Hareketsiz Hayat Tehlikeli

Her gün yaşanan trafik çilesinde, uzun mesafe uçak yolculuklar ve masa başı hareketsiz kalma hayati tehlike taşır. Zamansız ve sürpriz bir şekilde ortaya çıkan Yolculuk Trombozu için uzmanlar uyarıyor.
Dr. Aytaç Keskineğe
Klinik Biyokimya Uzmanı
Uzun yolculuklarda hareketsiz kalma sonucu bacak damarlarında oluşan pıhtının neden olduğu “bacak ağrıları ve şişkinlik” olarak bilinir. Pıhtı, yerinden koparak akciğer damarını tıkarsa, ölümcül sonuçlar doğurabilir.
Özellikle halk arasında ekonomi sınıf sendromu” olarak bilinen derin ven trombozu ölümlere yol açabilir. Bir damla kanla tespit edilen bu hastalıktan korunmanın yolu aslında birkaç basit hareketten geçer.Halk arasında “ekonomi sınıf sendromu” olarak bilinen derin ven trombozu,
Hastalık yalnızca ekonomik sınıfta uzun yolculuk yapan kişileri değil, şehirlerarası birkaç saatlik seyahate çıkacak olanları da etkileyebilir. Vücutta kanın pıhtılaşmasını sağlayan mekanizmanın gereğinden fazla çalışmasıyla ortaya çıkan bu hastalık riskini taşıyıp taşımadığınızı öğrenmek için test yaptırmanız gerekir.
Bu testtek bir damla kanla yapılır. Bu riski taşıyan kişiler, hayatlarında yalnızca bir kez yaptıracakları testle, teşhis konulmasını sağlarken kendilerini bekleyen büyük tehlikeden de korunabilirler. Hastalık çoğu kez zamansız ve sürpriz bir şekilde ortaya çıktığı için kötü sonuçlar doğurur. Trombüs, herhangi bir yerimizde kanama olduğu zaman devreye giren ve tıkaç görevi yapan bir mekanizmadır. Ancak bazı kişilerde bu mekanizma gereğinden fazla çalışarak tıkaçların oluşmasına sebep olur. Özellikle bacaklardaki damarlarda meydana gelen bu tıkaçlardan kopan pıhtı parçaları daha dar damarları tıkayarak, yerine göre akciğerlerde, kalpte ve beyinde hasar oluşturarak kalp krizi, felç veya inmeye sebep olabilirler. Bu konu genç ve atletik yapılı birden fazla kişinin uçak yolculuğu sonrasında akciğerlerine aniden pıhtı atması ve hastaneye kaldırılmasıyla gündeme geldi. DVT ve yolculuk arasındaki ilişkinin bilim adamları tarafından geç fark edilmesinin en önemli nedeni hastalığın yolculuğu takip eden 2 haftalık süreç içerisinde ortaya çıkabilmesi…
İlk defa 1954 yılında Homanisimli bir doktorun fark ettiği hastalığa 2000 yılında alınan bir kararla ‘Uçuşa Bağlı Derin Ven Trombozu’veya‘Yolcu Trombozu’adı verildi. Genetik biliminin katkılarıyla hastalığın altında yatan sebeplerin daha detaylı araştırıldı ve kanın pıhtılaşma eğiliminin artmasıyla kendini gösteren 2 kalıtsal hastalığın önemi gündeme getirildi. Yapılan analizlerle ‘derin ven trombozu’ riski taşıyan hastalar saptanmıştır. Özellikle gün içerisinde zaman alan seyehatler ve uzak mesafe uçak yolculukları gibi uzun süre hareketsiz kalınması gereken durumlarda hem koruyucu tedavi hem de yolculuk egzersizleriyle kişileri DVT komplikasyonlarından korumak mümkün olmaktadır.
Kimler Risk Altındadır?
- Daha önce derin ven trombozu geçirenler
- Kalıtsal pıhtılaşma bozukluğu hastaları
- Kan homosistein seviyesi yüksek olanlar
- Kalp-damar hastalığı bulunanlar
- Hamileler veya yeni doğum yapmış kadınlar
- 2 saatten daha uzun bir uçak yolculuğuna çıkanlar
- 40 yaşın üzerinde olanlar
- Fazla kilosu olanlar
- Sigara içenler
- Doğum kontrol hapı kullananlar
- Yakın zaman içerisinde ameliyat geçirenler
- Kanser tedavisi görenler
Nasıl Tanı Konur?
Son yıllarda yapılan çalışmalar, bu rahatsızlığa sebep olan hastalıkların bir kısmının genetik geçiş gösterdiğini ortaya çıkarmıştır. Gen seviyesinde yapılan araştırmalar; ‘Faktör V Leiden’ veya ‘Protrombin Gen Mutasyonu’ taşıyan kişilerde ‘derin ven trombozu’ ve buna bağlı komplikasyonların daha fazla görüldüğünü ortaya çıkarmıştır. Her bireyde bu iki rahatsızlığı araştırmak hem masraflı hem de zaman isteyen bir iştir. Bu sebeple hastalığı taramak için daha ucuz ve az zaman isteyen APCT (Aktive Protein C Rezistansı) adı verilen kan testi kullanılmaktadır. Günün herhangi bir saatinde aç veya tok karnına verilen kan örneği ile yaklaşık 1 saatiçinde netice alınmaktadır. Test sonucunda genetik yatkınlığı bulunduğu saptanan bireylere daha ileri araştırmalar yapılmaktadır.
Yolculuk Sırasında Kendimi Nasıl Koruyabilirim?
Eğer risk faktörlerinden bir veya daha fazlasını taşıyorsanız dikkat etmeniz gerekenler:
- Yolculuk sırasında düzenli aralıklarla kısa yürüyüş yapınız.
- Eğer yürümek için bir alan yoksa ayakucunuzun üstünde kalkıp-çömeliniz.
- Kesinlikle alkol veya kahve içmeyiniz. Bu içecekler idrar çıkışını arttırarak kanın yoğunlaşmasına sebep olur.
- Bol miktarda su içiniz. Her 5 saatlik yolculukta 1 litre su içiniz.
- Kan dolaşımınızı rahatlatmak için bol kıyafetler giyiniz.
- Hekiminize danışarak yolculuk için satılan özel elastik çoraplardan giyebilirsiniz.
- Hekiminizin kontrolü altında koruyucu amaçlı kan sulandırıcı tedaviye başlayabilirsiniz.
Risk grubundaki kişilerin aşağıdaki önerilere uyması yolculuklarında meydana gelebilecek komplikasyonları en aza indirecektir.
Yolculuktan Önce:
- APCT kan testini yaptırarak genetik olarak ‘derin ven trombozu’na eğiliminiz var mı öğreniniz
- Doktorunuza danışarak uçak yolculuğu sırasında problem yaşamamak için koruyucu tedaviye (kan sulandırıcı, varis çorabı veya elastik bandaj kullanımı) ihtiyacınız olup olmadığını öğreniniz
- Fazla kilolarınızdan kurtulunuz
- Uçak yolculukları sırasında mümkünse bacaklarınızı yukarıya kaldırınız
- En az saatte 1 kısa yürüyüşler yapın
- Ayakucunuzun üzerinde yükselip-alçalarak egzersiz yapın
- Yeterince sıvı alın. 5 saatlik bir yolculuk sırasında en az 1 litre sıvı alın
- Bol kıyafetler giyin böylece kan dolaşımınız rahat olur
- Sigara ve alkol almayın









