google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Epilepsi Nöbetleri Engellenir mi?

Epilepsi Nöbetleri Engellenir mi?

Epilepsi nörolojik bir hastalıktır. Tam tedavisi henüz mümkün olmamakla birlikte yeni çıkan bir takım ilaçlarla nöbetlerini engellemek mümkün…

Prof. Dr. Çiğdem Özkara    

Nöroloji Uzmanı

Epilepsi en sık görülen nörolojik hastalıklardan biridir. Dünyada ortalama görülme sıklığı yüzde 1 civarlarındadır.

Öte yandan gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde bu oran biraz daha yükselebilirken gelişmiş ülkelerde biraz düşebiliyor. Örneğin, Latin Amerika ülkelerinde bazı parazitlere bağlı epilepsiler ortaya çıkabiliyor. Bu tamamen hijyene bağlı bir neden. Her yaşta görülebilen bir hastalık olmasına karşın çocukluk ve yaşlılık dönemlerinde insidansında artış olduğu biliniyor.

Epilepsiyle ilgili giderek artan sayıda ilaç çıkıyor,  bu önemli bir gelişme. Son 10 yılda antiepileptiklerin sayısı belirgin bir şekilde arttı. Bu gelişmeler hekimleri çok rahatlattı, çünkü bizden önceki nesil 3 ya da 4 ilaç ile tedavi uygulamaya çalışırken, bizim elimizde en az 10 çeşit antiepileptik ilaç var. Hastaların durumuna göre seçim yapabiliyoruz. Bu, hastalar ve bizler için umut verici bir gelişme. Ancak maalesef birçok hastalıkta olduğu gibi epilepside de tam şifadan bahsetmek henüz mümkün değil. Yeni birçok ilaç geliştirilmesine rağmen, şimdilik bunlarla sadece nöbetleri engelleyebiliyoruz.

Hastalığın sebeplerini iki başlıkta toplamak mümkün;
1- Genetik Nedenler
2- Genetik Olmayan Nedenler

Genetik olmayan nedenlerin başında da;
●travma
●enfeksiyon
●inme
● doğum sırasındaki anoksik iskemik durumlar
● tümörler gibi sebepler yer alıyor.

Ancak hangi nedenle ortaya çıkarsa çıksın, olayı bilsek dahi hastalığın başlamasını engelleyemiyoruz. Bu açıdan baktığımızda yaşanan gelişmeleri çok olumlu olarak değerlendirmek güç, fakat yine de hastaların %70’inin nöbetlerinin kontrol altına alınabilmesi hastalığa yaklaşım açısından önemli bir durum.

Tedavi için geliştirilen yeni ilaçların eskilerine üstünlüğü nedir ve bunların yaşam kalitesini yükseltmedeki etkileri nelerdir?

Özellikle son 10-15 yılda devamlı olarak yeni ilaçlar piyasaya çıkmaya başladı. Yurt dışında bulunan her tür ilaç ülkemizde de mevcut. Aslında yeni antiepileptikler klasik- konvansiyonel antiepileptiklerle karşılaştırıldıkları zaman nöbetleri engelleme konusunda mucizevi bir değişikliğe yol açmadıkları görülüyor. Ancak farmakolojik özellikleri açısından daha temiz ilaçlar olduklarını ve ilaç etkileşimlerinin az olduğunu söyleyebiliriz. Şu an hiçbiri tam olarak ideal olmamakla birlikte en azından bir kısmı ideale yakın diyebiliriz ve çeşidin artması da bizi rahatlatıyor. Örneğin, bir ilaç yan etki olarak kilo aldırıyorsa bu ilacı kilolu hastalarımızda kullanamayız. Alternatifimizin olması önemli, böyle bir hastaya aksine kilo verdiren ilaçları tercih edebiliriz.

Öncelikle epilepsinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu, akıl veya ruh hastalığı değil, bir beyin hastalığı olduğunu hastalarımıza anlatmamız gerekmektedir. Aksi takdirde hastalığa yakalanan hastalarımız veya yakınları tanıyı duyunca çok üzülebiliyor, tanıya ikna olmayıp doktor doktor gezebiliyorlar. Hasta ve ailesine tüm bunları anlatıp, ikna etmek için zamana ihtiyacımız var. Ne yazık ki o zamanı bulabilme konusunda ciddi sıkıntı yaşıyoruz. Ayrıca, batıda hastaya yardımcı olabilecek epilepsi hemşiresi, sosyal çalışmacı, psikolog gibi yardımcı personel bulunurken biz hepsini kendimiz yapmak, tüm rolleri üstlenmek zorundayız.

Bu konudaki en büyük sıkıntılarımızdan biri de nöbetin ne zaman gerçekleşeceği konusunda bilgimizin olmaması. Bu nedenle ilaçları sürekli ve düzenli olarak kullanmaları gerekiyor, çünkü ilaçlar kanda belli bir düzeye ulaşarak nöbet geçirmeyi engelliyor. Bunun hastalara çok iyi anlatılması gerekir… Bazı hastalar uzun süre nöbet geçirmedikleri zaman hemen ilacı kesme eğilimine girebiliyorlar, bu da ileride daha ağır nöbetlere neden oluyor. Bazı hastalarda ise tedavi çok uzun sürebiliyor. Dolayısı ile ilaç kullanımının da çok uzun süre devam etmesi gerekiyor.

Epilepsi konusunda yapılması gerekenler?

Bu konuda gerek hekimlere gerekse derneklere düşen yapılması gereken çok iş var. Ben yalnızca randevulu hastalara baktığım halde gün boyunca baktığım hasta sayısı oldukça fazla olduğu için hastalarımı bilinçlendirme yönünde çok fazla aktif durumda olmadığımı düşünüyorum.  Zaten sadece konuşarak değil, yazılı ve sözlü basın yoluyla da doğru bilginin yaygınlaştırılması gerekir.
Toplumsal anlamda bize yardımcı olacak gruplar belki vakıflar oluşturmak lazım, ama bu da güç isteyen bir iş. Zaten bunu yapabilenler biraz daha öne geçiyorlar.  Bizim bu konuda başarılı olabilmemiz hitap ettiğimiz hastalık nedeni ile de biraz güçleşiyor. Örneğin, bu hastalığa yakalanmış bir ünlüyü  çıkarıp onun arkasından toplumsal bir tanıtım yapma şansınız yok, çünkü bu insanlar hastalıklarını gizleme eğilimindeler. Geçtiğimiz günlerde bir resim yarışması yaptık. Kazanan resimler takvim olarak basılacaktı fakat orada ödül alanların aileleri çocuklarının isimlerinin yazılmasını dahi istemediler. Ödül kazanmak bile saklanmaması için yeterli bir sebep olmuyor maalesef.
Sanki epilepsi aynı zamanda ruh hastalığı, akıl hastalığı ve zeka geriliği yaparmış gibi düşünülüyor veya sokakta büyük bir nöbet geçiren insan çok dikkat çekiyor.  Bütün epilepsi hastaları öyle olurmuş sanılıyor. Halbuki yüzlerce çeşit nöbet geçirilebilir ve bazen dışarıdan anlaşılmaz bile. Bütün bunları topluma uygun bir dille anlatmak gerekiyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.