Soğuk Algınlığı Önlenebilir Mi?

Soğuk Algınlığı Önlenebilir Mi?

Amerika’da bir yılda soğuk algınlığı nedeniyle yaklaşık 100 milyon muayene yapılmakta ve muayene-ilaç ücretleri yaklaşık 10 milyar doları bulmaktadır. Hastalanan kişilerin okul ve iş günü kaybı ise toplam: 150 milyon gün…

Op. Dr. Orhan Altıntaş

K.B.B Hastalıkları Uzmanı

Maliyet ise 20 milyar dolara ulaşmakta… Nüfus yapımız ve özelliklerimiz dikkate alındığında bizim ülkemiz için çok daha ciddi bir tablo ortaya çıkmaktadır. Peki bu durumda ne yapılabilir, virüs vücuda girdiği ilk yerde –burunda- hapsedilebilir mi, soğuk algınlığına karşı önlem alınabilir mi?

-Soğuk algınlığı ve grip nedir, nasıl ayırt edilebilir?

Virüs dediğimiz mikroplarla oluşan soğuk algınlığı ve grip halk arasında aynı hastalık gibi düşünülür. Ancak bu hastalıkları oluşturan virüs mikroplarının türleri farklıdır. Her virüsün çoğalma koşulları farklı olduğundan havanın ısı ve nem derecesine göre değişik mevsimlerde sık görülürler. Soğuk algınlığı;  burun akıntısı, tıkanıklık, boğaz ağrısı, burunda boğazda yanma gibi şikâyetler yapar. Buna karşın grip; yoğun ateş, halsizlik, yorgunluk şikâyetlerinin de olduğu, zatürree gibi ağır hastalıklara da yol açabilen ileri bir hastalıktır. Son yıllarda dünyada önemli sağlık sorunlarına yol açan kuş veya domuz gribi gibi hastalıklar çok sayıda ölümle sonuçlanmıştır. Soğuk algınlığı ve grip tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur. Tedavi belirtilere göre yapılmalıdır. Ayrıca istirahat edilmesi ve stresten uzak durulması da vücut direncinin yeniden kazanılmasına yardım eder.

-Virüsün vücuda giriş adresi olarak burun gösterilir. Bu doğru mudur? Burun vücudumuzun en önemli organlarından birisidir. Burundan nefes almak son derece önemlidir. Buradan geçen hava burun içinde konka dediğimiz ihtiyaca göre büyüyüp küçülebilen dokular ve salgılar sayesinde nemlendirilerek, ısıtılarak ve temizlenerek akciğere gönderilir. Tüm vücudumuzda olduğu gibi burnumuzda da mikroplara karşı bir savunma sistemi vardır. Burun içinden ve burna açılan sinüs dediğimiz kemik içi boşluklardan salgılanan sümük dediğimiz salgı ve bu salgıyı genize doğru sürükleyen çok ince tüycükler sayesinde bu mikroplar doku içine girmeden genize ve oradan da mideye atılırlar.

KUTU İÇİNDE ÇALIŞILACAK

Virüslerin bulaşması; hastaların mikrop içeren burun veya ağız salgılarıyla bulaşmış elleri ve eşyalarıyla olabileceği gibi, daha sıklıkla hastaların hapşırması ile havaya yayılan küçük veya büyük parçacıklar içindeki virüslerin solunması ile olabilir. Hapşırık bazen o kadar güçlüdür ki ağzımızdan çıkan havanın hızı, saatte 100 kilometreye ulaşmaktadır. Bu da virüslerin yayılmasını iyice kolaylaştırmaktadır

– Havaların anı ısı değişikliği soğuk algınlığı ve grip vakalarını tetikliyor mu?

 Özellikle ani ısı değişikleri ve soğuk hava bu salgıyı ve tüycüklerin hareketini bozarak mikrobun doku içine geçip yerleşmesine ve hastalık yapmasına neden olur. Alerji, hava kirliliği ve sigarada aynı nedenle artırıcı etki göstermektedir. Hava değişimlerinin sık olduğu ve havanın soğuduğu dönemler bu tür hastalıklarında arttığı dönemlerdir   

-Soğuk algınlığının erken evrelerde durdurulabilmesi mümkün müdür? Virüs nasıl etkisiz hale getirebilir?

