google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Eskiden Çok Gülüşüyorduk

Eskiden Çok Gülüşüyorduk


Yapılan araştırmalara göre son yıllarda yüzlerdeki gülümseme oranları azalmış görünüyor. Bu durumun en büyük sebepleri arasında; yaşam şartları, ağız ve diş sağlığına gösterilmeyen önem geliyor.

Diş Hekimi Göknur Gözen

Kişiler artık gülüş tasarımı sayesinde istedikleri gibi gülebilir. Yapılan bir araştırmaya göre insanlar 1950’li yıllarda günde ortalama 18 dakika gülerken bu süre günümüzde 6 dakikaya düşmüş görünüyor. Yetişkinler günde ortalama 60 kez gülerken, bu rakam çocuklarda 500’e kadar çıkabiliyor; bir gülüşün ortalama süresi ise 6 saniye.

60 yıl öncesine göre çok daha az gülünen yıllardayız. Bu düşüşün en önemli sebeplerinin başında yaşam şartları geliyor. Ağız ve diş sağlığına önem verilmeyen ülkelerde gülüş süreleri çok daha düşük olduğu için bu durum mutsuz topluluklar yaratabilir.

Güldüğünde mutlu olmayan insanların da bir hayli fazla. Dış görünüşe en fazla etki eden mimiktir. Dişlerdeki problemleri gülme oranlarını düşürür. Artık kişilerin güldüklerinde nasıl görüneceklerine kendileri karar verebilir. Kişiye özel gülüş tasarımı sayesinde gülme oranlarında artış yaşanabilir.

Gülüş Tasarımı Sayesinde Genç Görünmek de mümkün…

İlerleyen teknoloji ile hastaların gülüşünü, dişlerini doku dostu ve estetik maddelerle yeniden şekillendirilebilir. Gülüş tasarımı farklı işlemler ile gerçekleştirilebilir. Gülüş tasarımı sadece gençlerde değil yaşlanma belirtileri ortaya çıkan kişilerde de uygulanabilir. Bu sayede yüzde genç ve güzel bir gülümseme kazandırmak mümkün olabilir.

Hastanın dişleri, beyazlatma (bleaching) ya da porselen restorasyon işlemleri ile güzelleştirilirken, dudak ve yanak dokusuna da doğal destek sağlanıyor. Dişetleri de istenen seviyeye getirilip yüksek teknoloji ile üretilmiş porselen restorasyonlarla hastaya yeni ve mutlu olabileceği bir gülüş kazandırılıyor.

Gülüş tasarımında uygulanan başlıca yöntemler arasında Bleaching (Diş Beyazlatma), Zirkon Kronlar, Seramik Dolgu ve Laminalar yer alıyor.

Bleaching Yöntemi: Beyazlatma adı verilen yöntem diş hekimi kontrolünde muayene ortamında ya da hasta tarafından evde gerçekleştirilebilir. Muayenehane ortamında beyazlatıcı dişe direkt olarak uygulanır. Burada bazı dişleri fazla beyazlatma veya daha az beyazlatma imkanı bulunur. İşlem diş hekiminin kontrolünde gerçekleşmektedir. Beyazlatıcı jel, ışıkla aktive edilir. Işık olarak UV mavi ışık, ledler (soğuk ışık) ve lazer (sıcak ışık) kullanılabilir. Gözle görülen bir sonuç elde etmek için UV mavi ışık ile yapılan beyazlatmada her biri 40-60 dakika arasında süren 3-4 seans gerekmektedir. Evde uygulanabilen yöntemde ise hastaya, içinde beyazlatıcı ilaç konulmuş olan ince bir gece plağı hazırlanır. Bu plak hasta tarafından dişlerine yerleştirilir. Hasta bunu bir hafta kullanır. Her iki yöntemin aynı anda kullanılması mümkündür.

Zirkon Kronlar: Önceleri dolgu malzemesi olarak metal dolgular kullanılıyordu. Ancak ağız içinde metal kullanımı bir yandan genel sağlığı olumsuz yönden etkilerken diğer yandan da metalin oksitelenmesi sonucu bakteri birikimine ve dişeti rahatsızlıklarına neden oluyordu. Metal destekli kuronlar dişeti kenarından yansıyan gri renk nedeniyle ve ışığı doğal dişlerdeki gibi yansıtmaması nedeniyle istenilen estetik sonucu da yaratmıyordu. Porselenden elde edilen Zirkon kuronlar ise hem estetik hem de sağlık açısından iyidir. Doku dostudur ve dayanıklıdır.

Seramik Dolgu: (Onley ve İnley)

Dişte oluşan çürük temizlendikten sonra oluşan boşluğu doldurmak için çeşitli materyaller kullanılmaktadır. Önceleri amalgam denilen gri renkteki dolgu maddesi bu amaçla kullanılıyordu. Ancak ağır metaller içerdiğinden kullanımı genel sağlığı bozduğu için artık tercih edilmeyen bir dolgu maddesidir. Seramik dolgular ise çürük temizlendikten sonra kalan boşluğun ölçüsü alınarak laboratuvar ortamında üretilir. Ağızda oluşan ısı farklılıklarından etkilenmez, aşınmaz. Estetik olarak yabancı madde görünümü yaratmaz. Hem uzun ömürlü hem de estetik olarak çok daha başarılı bir dolgu olur.

Laminalar: Laminalar laboratuvar ortamında hazırlanan porselen restorasyonlardır ve ön bölgede yüzde 100 doğal bir görünüm sağlar. Laminalar dişe yapıştırılmadan dişin rengini, formunu ve şeklini değiştirme imkanı vardır. Kontakt lens boyutlarında olan laminalar çok incedir ve dişin üzerine yüksek teknoloji ile üretilmiş simanlarla kalıcı olarak yapıştırılır. Dişten sadece 0.3 mm aşındırılarak neredeyse dişte hiç kayıp yaratmadan estetik ve doğal bir görünüm elde edilmesini sağlar.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.