google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Hepatit B Virüsü Taşıyıcısı

Hepatit B Virüsü Taşıyıcısı

Hepatit B virüsü taşıyıcısı dünyada 400 milyon, ülkemizde ise yaklaşık 3 milyon kişi olarak tahmin ediliyor. Tedavi için ise yılda 140 milyon lira harcanıyor.

Prof. Dr. Yılmaz Çolakoğlu

Gastroenteroloji-Hepatoloji Uzmanı

Hepatit B virüsü karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanserine yol açar. Türkiye’de, Avrupa ülkelerinden daha fazla hepatit B hastası bulunmaktadır. Ülkemizde çocuk, adolesanlara ve risk gruplarına ücretsiz hepatit B aşısı yapılması genç nüfusta HBV infeksiyonunu azalttı. Asıl sorun tanı konulamamış siroz veya karaciğer kanseri gibi hastalıklara yol açmış HBV enfeksiyonudur. Ülkemizde bir yılda hepatit B tedavisine yaklaşık 140 milyon lira harcanmaktadır. Bu nedenle erken tanı çok önemlidir.

Her hamile gebeliği sırasında veya öncesinde hepatit B testi yapılmakta ve HBsAg pozitif bulunanlarda daha ileri testler ile annenin karaciğer hastalığı ve bebeğe bulaşma riski değerlendirilerek gerekli tedbirler alınır.

Kanda HBV DNA düzeyi çok yüksek olan hamilelerde son 3 ayda emniyetli ve etkili antiviral ilaç kullanılması ve doğumdan hemen sonra bebeğe hepatit B immunglobulini (HBIG) ve HBV aşısının ilk dozunun yapılması ile bulaşma yüzde 100’ye yakın oranda önlenir. Hepatit B’li kişilerin özelikle aynı evi paylaşan aile üyelerinde yapılan tarama yani HBsAg, anti-HBs ve anti-HBc testleri ile başka hepatit B’li aile üyeleri saptanarak tedavi için değerlendirilir, hepatit B testleri negatif olanlar ise aşılama programına alınarak sorun çözülür. Aynı şekilde riskli kabul edilen diğer gruplarda-sağlık çalışanları, tıp-diş hekimliği-sağlık meslek okulları öğrencileri, seks işçileri vb.-yer alanlarda yapılan HBV infeksiyonu taramaları ve aşılama son derece önemlidir. Hepatit B ile infekte olanlar oral antiviral ilaçlarla bulaştırma riskleri sıfırlanacak (kanda HBV DNA PCR testi negatif) şekilde tedavi edilir ve böylece mesleklerini sürdürebilirler. Aynı uygulama diğer risk grupları için de geçerlidir.

Hepatit B enfeksiyonun dünya ve ülkemiz açısından önemli bir enfeksiyon hastalığı olduğunu, Ülkemizde her 20 kişiden biri bu virüsü taşıdığını ve taşıyıcıların ¾’ü sağlıklı taşıyıcı iken, ¼’ü siroz ve karaciğer kanserine ilerleme potansiyeli olan ve tedavi gereksinimi olan kişilerdir.

Hastalığın sosyal ve psikolojik yükü tedaviden daha zor olabilmektedir. Tesadüfen saptanan taşıyıcılık o güne kadar sağlıklı olan kişide gereksiz yere değişik sorunlara yol açmaktadır. Hekimden doğru bilgilendirmeleri alana kadar kişide bilinmezlikler, yanlış bilgilenmeler ağır bir psikolojik travmaya neden olabilmektedir. Kişi hastalığını yaşadığı çevreye anlattığında gereksiz yere ilişkileri bozulmakta, havuzlara alınmamakta, işinden atılmaktadır. Hepatit B’nin kronik, bulaşıcı ve uzun süreli sonuçları bakımından önemli bir hastalık olması nedeniyle etkilenen kişilerin toplum içinde dışlanma, haksız uygulamalara maruz kalma, evlilikte ve çocuk sahibi olmada engellerle karşılaşma, işini kaybetme gibi güçlükleri sıklıkla yaşadıkları bilinmektedir.

 RUTİN AŞILAMA 14. YILINDA

Kişilerin basit bir test yaptırarak hastalık ile ilişkilerini belirlemeleri ülkemiz koşullarında çok önemlidir. Bundan daha da önemlisi operasyon öncesi veya kan bağışı sonrası pozitifliklerin kişiye ihmal edilmeden en kısa zamanda bildirilmesi gerekmektedir. Bu bilgilendirmenin yapılmaması ileride geriye dönülmez zararlara yol açacağını ilgili kurumların bilmesi gereklidir. Günümüzde kronik hepatit B tedavisi olan bir hastalıktır. 6 farklı ilaçla tedavi seçeneği vardır. Ülkemizde 1 yılda kronik hepatit B tedavisine yaklaşık 140 milyon TL’sı harcanmaktadır. Harcanan bu miktar tüm ilaçlara harcanan tutarın yaklaşık %0.7’ sidir. Daha da önemlisi zamanında tedavi edilmemiş hastalarda gelişen siroz, karaciğer kanseri ve son tedavi yöntemi olarak yapılan karaciğer transplantasyonuna ise bu miktarın yaklaşık 8 katı her yıl harcanmaktadır ki bunun parasal karşılığı yaklaşık 930 milyondur. Bu açıdan erken tanı, gerekliyse erken tedavi bu hastalık için çok önemli bir duruma gelmektedir.

Hastalığın tehlikelerinin yanı sıra etkin bir aşısının bulunması tek tesellimizdir. Aşının rutin çocukluk aşıları arasına girmesinin 14. yılıdır. Bu açıdan aşı politikası çok çok önemlidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.