Güneş, Kanseri 3 Kat Tetikliyor

01.07.2022
305
Güneş, Kanseri 3 Kat Tetikliyor

Güneş ışınları D vitamini sentezi gibi sağlığa pozitif katkı sağlarken maalesef deri hücrelerinde DNA hasarına neden oluyor. Yaşam boyunca biriken hasarlanmalar zamanla hücrelerin yaşam şifresinde kalıcı bozulmalar oluşturur. Bu da deri kanseri gelişiminde kilit rol oyar. Öyle ki çocuklukta bir kez bile güneş yanığı geçirmek, ileri yaşlarda deri kanseri riskini 3 kat artırır.

Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan

Dermatoloji Uzmanı

Güneş, yapılan araştırma sonuçlarına göre kanser riskini üç kat artırıyor. Deri kanserleri dünyada ve ülkemizin de içinde yer aldığı iklim kuşağında yaygın görülen kanser çeşitidir. Her beş kişiden biri yaşam süresi içinde deri kanseri tanısı alır. Üstelik bu kanserleri önlemenin çok basit ve uygulanabilir bir yolu var; o da güneşten korunmak.

Güneşe çıkmadan önce DİKKAT!

Özellikle güneş ışınlarının dik geldiği ve ultraviyole şiddetinin fazla olduğu saatlerde mümkünse dışarı çıkmamaya özen gösterilmelidir. Hava sıcaklığı da maksimize olduğu için özellikle anne adayları, yaşlılar, çocuklar açısından güneş çarpması, tansiyon yükselmesi ya da düşmesi, yanık ve lekelenmelerin önlenmesi için bu saatlere özen gösterilmelidir.

Kıyafet seçimi nasıl olmalıdır?

Güneşten korunmanın ilk basamağı mekaniktir. Yani giysi ve şapka ile güneşin deriyle teması minimize edilmelidir. Kumaşın cinsi bile korunmada etkilidir. Örneğin polyester ve yün, pamuklu kumaşlara göre UV ışınlarını daha çok emer. Kumaşın UV ışını emen kimyasallarla yıkanması korunmayı arttırır. Ultraviyole ışınları kumaşlardan da geçebilir. Çok ince ve açık renkli kumaşlardan geçiş daha yoğun olurken, koyu renkli kumaşlardan geçiş daha azdır. Bu nedenle çok ince ve açık renkli ürünler güneşin şiddetinin fazla olduğu dönemlerde tercih edilmemelidir.

Kumaşların gözenekli olması, UV ışınların geçirgenliğini arttıran bir özelliktir. Sık dokunmuş olanların geçirgenliği daha düşüktür ve daha yüksek koruma sağlar. Kumaşın nemli olması da UV ışınların geçirgenliğini arttır. Kumaşlar ıslaksa liflerin şişmesine neden olur ve doku yapısı kuru durumuna göre daha gevşek lifli hale gelir. Yazın sık dokunmuş ultraviyole geçirgenliği düşük kumaşlardan yapılmış kıyafetler tercih edilmeli ve nemlenme, terleme, ıslanma hallerinde vakit kaybetmeden değiştirilmelidir. Ultraviyole filtreli kumaşlardan üretilen kıyafet ve şapkalar vücudu, yüzü ve özellikle başı güneş çarpmasından korumada oldukça kullanışlı ürünlerdir. Beyaz tenli, açık göz ve saç rengine sahip olan bireyler ve özellikle çocuklarda bu ürünlerin kullanımı hasarlanma riskini azaltır.

Özellikle çocuklar ilk 3 yaşta direkt güneş maruziyetinden korunmalıdır. Bu tür kıyafetler park gibi, plaj gibi açık alan aktiviteleri sırasında güçlü koruyucu özellikleri sayesinde çocukları daha güvenle korumaktadır.

Güneş koruyucu kullanımı nasıl olmalıdır?

Güneşe çıkmadan 15-20 dakika önce koruyucu krem sürülmelidir. Kremlerin etkileri 3-4 saat olduğu için tekrarlamak gerekmektedir.  Bazı güneşten koruyucular üzerinde “waterproof” yani suya dayanıklı ifadesinin bulunması yanıltmamalıdır. Suya girip çıktıktan ya da yüz yıkandıktan sonra güneşten koruyucuların etkisi çok çok azalır. Dolayısıyla kremi tekrarlamak gerekir.

