Açık Alanlara Dikkat

Açık alanlarda yazın çok vakit geçildiği için kene ısırmaları, mantar ve mangal zehirlenmeleri konusunda dikkat edilmesi gereken hususlar var. Olası enfeksiyonlar karşısında paniğe kapılmadan tetikte olmak gerekiyor.
Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı
Açık alanlarda en sık görülen sağlık sorunu mantar zehirlenmesidir. Diğer zehirlenmelere kıyasla oldukça tehlikeli olup kişiler çok nadiren de olsa hayatlarını kaybedebilir.
Doğal olarak yetişen mantarlarda zehirli ve zehirsizi ayırt etmek ciddi deneyim ve bilgi gerektirir. Dolayısıyla ormanlarda doğal olarak yetişen mantarları değil kültür mantarlarını tüketmek gerekir.
Zehirli mantar yendikten 12 saat sonra şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma, bilinç kaybı ve bayılma ortaya çıkar. Böyle bir durumda hiç vakit kaybetmeden hastaneye başvurmak gereklidir. Ne kadar erken hastaneye gidilirse kurtulma şansı o kadar fazladır. Gecikilirse hastanın hemen hemen kurtulma şansı yoktur. Mantarın zehri doğrudan karaciğeri etkiler ve karaciğerde yetmezlik yapar. Bu nedenle karaciğer nakli yapılan hastalar dahi var. Mantar zehrinin antidotu yok ve kandan uzaklaştırılması için hastanın kanının yıkanması gerekiyor.
HER KENE ISIRIĞI VİRÜS BULAŞTIRMAZ
Halkın kene korkusuyla açık havadan, topraktan ve yeşil alanlardan alıkonulmasına çok karşıyım. Açık havadan mahrum kalmadan korunma amaçlı bazı konulara dikkat etmek yeterli.
Kene genelde otluk alanlarda bulunur ve yaşamını sürdürebilmek için bir canlının kanını emer. Havanın sıcak olduğu aylarda ortaya çıkar, kışın kış döngüsüne girer. Deriye yapışan kene hissedilmiyor, yapılması gereken yeşil alanlarda bulunduktan sonra vücudumuzda kene taraması yapmak. Kene çoğunlukla kan damarlarının yüzeye yakın olduğu kulak arkası, ense, kalça, koltuk altlar ve kasıklardaki deriye yapışıyor. Kene fark edildiğinde nasıl çıkartılacağı bilinmiyorsa hemen doktora başvurmak gerekir.
Paniğe gerek yoktur. Her kene ısırığı ölüme yol açmaz çünkü her kene Kırım Kongo virüsü taşımaz. Kene ısırıklarının milyonda biri Kırım Kongo virüsü bulaştırır, onların da yüzde 3’ü ölüme sebebiyet verir. Bu oldukça düşük bir oran.
Kene ısırdıktan sonra 14 gün ateş takibi yapmak gerektiğini ancak bu süreçte de soğukkanlı olunması gerek. Ateş 38’in üzerine çıktığında mutlaka doktora başvurulmalı.
KAPALI ALANLARDA ASLA MANGAL YAPILMAZ
Mangaldan kaynaklı karbonmonoksit zehirlenmeleri de yine yaz aylarında artıyor. Mangalı aktif hava dolaşımının olduğu yerler ve açık hava dışında başka bir yerde asla yapmamak lazım. İyi yanmamış kömürden çıkan karbonmonoksit insan için oldukça toksik, renksiz ve kokusuz bir gazdır. Soluma yoluyla vücuda girer, akciğerlerden kana karışır ve dokulara ulaşarak zehirlenmeye yol açar. Zehirlenme hızlı olur ama sessiz bir ölüme sebebiyet verir. Karbonmonoksit zehirlenmesinin belirtileri baş dönmesi, baş ağrısı, mide bulantısı, baygınlık hissi, bilinç bulanması ve en sonunda koma şeklinde oluyor. Komada ölüm oranın yüzde 30 .
Mangal yaparken ayrıca odun kömürü kullanılmasını öneriyoruz. Mangal yaparken dikkat edilmesi gereken diğer hususlar şöyle:
Kömür kor haline gelinceye kadar beklenmeli ve yiyecekler asla yakılmamalıdır. Dana eti yandığından mangal için hiç uygun değildir. Mangalda tavuk ve balık tercih edilmelidir. Mangal başında duran kişinin astımı, kronik bronşiti varsa ve sigara içicisi ise daha dikkatli olmalıdır, özellikle sigaran içenlerin vücudunda zaten hali hazırda bir miktar karbonmonoksit vardır, mangalla birlikte bu oran hızla artar, dolayısıyla bu kişilerin mangal yaparken daha dikkatli olmaları gerekir.
Yaz aylarında gıda zehirlenmelerinde de artış var.
Türk halkı yiyecekleri gereğinden fazla saklıyor. Özellikle protein içeren besinlerin dışarıda üç saatten fazla bekletilmemesi, bekletildiği takdirde atılması gerekiyor. Alışveriş sırasında da özellikle dondurma gibi ambalajlı ürünlerin son kullanma tarihlerine dikkat edilmesi gerek.









