaları yapın. Servis ile gidecekse birlikte servis durağına yürüyün. Yoldaki işaretleri, trafik işaretlerini, yaya geçitlerini vs. inceleyin, bunlar hakkında konuşun.

Çocuğunuza adres ve telefon numaranızı öğretin Okul dönüşü evde olmayacaksanız telefon edin ve gününün nasıl geçtiğini sorun. Telefon etmeniz de mümkün değilse aileden bir başkasının veya bir arkadaşınızın sizin yerinize çocuğunuzla ilgilenmesini sağlayın.
Okulun ilk günü hem anne-baba, hem de çocuk açısından çok önemli bir dönüm noktasıdır. Eğer siz okul konusunda istekli ve olumlu davranıyorsanız çocuğunuzun da aynı şekilde davranma ihtimali yüksek olacaktır!
“Çocuğunuzu okula motive edin”
Uzun, tembel yaz günlerinden sonra yeniden sınıfa dönmek çocuğunuza zor gelebilir. Yeniden okula başlama konusunda çocukların farklı duygular yaşaması normaldir. Esasında çeşitli araştırmalar 7-12 yaş arasındaki çocukları kaygılandıran konuların başında okulun geldiğini ortaya koymaktadır.

Bu korku ve kaygıları aşması için atacağınız ilk adım yaz boyunca yaptığı faaliyetler ile gelecek okul dönemi arasında bir köprü kurmak olmalıdır. Örneğin, çocuğunuz yazın kitap okumayı seviyorsa, tüm bu okuduklarının daha sonra okul ödevleri konusunda kendisine gerçekten yardımcı olacağını hatırlatın. Yazı deniz ve havuza girerek geçirdiyse, böylelikle güç kazanmasının okul sonrası spor faaliyetlerinde ona yardımcı olacağını belirtin.

Okul korkusu nasıl giderilmeli?
Okul korkusunda genellikle sebep okul olmayıp, çocuğun anneden ayrılmaktan korkması söz konusu oluyor. Okul öncesi eğitim alan, kreş ve anaokuluna gitmiş olan çocuklarda bu durum gözlenmiyor. Çocukların okula ilk başladığında birkaç gün annesinin yanından ayrılmayı istememesi normal bir durum olarak kabul ediliyor. Ancak, bu korku ve ayrılamama hali bir haftadan fazla sürüyorsa sorunun ciddi olma ve hatta çocuğun okul hayatını tehlikeye sokma olasılığı söz konusudur. Bu durumda ise bir uzmana danışılmasında fayda vardır.

Çocuklarda stres ve kaygıdan kaynaklanan karın ağrısı, terleme, mide bulantısı, ateş yükselmesi gibi belirtiler ortaya çıkabilir, bu şikayetler kendini ifade edemeyen çocuğun tepkisini vücudu yolu ile göstermesi olarak anlatılabilir. Okula başlama çocukları ve aileleri bekleyen önemli bir adım olup, daha önce kreş ya da okul öncesi kurumlara gitmeyen çocuklarda bu adımın daha zor olarak yaşanabildiği görülmektedir.

Çocuklarda, bu yaş dönemine özgü olarak, duygular sözlerle ifade edilemediği için yaşanan kaygılar bedensel tepkilerle belirtilebilmektedir. Aynı şekilde kreş ya da okula başlamada zorlanan çocuklarda da karın ağrısı, uyku, iştah ya da davranışlarıyla ilgili farklı tepkiler ortaya çıkabilmektedir. Ebeveynlerin bu tür belirtileri çocuğun okula gitmemek için yaptığı şeyler olarak değerlendirerek, hafife alması doğru değildir.

Bu durumda sıklıkla yapılan diğer bir yanlış ise, ailenin çocuğun bu belirtilerini göz önünde bulundurarak okula başlamasını ertelemesidir. Çocuk ağladığı veya hastalandığı için bir kez okula gönderilmezse daha sonra okula tekrar göndermek daha da zor olabileceği gibi, okul hayatı devam ederken de çocuklar bu tip şikâyetlerle okula gitmekte zorluk çıkarabilirler, devamsızlık yapabilirler.

Okula yeni başlayacak çocuklarda, eğitimde sorunlar yaşanmasına neden olabilecek hiperaktivite, dikkat eksikliği ve algı bozukluğu gibi sorunların da göz ardı edilmemesi gerekir. Böyle durumlarda çocuğun okul hayatından uzak durma isteğinde sınıfta oturamama, sürekli hareket etme, okuma ve yazmada problem yaşaması etkili olabilir. Sonuç olarak, çocuğun okul korkusunun ilk haftadan sonra da devam etmesi durumunda uzman desteği almak ve okul, aile ve uzman işbirliği ile çocuğa yardımcı olmak gereklidir.

Dr. Ayten Erdoğan
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.