Soğuk algınlığı daha çok havadan damlacık yoluyla yayılır. Havada bulunan damlacıklar aynı ortamda bulunanlara kolayca bulaşır. Hastalık oluşmasını önleyen en etkili yöntemlerden birisi buruna giren mikrobun dokuya geçmesine engel olmaktır. Burun için kullanılan koruyucu spreyleri bu amaçla kullanılmaktadır. Mikrobun doku içine girmeden hapsedilmesi ve salgılar ile atılması sağlanmaktadır. Bu spreyler doğal maddelerden hazırlanmıştır, ilaç değildir. Tamamen koruyucu yani hastalığın oluşmasını önleyicidir.

-Soğuk algınlığını ilk aşamada önlemek için ne yapabilir? Koruyucuları nasıl, ne kadar süreyle kullanılmalıdır?

Tabi ki bu tür mikropların yol açtığı hastalıların önlenmesinde kişisel temizlik önemlidir. Virüsler bulaştığı yerlerde bir süre canlı kalabildikleri için, bu yüzeylere temastan sonra virüsleri rahatlıkla burnumuza veya gözlerimize taşıyabiliriz. Bunu engellemek için bu tür yerlere temastan kaçınmalı, ellerimizi sık sık sabunlu su ile yıkamalıyız hastalardan uzak olmalıyız. Hastalardan havaya yayılan mikroplar solunum sırasında burna kolayca ulaşmaktadır. Önemli olan bu mikropların burun içine yerleşmesini önlemektir. Henüz hastalık oluşmadan ya da erken safhada mikrop tam yerleşmeden uygulanacak burun spreyiyle mikrobun dokuyla teması kesilebilmektedir. Bu koruyucu sprey erken safhada kullanılırsa hastalığın kolayca önlenmesi mümkündür. Sonrasında bir kaç gün daha kullanmak yeterli olacaktır.

-Kapalı mekânlarda, yoğun tempoda çalışanlar, sürekli toplu taşıt aracı kullanmak zorunda olanlar ya da yakını soğuk algınlığı yaşayan kişilerin ilk aşamada yapması gerekenler nelerdir?

Toplumsal yaşamın gereği olarak kabalık ortamlarda bulunmak zorundayız. Çalışılan ortamlar, alışveriş merkezleri, toplu taşım araçları soğuk algınlığı ve griplerin en sık bulaştığı alanlardır. Aynı evde soğuk algınlığı geçiren bir hastanın olması da hastalığın kolayca ailenin diğer fertlerine geçmesine neden olur. Stres, tek başına bağışıklık sistemini baskılayarak enfeksiyonu kolaylaştıran bir diğer önemli risk faktörüdür. Uzun mesafeli uçak yolculukları; 200 – 400 kişinin aynı hava kaynağı ile birbirlerine enfeksiyon bulaştırmalarını kolaylaştırır. Yabancı bölgelere yapılan seyahatler de o bölgedeki virüslerin alınmasına sebep olabilir. Klimalar da önemli risk faktörleri arasındadır; havadaki nemi aldıkları için burundaki koruyucu mukoza ortamını kuruturlar ve enfeksiyona yatkın hale getirirler.
Koruyucu burun spreylerini bulaşma riskinin arttığı bu tür durumlarda hemen kullanmak hastalığı önlemektedir.

Soğuk algınlığı tüm dünyada çok yaygın olarak rastlanan ve çok ciddi iş gücü kayıplarına,  ekonomik kayıplara neden olan hastalık grubudur. Bu nedenle hastalığı oluşmadan önlemek en önemli amaç olmalıdır. Mikropları tümüyle ortadan kaldıramayacağımıza göre;  hastalığın oluşmasını ve ilerlemesini önlemeye çalışmalıyız. Bu konuda tüm dünyada çok sayıda çalışma ve araştırmalar yapılmakta, koruyucu pek çok ilaç ve yöntem önerilmektedir. Biz son aylarda özellikle virüsü burun içinde hapsederek atılmasını sağlayan ve hastalığı başlamadan önleyen koruyucu spreyleri öneriyoruz.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.