google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Çocukların Hizmetinde Yarım Yüzyıl

17.10.2012
919
Çocukların Hizmetinde Yarım Yüzyıl

Çocukların hizmetin tam yarım yüzyıl. İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Genel Müdürü Erdoğan Yılmaz ile 50 yıla yakın süredir süregelen başarılı eğitim sistemleri konusunda velilere yol gösterici olabilecek doyurucu bir sohbet yaptık.

Haber- Röportaj: Sinem Maçe

Çocukların eğitimi yolunda yarım yüzyıllık bir süreç. İstanbul Kültür Eğitim Kurumları Genel Müdürü Erdoğan Yılmaz  ”En iyi öğretmenim öğrencilerim olmuştur”  sözleriyle başlıyor ile sohbetimize …
Erdoğan Yılmaz: ‘’ Kültür Eğitim Kurumları 50 yıllık bir kurum. Ben sadece 10 yıldır bu kurumun içinde varım. Kültür Kolejinin en önemli temel hareket noktası –beni de çok etkileyen- ‘Kültür çocukların hizmetinde’ sloganı.. Sevgili hocamız Fahamettin Akıngüç Bahçelievler’de okulu kuruyor, o tarihlerde bir okulu kurarken çocukların hizmetinde olması fikri beni çok etkilemiştir. Yine Fahamettin Bey tarafından rehberlik hizmeti başlatılıyor ki o tarihlerde Türkiye’de daha rehberlik diye bir kavram yoktu. Öğrenci servisi gibi bir hizmet de yok Türkiye’de… 50 yıllık bir kurum olduğunuz vakit geçmişte yapılan bu işlerle övünmeniz yetmiyor. Bunlardan hareket ederek geleceğe yönelik bazı şeyler yapmanız lazım. Çocukların birebir izlendiği, ölçüldüğü, biçildiği, değerlendirildiği yorumlandığı ve sorunlarının çözümlendiği bir yer olması artı bu da yetmeyecek anne ve babalarında bu işin içerisine katılarak eğitim verilmesi lazım. ‘’
‘’Çocuğun eğitimini velilerle destekliyoruz’’
Erdoğan Yılmaz:
’’Biz bu yıl uzman rehber arkadaşlarımız ve danışmanlarımızla birlikte yaklaşık 600 anne babanın eğitimini gerçekleştirdik. Aslında bir şeyin farkında değiliz öğrenci de değişiyor veli de değişiyor ve yeni gelen öğretmenler de değişerek geliyorlar. Bu değişim sadece onlarla sınırlı değil dünya da değişiyor, evren de değişiyor. Birinin yaptığını ötekinin bozmaması anlamında okul ve ailenin değerlerinin örtüşmesi anlamında çocukta ki davranış gelişiminin ne yönde olması gerektiğini sağlamak anlamında burada eğer iş birliği yapılırsa aileyle birlikte o zaman sonuç çok daha verimli oluyor. Aksi takdirde birbirinin karşısında yer alan, zıt ve birbirinin rakibi olan iki gruptan bahsediyor gibi oluruz.
”En iyi öğretmenin öğrencilerim olmuştur”
Erdoğan Yılmaz:
‘’Meslek hayatım içerisinde inandığım çok güzel bir söz vardır ”En iyi öğretmenin öğrencilerim olmuştur”. ‘Eğitim çocuğa sevgi ve saygıyla başlar’ ilkesi beni ben yapan değerlerden bir tanesidir. Eğer bu kurumda çocuğa bir değer olarak bakmıyorsanız, aile de okulda da öyle bakmıyorsa ona koşulsuz, ön yargısız, peşin hükümsüz bir sevgi ve saygıyla yaklaşmıyorsa, onu küçük bir varlık gibi değil bir insan gibi görmüyorsa o zaman birçok şeyi yapamazsınız. Çocuğun önündeki engelleri kaldırmak gerekir. Eğer çocuk bir koltuğa tırmanacaksa bırakın tırmansın. Engel önünde ona zarar verebilecek bir masa ise o masayı kaldırın ortadan. Eğitim de buna benzer bir şey dir. Çocuğun içerisinde doğal olarak merak ve ilgi var. Biz bu merak ve ilgiyi yok etmeyelim yeter. O zaman karakter eğitimi de, kültür-sanat eğitimi de oluyor. O zaman çocuğun davranışsal gelişimi de sağlıklı bir şekilde işliyor. Bir ayağı aile bir ayağı da okul olarak bunları sağladığınız vakit de sonuç fevkalade güzel olabiliyor.  Biz çocuklarımıza dürüst olun yalan söylemeyin gibi sözleri çok kullanırız. Çocuk yalan söyleme lafı yerine yalan söylemeyen öğretmeni, yalan söylemeyen bir anneyi babayı görürse zaten yalan söylemez. Bunun için yaşadıkları şeylerden insanlar çok şey öğreniyor. Yani siz bir yandan bunu söyler öte yandan da yalan söylerseniz olmaz. ‘’
‘Kültür Eğitim Kurumları tasarruf değil israfı önlüyor’
Erdoğan Yılmaz:
Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar küresel bir krizden kaynaklanıyor. Biz de bu bakımdan büyük yatırımlar büyük değişimleri değil mevcut dokuyu sıklaştıran daha kompakt, daha derli toplu ve mevcut imkânların daha iyi kullanıldığı, tasarruf değil israfın önlendiği bir okul yapısını oluşturmak istiyoruz. Bu konuya kendimizden başlıyoruz yani ben israfı önlemeliyim, ‘çocuğum israfı önle’ demek yerine… Eğitim kurumu olarak Kültür’ün asıl kaynağı öğrencidir, velidir, annedir, babadır. Bizim bunun dışında bir akarımız bir yerlerden gelirimiz yok. Dolayısıyla bunu en verimli ve etkin kullanacağım. Ama ben bunu sadece tasarruf anlayışı içerisinde değil, israfı önleyici olarak yapacağım ve çocuğuma da bunu öğreteceğim. Onunla birlikte yaptığınız vakit ülke de kazanacak, ailesi de kazanacak. Bunu anneyle babayla yaptığınız vakit topluma bir değer olarak katılıcaktır. Bu yıl Kültür Fen Lisemiz için ciddi bir bütçe ayırdık. Laboratuar’ımızı yeniden yapıyoruz. Haramidere, Büyükçekmece bölgesindeki Kültür 2000 okullarını yeniden inşaa ettik. Kültürün parası vardır, yatırım yapacaktır, bunu verimli ve iyi bir şekilde kullanıcaktır ama mutlaka israfı önleme kültürünü de kültürde yerleştirmemiz yaygınlaştırmamız lazım.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.