Antibiyotik Kullanımı

Antibiyotik Kullanımı

Son yıllarda dünya çapında giderek artan ve yaygınlaşan antibiyotik direnci, tedavisi zor hatta imkansız enfeksiyon hastalıklarıyla karşılaşmamıza yol açmaktadır.

Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu

İnfeksiyon Hast. ve Klinik Mikrobiyoloji A.D

İlk kez 1928’de keşfedilen Penisilinin ve sonrasında ardı ardına kullanıma giren antibiyotiklerin “her derde deva” inancıyla bilinçsizce ve aşırı tüketimi mikroorganizmaların bu maddelere karşı direnç geliştirmesine yol açmıştır. Önceleri direnç sorununa karşı yeni antibiyotiklerin geliştirilmesi çözüm olmuşsa da, her yeni antibiyotiğin kullanıma girmesini takip eden yıllar içinde yeni direnç şekilleri ortaya çıkmış ve antibiyotiklerin altın çağı sona ermiştir. Gelişmiş ülkelerde antibiyotikler en sık tüketilen ilaçlar içinde 3– 5’inci sırada yer alırken ne yazık ki, ülkemizde ilk sırada yer almaktadır.

Direnç Artışındaki En Önemli Neden, Antibiyotik Tüketimindeki Artıştır

Direnç artışını önlemek için gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması önem arz etmektedir. Özellikle ishalli hastalıklarda ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarında gereksiz antibiyotik kullanımı ve üriner sistem enfeksiyonlarında da yanlış antibiyotik seçimi dikkati çekmektedir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğunun viral etkene bağlı olmasına rağmen bu hastaların yaklaşık yarısında gereksiz antibiyotik kullanıldığı görülmektedir. Her enfeksiyonun bakteriyel olmadığı, bakteriyel olsa bile her antibiyotiğin kullanılamayacağı, bazı antibiyotiklerin kullanımından uzak durulması gerektiğinin birçok hekim ve halk tarafından fark edilmesine ihtiyaç vardır. Antibiyotik Direnci Halk Sağlığı İçin “Gizli Tehdit” Oluşturmaktadır

Doğru olmayan ve aşırı antibiyotik kullanımı sonucunda bugün gelinen noktada birçok mikroorganizmanın geliştirdiği “çoklu direnç” daha karmaşık ve ciddi bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Bunun en güzel örneği, çoklu ilaç direnci gösteren ve tedavi edilmesi imkansız hale gelen Tüberkülozun Dünya’nın birçok bölgesinde artması ve hızla yayılmasıdır. “Gizli tehdit” veya “gizli salgın” olarak adlandırılan direnç sorunu Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluşun öncelikli gündemi haline gelmiştir.

Enfeksiyonlara Bağlı Ölüm Riskini Arttırmaktadır

Günümüzde halen dünya genelindeki ölümlerin %25’i enfeksiyonlara bağlıdır. Direnç gelişimi, bu oranın artması tehlikesini beraberinde getirmekte ve artık küresel bir sağlık sorunu olarak ele alınmaktadır. DSÖ Avrupa bölgesinde her yıl 25.000 kişinin antibiyotik dirençli enfeksiyonlardan öldüğü tahmin edilmektedir. Direnç arttıkça toplumda enfeksiyon hastalıklarının daha uzun sürmesi, yayılması, salgınların sıklaşması ve ölüm riskinin artması söz konusudur.

“Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü” dolayısıyla “antibiyotikleri doğru kullanalım” sloganıyla tüm halkımızın ve hekimlerimizin konuya dikkatlerini çekmek istiyor, gereksiz ve reçetesiz antibiyotik kullanmamaya gösterecekleri hassasiyetin artmasını bekliyoruz.

Antibiyotik Kullanımı Konusunda Bilinmesi Gerekenler

*Antibiyotikler bakterilerin neden oldukları enfeksiyonların tedavisinde kullanılan ilaçlardır.

*Antibiyotikler soğuk algınlığı veya grip gibi virüslerin yol açtığı enfeksiyonlarda etkili değildir. Sadece bakteriyel enfeksiyonlara karşı etkilidir.

*Antibiyotikler “ateş düşürücü, kırgınlık giderici, ağrı kesici ilaçlar” değildir. Ateş vücutta bulunan bir enfeksiyonun göstergesi olabilir fakat her enfeksiyon bakteriyel değildir ve antibiyotikler etkisizdir.

*Antibiyotikler soğuk algınlığı veya gripte yararlı değildir. Soğuk algınlığı ve grip benzeri hastalıklar virüslerin yol açtığı enfeksiyonlardır. Antibiyotikler virüslerin kişiden kişiye bulaşmasını engellemez.

*Gereksiz antibiyotik kullanımı sonucunda antimikrobiyal direnç ortaya çıkmaktadır.

*Bir antibiyotiğe direnç geliştiğinde önemli istenmeyen sonuçlar olarak; tedavi edilemeyen enfeksiyon, uzamış hastalık, komplikasyonların görülme sıklığında artma, daha fazla doktora başvuru, daha pahalı ilaçların kullanımı, bakteriyel enfeksiyonlardan daha fazla ölüm görülmektedir.

*Antibiyotikler masum ilaçlar değildir. Ciddi alerjik reaksiyonlara, karaciğer veya böbrek toksisitesine, ishale yol açabilirler.

*Başka bir hasta için önerilen antibiyotikler kullanılmamalı ve mutlaka hekime danışılmalıdır.

*Hekimin reçete ettiği antibiyotiğin doğru olarak alınması çok önemlidir.

Önerilenden daha kısa süreli antibiyotik kullanımı dirençli bakterilerin çoğalmaya devam etmesine neden olacaktır. Bu da enfeksiyonun devamı anlamına gelmektedir. Antibiyotikler önerdiğinden daha az veya daha çok kullanılmamalıdır.

*Antibiyotik kullanımına ara verilmesi veya doz atlanması bakterilerin direnç geliştirmesine yol açar. Böylece, tedavi başarısızlığı ortaya çıkar ve hastalık tekrarlar. Antibiyotiklerin etkisiz kalacağı dirençli bakterilerle gelişen enfeksiyonlar ortaya çıkar.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.