Pankreas’ta 40 Yıllık Duvar Yıkıldı

Pankreas kanseri tedavisinde uzun yıllardır “ilaç geliştirilemez” denilen RAS proteini ilk kez etkili biçimde hedef alınabildi. 58. Avrupa Pankreas Kulübü Başkanı Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan ve Prof. Dr. Ekin Demir, “Yeni bir dönem başladı. 40 yıldır bilim insanları RAS proteinini hedefleyen ilaç geliştirmeye çalışıyordu. Şimdi metastatik pankreas kanseri hastalarında yaşam süresini iki katına çıkarabilen ilacın sonuçları alınmaya başlandı. İlk kez hızı yavaşlatılabildi, frene basıldı” dedi.
—
İstanbul’da 24-27 Haziran 2026 tarihlerinde Acıbadem Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 58. Avrupa Pankreas Kulübü (EPC) Toplantısı ve Uluslararası Pankreas Birliği etkinliğinde açıklanan sonuçlar, pankreas kanseri araştırmalarında son yılların en dikkat çekici gelişmeleri arasında gösterildi. Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, ilk kez Türkiye’den seçilen EPC Başkanı olarak, pankreas kanserinin erken belirti vermemesi ve çoğu hastanın ileri evrede tanı alması nedeniyle onkolojinin en zorlu hastalıklarından biri olduğunu vurguladı.
40 yıllık sabrın başarısı
Acıbadem Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan ve öğrenci olup şimdi Münih Teknik Üniversitesi Pankreas Araştırma Laboratuvarı’nın başkanlığını yürüten Prof. Dr. Ekin Demir, yaklaşık 40 yıldır bilim insanlarının RAS proteinini hedefleyen ilaç geliştirmeye çalıştığını belirterek, şunları söyledi: “Pankreas kanseri RAS geni mutasyonuyla oluşur. RAS proteininin yapısı nedeniyle “ilaçla hedeflenemez” olduğu düşünülüyordu. Bu niye önemli? Çünkü bu mutasyon, hücrelere sürekli “bölün ve büyü” sinyali vererek tümörün agresif şekilde ilerlemesini tetikler. Daha basitçe açıklamak gerekirse; arabayla otoyolda hızla giderken, viraja gelindiğinde frene basıp, yavaşlaması gerekir. Pankreas kanseri tablosunda ise; gaz pedalı takılı kalmış bir otomobil gibi hücreler kontrolsüz biçimde çoğalmaya devam eder. Çalışmalar sonucunda inhibitör kullanılarak frene basıp hızı azaltılıyor. Ama sıfıra getirilemiyor.
Daraxonrasib adı verilen ilaç kullanıldığında artık pankreas kanseri büyümeyecek, çoğalamayacak, gidecek mi bilmiyoruz. Kesinlikle yavaşlatıyor. Bugün burada sunulan sonuçlarla beraber sadece hücresel içinde değil ayrıca bağışıklık sistemi de bir şekilde etkileyerek daha çok aktif hale getiriyor. Çeşitli yollardan pankreas kansere karşı tedaviyi çok daha güçlü yapıyor.
İlaç farklı bir mekanizma kullanarak aktif RAS proteininin sinyal iletimini engelliyor. Böylece proteini tamamen ortadan kaldırmadan, kanser hücresinin büyümesini sağlayan sinyalleri baskılıyor. İlacın önemli avantajlarından biri de yalnızca tek bir RAS mutasyonuna değil, pankreas kanserinde sık görülen farklı RAS değişikliklerine karşı etkili olacak şekilde geliştirilmiş olması. Bu nedenle bilim dünyasında “pan-RAS inhibitörü” olarak da tanımlanıyor.

Acibadem-TUM-isbirligi
Yaşam süresi ve kalitesi iki katına çıkabilir…
İlacın etkinliği, dünya genelinde yaklaşık 500 metastatik pankreas kanseri hastasının katıldığı Faz 3 RASolute 302 çalışmasında değerlendirildi. Daha önce kemoterapi almış hastaların yarısına daraxonrasib, diğer yarısına ise standart ikinci basamak kemoterapi uygulandı.
Sonuçlara göre ilacı kullanan hastalarda ortalama yaşam süresi 13 aya ulaşırken, kemoterapi grubunda bu süre 6 ayda kaldı. Ölüm riski yaklaşık yüzde 60 azalırken, hastalığın ilerlemeden kontrol altında tutulduğu süre de 7 aya çıktı. Kemoterapi grubunda ise bu süre 3 ay olarak ölçüldü. Ayrıca tümörün belirgin küçülme oranı ilacı kullanan hastalarda yüzde 31, kemoterapi alanlarda ise yüzde 11 olarak bildirildi.”
