Bahar Yorgunluğuna Karşı Beslenme

Bahar gelişiyle yorgun, mutsuz ve dikkatsizlik hissi yoğunlaşır. Beslenme ve bedensel aktivitelerde bazı değişiklikler yapılabilir. Böylece hem bahar yorgunluğuna teslim olmazsınız hem de yaklaşan yaz aylarına sağlıklı bir başlangıç yapabilirsiniz!
Gizem Keservuran
Beslenme ve Diyet Uzmanı
Bahar yorgunluğu çoğu kişi için kabustur. ‘Yataktan kalkacak halim bile yok’ diyenlerin sayısı artar. Hatta kimileri bu yorgunluk halinden yaptıkları diyeti sorumlu tutabilir, bunu bahane ederek diyeti bırakabilir.
Beslenme düzeni ve bedensel aktivitelerde yapılacak bazı değişikliklerle bahar yorgunluğuna karşı koymak ve yaza sağlıklı bir başlangıç yapmak mümkün.
Bahar Aylarında Doğru Beslenmenin Yolları:
Soluduğumuz havadaki negatif iyonların artmasıyla kendisini hissettiren ‘bahar yorgunluğunu’, beslenme ve günlük aktivitemizde küçük değişikliklere yer vererek atlatabilirsiniz. Bahar geçişlerinde metabolizmamızda ve ruhsal durumlarımızda meydana gelen dalgalanmaları, yaşam kalitenizi artırarak geçirebilirsiniz. İşte bu noktada sağlıklı bir uyku, sizi ertesi güne hazırlayan en önemli adımdır! O yüzden baharda beslenme reçetemize geceden başlamak çok uygun olacaktır:
Akşam yemeğinden 1.5 saat sonra 1 poşet rezene çayınızı demleyip için. Hem sindirime yardımcı olur, hem de gaz, şişkinlik ve hazımsızlık şikayetlerinizi önler. Yatmadan yarım saat önce ise mutlaka 1 bardak melisa ya da papatya çayı için; bu bitkiler ise daha rahat bir uyku uyumanızı sağlayacaktır.
Güne Kahvaltıyla Başlayın
Tam buğday ekmeği ve beyaz peynirinizle hazırlayacağınız bir sandviç klasik bir tercih olabilir. Bunun dışında 10 adet kavrulmamış taze badem + 1 kalın dilim ananas + 1 bardak günlük süt, acelesi olanlar için pratik bir tercih olabilir. Yeter ki kahvaltı öğününü ihmal etmeyin!
Kahvaltıda bademi özellikle öneriyoruz çünkü bademdeki yağın nerdeyse yüzde 70’i Akdeniz diyetinin popülerliğinde kilit unsur olan tekli doymamış yağ asitleridir. Bu sayede badem yaşam süresini uzatmak bir yana, kalp rahatsızlığı ve kanser oranındaki düşüşle ilişkisi hemen her araştırmada kanıtlanmıştır. Aynı zamanda badem; lif, protein ve kalsiyum-potasyum-magnezyum mineralleri açısından da zengindir.
Ananas Dinamikleştirir!
Ananas ise içerdiği bromelain enzimi ile rahat bir sindirim sağlar ve aynı zamanda iltihaplanmayı önleyici özelliği vardır. Manganez minerali açısından zengindir ki manganez aynı zamanda süpreoksit dismutaz olarak adlandırdığımız bir antioksidan enzimin harekete geçirilmesinde etkilidir. Dolayısıyla kahvaltıda olmasa bile gün içinde herhangi bir öğünde tüketeceğiniz 1-2 orta dilim (işaret parmağınız kalınlığında) ananas; hem rahat bir sindirim sağlayacak, hem de yüksek antioksidan içeriğiyle hücrelerinizi yeniden yapılandırıp, vücudu dinamikleştirecektir. Pahalı olmasından şikayet ediyorsanız; iyi bir pazar araştırmasıyla elmanın kg fiyatından daha ucuza bir paket ananas alabilirsiniz.
