Sağlıklı Toplumun Şifası ‘Topraktan Sofraya’

 Sağlıklı Toplumun Şifası ‘Topraktan Sofraya’

Birleşmiş Milletlerin (BM) geçen yıl açıkladığı Küresel Beslenme Raporu’na göre 690 milyon kişi yeterli ölçüde beslenemezken, sağlıklı besin maddelerine ulaşamayan insanların sayısı ise üç milyara yaklaştı. Sağlıksız gıdalar karaciğer rahatsızlıkları, kanser türleri gibi ölümcül hastalıkların da olduğu 200’den fazla hastalığa neden olabilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre de yalnızca Avrupa’da her yıl 23 milyondan fazla kişi sağlığa uygun olmayan (kontamine) gıdalar nedeniyle hastalanıyor, 4 bin 600’ den fazla kişi hayatını kaybediyor. Oysa sağlıklı toplumun şifası; topraktan sofraya uzanan yolculukta…

 Prof. Dr. Yasemin Açık

Halk Sağlığı Uzmanı

Sağlıklı-yeterli gıdaya erişimin en temel insan haklarından biri olduğu 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde kabul edildi. Günümüzde sağlıklı-güvenli gıdaya erişimi olmayan kişiler 200’den fazla hastalığa yakalanma riskiyle karşı karşıya.

Sağlıksız gıda ölümcül hastalıklara nedeni…

Dünya genelinde hızlı nüfus artışı, şehirleşmenin etkisiyle doğal yaşamdan her geçen gün uzaklaşıldı. Bunların yanı sıra kaynakların hızla tüketilmesi ve çevre kirliliği gibi nedenlerle de güvenli gıdaya ulaşma zorlaştı. Endüstriyel gıdalar hayatımızda her geçen gün daha fazla yer alıyor. Bunun yanında tedarik zincirinde yaşanan en küçük bir hata bile gıdanın sağlıksız bir hale gelmesine, virüs, bakteri veya vücuda zararlı bir kimyasal madde içermesine yol açabilir. Bu durum karın ağrısı gibi daha kısa süreli rahatsızlıklara sebebiyet verebildiği gibi uzun süreli ishal veya karaciğer rahatsızlıkları, çeşitli kanser türleri gibi ölümcül hastalıklara neden olabilir. Özellikle bebek, küçük çocuk, hamile, yaşlı ve herhangi bir hastalığı bulunanlar sağlıksız gıdalardan daha fazla etkilenir.

Sağlıklı toplumun şifası; topraktan sofraya uzanan yolculukta…

Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında ele alınan konulardan biri de adil, sağlıklı-çevre dostu bir gıda sistemidir. Sağlıklı kalabilmek için belki de hiç olmadığı kadar çabaladığımız Covid-19 pandemisini yaşarken, birçok ülke sağlıklı gıdaya ulaşmakta zorluk çekiyor. Böyle bir dönemde, Yeşil Mutabakat çerçevesinde kurgulanan ‘Çiftlikten Çatala’ stratejisi, 2050 yılında 10 milyara ulaşması beklenen dünya nüfusunun sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi ve sürdürülebilir bir gıda politikası oluşturulması adına daha da büyük bir anlam kazandı. Diğer taraftan AB ile gıda ticaretini sürdürmek isteyen şirketlerin belirlenen şartlara göre hareket etmesi gerektiğinden hem gıdanın içeriğinde hem de tedarik süreçlerinde kalite artacaktır. Gıda güvenliği açısından büyük önem taşıyan bu stratejiyi, AB ile iş yapsın veya yapmasın, toplum sağlığını önemseyen her işletmenin uygulaması gerekiyor.

Etiket okuyun, gıdaları doğru saklayın

Çiğ veya az pişmiş hayvansal gıdalar, gübre ve ilaçlardan arındırılmamış sebze-meyveler, çiğ tüketilen kabuklu deniz ürünleri ve işlenmiş gıdalar sağlığımızı olumsuz yönde etkiler.

Evde gıda güvenliğini sağlamak için 10 önemli ipucu:

1-Alışveriş yaparken etiket okumayı alışkanlık haline getirin. Bombe yapmış, delinmiş, yıpranmış, sızıntı olan ambalajlı gıdalar satın almayın. Ürünün son kullanma tarihi, analiz değerlerine dikkat edin. Bunun yanında özellikle sağlık sorununuz varsa etikette kodlar ile belirtilen katkı maddelerinin içeriğini mutlaka öğrenin.

2-Paketlenmiş-hazır gıdaları mümkün olduğunca hayatınızdan çıkarın. Özellikle küçük çocukların bu gıdalarla mümkün olduğunca geç tanışmasını sağlayın.

3-Sebze ve meyveleri tüketmeden önce iyice ovarak yıkayın. Bu suyun temiz olduğundan emin olun. Taze meyve ve sebzeler ile teknik ve hijyenik koşullara uygun olarak satılan dökme gıdalar haricinde açıkta satılan ambalajsız gıdaları satın almayın.

4-Çapraz bulaşmayı önlemek için et, sebze ve ekmek için ayrı kesme tahtaları kullanın. Aynı nedenden dolayı özellikle et ve süt ürünlerinin diğer gıdalarla temasını önlemek için ürünleri iyi paketleyerek buzdolabının farklı raflarına dizin. Gıdaları saklarken gazete kâğıdı gibi saklama koşullarına uygun olmayan malzemeler kullanmayın, buzdolabı poşeti, streç gibi materyalleri tercih edin.

5-Dondurulmuş gıdalarda soğuk zincirin kırılmamasına dikkat edin. Dondurulmuş ürünleri oda sıcaklığında değil buzluktan çıkarıp buzdolabına koyarak çözdürün. Daha acil durumlarda mikrodalga kullanın. Dışarıda çözdürmeniz gerekirse de kesinlikle güneş ışığına maruz bırakmayın ve gıdanın üzerini örtün. Çözdürdüğünüz ürünü bir daha dondurmayın.

6-Gıdaları mikroplardan, bakterilerden ve diğer zararlı maddelerden arındırmanın en iyi yöntemlerinden biri de pişirmektir. Bu nedenle eti içi kırmızı kalmayıncaya kadar pişirin, yumurtayı katılaşıncaya kadar kaynatın. Özellikle etleri pişirmeden önce marine edecekseniz dışarıda değil buzdolabında bekletin.

7-Et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünlerini buzdolabında, 0-4 derecede muhafaza edin.

8-Yumurtaları buzdolabında diğer gıdalar ile temas etmeyecek şekilde, yıkamadan muhafaza edin, pişirmeden hemen önce mutlaka yıkayın.

9-Küflenmiş, çürümüş, bozulmuş gıdaların hiçbir bölümünü tüketmeyin. Çünkü küflenme, çürüme ve bozulma gıdanın bütününü olumsuz etkiler.

10-Kuru gıdaları karanlık, serin, kuru ve hava akımı olan bir yerde muhafaza edin.

YAZAR BİLGİSİ
Hergün güncellenen haberleri ve birbirinden özel yazarları ile takipçilerine çok özel bir dünyanın kapılarını aralayan SAGLİKVEYASAMDERGİSİ.com.tr, internette dergi standartlarında takipçilerine sağlıklı yaşamın renklerini sunuyor. Sağlıklı Yaşamın Pusulası’ olan www.saglikveyasamdergisi.com.tr sitesi Sağlık & Yaşam Dergisi’nin yazılı basındaki başarısının sanal ortamdaki en büyük destekçisidir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.