Bilimsel bir başarıya imza atıldı
Uzmanlara göre özellikle tedavi seçeneklerinin oldukça sınırlı olduğu metastatik pankreas kanserinde yaşam süresinin yaklaşık iki katına çıkması önemli bir bilimsel başarı olarak değerlendiriliyor. Çalışma yalnızca yaşam süresinin değil, yaşam kalitesinin de iyileştiğini gösterdi. İlacı kullanan hastalarda ağrının kötüleşmesi ve genel yaşam kalitesindeki bozulma kemoterapi alan hastalara göre daha geç ortaya çıktı. Bu durum tedavinin hastaların günlük yaşamına da olumlu katkı sağlayabileceğini düşündürüyor.
Faz3 çalışmaları devam ediyor…
Başarıları ile toplantının ilgi odağı olan Türk Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan ve Prof. Dr. Ekin Demir, çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: “ Hasta ameliyat sonrası belki ömür boyu veya belli bir süre kemoterapi aldıktan sonra RAS kullanırsa belki hastalıktan kurtulacak. Bunu henüz bilmiyoruz. Onkoloji hastasının iki katı yaşaması büyük başarıdır. Ameliyat ile tümörü temizlenmiş ama mikroskopik gözle görülmeyen tümör varsa yeni ilaç kullanıldığında belki de ömür boyu kurtulma ihtimali ortaya çıktı. Kemoterapi hastanın bütün hücrelerini etkiler. RAS mutasyonu taşıyan hücrelere gidiyor. Akıllı tedavi gibi düşünülebilir. Onların yan etkileri bu kadar yıkıcı olmuyor. İlaç klasik kemoterapiden farklı olarak doğrudan kanser hücresinin bağımlı olduğu moleküler sistemi hedefliyor. Ancak tamamen yan etkisiz değil. En sık görülen yan etkileri arasında cilt döküntüleri yer alıyor. Pankreas kanserinin tamamen iyileştirildiği anlamına da gelmiyor. Çalışma, daha önce tedavi almış ve hastalığı metastatik evreye ulaşmış kişilerde gerçekleştirildi. Yıllardır hedeflenemeyeceği düşünülen RAS proteininin ilk kez hastalarda anlamlı klinik yarar sağlayacak şekilde baskılanabilmesi, pankreas kanseri araştırmalarında önemli bir dönüm noktası. Ayrıca şimdi ilacın kemoterapiyle birlikte kullanılmasının daha başarılı sonuç verip vermeyeceğine odaklanıldı. Ameliyat edilen hastalarda kanserin yeniden ortaya çıkmasını önleyip önleyemeyeceğini araştıran Faz 3 RASolute 304 çalışması da devam ediyor. İlaç henüz ABD ve Avrupa’da rutin kullanıma girmiş değil. ABD’de uygun hastalar için genişletilmiş erişim programı uygulanırken, ilacın FDA’dan ruhsatlandırma süreci devam ediyor.
Pankreas tedavisinde 5 yıl içinde çok büyük bir adım atılacak. Hepimiz heyecanlıyız. Onay olmadığı için hastalar henüz ulaşamıyor. Yılın sonuna kadar FDA’dan onay çıkacak ama sonrasında çeşitli ülkeler içinde tekrar alınması lazım. Yani sadece tek bir yer için geçerli veya yeterli değil. Diğer bir sorun ilaç çok pahalı olacak. Çin’de çok benzeri üretiliyor. Test ediliyor. Dolayısıyla rekabetten dolayı fiyat uzun dönemde düşecektir.
Şu an için pankreas kanseri hala erken tanısı güç, tedavisi zor kanser türlerinden biri olmayı sürdürüyor. Sigara kullanımı, obezite, ileri yaş, aile öyküsü başlıca risk faktörleri arasında yer alıyor. Bugünkü gelişmeler pankreas kanserini tamamen ortadan kaldırmıyor. RAS proteinine karşı elde edilen bu sonuçlar, pankreas kanseri tedavisinde yeni bir dönemin başladığını gösteriyor. Bilim insanlarına göre hastalığın “gaz pedalını” tamamen kapatmak henüz mümkün olmasa da ilk kez bu kadar güçlü biçimde frene basılabildi.”