Sakın Susuz Kalmayın
Çoğu zaman unuttuğumuz, tam içme ihtiyacı hissettiğimizde ikram edilen bir bardak çayla geçiştirdiğimiz su, temel yaşam kaynağımızdır aslında. Sağlıklı bedenin, sağlıklı kan dolaşımının temeli olan suyun hayat olduğunu hepimiz biliyoruz. Vücudun yüzde 80’i, kasların yüzde 75’i , beynin yüzde 74’ü, kemiklerin ise yüzde 22’si sudur. Kuzey America, Uluslararası Sıvı Tüketimi ve Sağlık Konferansı 2009 verilerine göre; sağlıklı bir beden için erkeklerin günlük ortalama 3.2 litre kadınların ise ortalama 2.2 litre su içmesi gerekmektedir. O yüzden bu bahardan itibaren yeterli su içmeye başlasanız iyi olacak!
Özellikle mevsim geçişlerinde enfeksiyondan korunmak için vücudun kalkanı bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerekir. İlk adım olarak bu işe bağırsaklardan başlanmalıdır. Çünkü bu bölge besin emiliminin başladığı yer ve vücuttaki bağışıklık sisteminin büyük bir bölümünü oluşturur.
Bakterilere Karşı Yulaflı Kalkan!
Yoğurtta bulunan ve “yaşam için “anlamına gelen probiyotik, yararlı bakteriler açısından oldukça zengin bir besindir. Yoğurt; içerdiği yüksek kalsiyum oranı ile aynı zamanda kilo kontrolüne de yardımcıdır. Ancak alışverişinizi yaparken etiket dedektifi olmayı unutmayın; yoğurttaki katkı maddeleri ne kadar az olursa sizin için o kadar yararlı demektir! Dolayısıyla fırsatınız olursa yoğurdunuzu probiyotik bakteriler açısından zengin yoğurtları kullanarak kendiniz mayalayın.
Yulaf ezmesi; çoğu zaman zayıflamak için bilinçsizce uygulanan diyetlerin altın yiyeceği olmuştur. Fakat asıl etkisi çoğu kişi tarafından bilinmemektedir. Oldukça sağlıklı bir besin olmasının yanında, müthiş bir lif kaynağıdır. Lif kaynağını ve zengin besin içeriğini sağlayan asıl madde olan beta glukanlar ise; vücudun bakteriyel enfeksiyonlara karşı verdiği tepkiyi destekleyip güçlendirerek, bağışıklık sistemini geliştirir. Beta glukanı enfeksiyonlara karşı kalkanlı askerler olarak düşünebiliriz. Aynı zamanda kan kolesterol seviyesinin düşmesine yardım eder, kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucudur, bunun yanında, tip-2 diyabet (şeker hastaları) hastaları için kan şekerini dengelemeye yardımcıdır.
Yeşil Mercimeksiz Kalmayın
Haftada 7 gün öğle ve akşam yemeği toplam 14 öğünümüz var; bu 14 öğünün 4 öğününde mutlaka kuru bakliyatların prensesi yeşil mercimeğe yer verin. İsterseniz çorbasını yapın, isterseniz yemeğini pişirin, isterseniz haşlayıp salatalarınıza ekleyin.
Gün içinde ara öğünlerde kan şekerinizi dengelemek, uyku halini üzerinizden atmak adına 3-4 adet siyah erik kurusu veya 2-3 adet kuru hurma mutlaka tüketin. Özellikle kuru hurma sayesinde; tatlı besin, çikolata, profiterol vs. gibi tüketme isteğinizi karşılamada oldukça masum bir seçim yapmış olursunuz.
Antioksidanları Unutmayın
E vitamininden faydalanmak için tam buğday unundan ekmek, selenyumdan faydalanmak için balık eti ve beyaz lahana, A vitamininden faydalanmak için ise tatlı tercihinizi kabak tatlısından yana kullanın. Sıraladığım bu iki vitamin ve bir mineral antioksidan ögelerin başında gelmektedir. Sağlıklı bir vücut için antioksidanlar vazgeçilmezimizdir.
Gün içinde 10-15’er dakikalık yürüyüşler yapmaya gayret edin; hem temiz havadan faydalanın hem de kan dolaşımınızı hareketlendirin. Ofisteyseniz ve gün içinde yürüyüş imkanınız yoksa mutlaka bulunduğunuz ortamı aralıklı olarak havalandırın.