Krem kullanıldığı için kontrolsüz güneşte kalmak da zarar getirir. Çünkü koruyucular belirli oran ve sürelerde etkilidir. Temel olarak mineral ve kimyasal filtreli olmak üzere iki tip güneşten koruyucu formu bulunur. Gebe ve çocuklarda mineral filtreli güneşten koruyucu önerilir.

Hangi saatlerde güneşe çıkabiliriz?

Özellikle güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde açık alan aktivitelerinden kaçınılmalıdır. Sabah ve akşam üzeri dışarı çıkmak uygun vakitlerdir. Hiçbir koşulda saat 11:00-16:00 arasında güneşte kalınmamalıdır.

Güneşin sağlık açısından faydaları

Sağlık açısından en kritik etkisi D vitamini üretimini gerçekleştirmesidir. Ancak damla ve vitamin tabletleri mevcuttur. Hiç kimsenin D vitamini temini için güneş hasarı alması önerilmez. Eksikliği varsa doktora danışılarak D vitamini damlası kullanmak daha pratik yaklaşımdır.

Tatile gitmeyi planlayanlar hangi tarihleri seçmeli?

Bahar aylarında mayıs, eylül ve ekim ayları güneşin şiddetinin nispeten daha makul olduğu aylar olması nedeniyle tercih edilmelidir. Özellikle haziran, temmuz, ağustos aylarına göre daha rahat tolere edilebilir.

Anne adayları güneşlenebilir mi?

Ultraviyole maruziyeti deri kanserlerine eğilimi arttırır. Hiçbir hastanın güneşlenmesi önerilmez ancak gebelik gibi özel durumlarda anne adaylarının daha da dikkatli olmalarını istenir. Bu döneminde artan hormon düzeyleri nedeniyle lekelenmeye özellikle melazmaya yatkınlık meydana gelir.

Cilt benleri hormonlara duyalı olduğundan, yüksek hormon düzeyleri benlerde aktivitenin yanı sıra sayıca artışa da neden olabilir. Hormonal indüksiyon nedeniyle gebelik döneminde ben kanserlerinin görülme sıklığı da artış gösterebilir. Bu dönemlerde güneşten korunma-koruyucu kullanımına özellikle dikkat edilmelidir.

Bebekler güneşlenebilir mi?

Bebekler özellikle ilk üç yıl direkt ultraviyole maruziyetinden korunmalı, ışık şiddetinin güçlü olduğu saatlerde güneşe maruz bırakılmamalıdır. Gündüz saatlerinde dışarı çıkarılırken mutlaka mineral filtreli SPF 50 ve üzeri güneşten koruyucu kullanmalıdır. Bebeklerde ultraviyole filtreli kumaştan üretilmiş mayo ve şapkalar tercih edilmelidir.  İki yaşına kadar çıkan benler “doğuştan ben” olarak adlandırılır. Çocuğun hızlı büyüme dönemi olduğu için 6 ayda bir ben muayenesi yapılması uygun olacaktır. Özellikle yenidoğan sarılığı nedeniyle ışık tedavisi görmüş olan bebekler yakından izlenmelidir.

Hangi cilt tipinde deri kanseri riski yüksektir?

Güneşli iklim kuşağında yer alan ülkelerde, küresel ısınmanın da artışıyla özellikle açık-beyaz tenli, açık renk gözlü kişiler kızıl saçlı-esmer tenlilere göre daha fazla risk altındadır. Deri tipi ayırt etmeksizin çocukluğunda ağır güneş yanıkları geçiren, ailesinde deri kanseri öyküsü olan, organ nakli geçirmiş hasta, uzun süre korunmasız güneş altında zaman geçiren ve geçirmiş olan, uzun süreli güneşlenen-solaryuma girenler deri kanseri riski altındadır. Tüm bu riskli gruplarda “Güneşten korunma” anahtar rol oynar.

Mevcut benlerde hızlı büyüme, yeni ben çıkışı, kızarıklık, kaşıntı ya da kanama olması halinde vakit kaybetmeden hekime danışılmalıdır. Yine özellikle yeni çıkıp hızlı büyüyen, kanama gösteren veya göstermeyen, yara ya da kabarıklıklara da deri kanseri açısından tarama yapılması gerekir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.