Hipertansiyonu Olanların 8 Hatası

Hipertansiyonu Olanların 8 Hatası

hipertansiyonu-olanlarin-8-hatasiHipertansiyon günümüzün en önemli hastalıklarından biri. Ülkemizde çoğunu kadınların oluşturduğu 18 milyona yakın hasta yüksek tansiyona karşı mücadele veriyor. Tüm dünyada ve ülkemizde yaygın olarak görülen hipertansiyon kontrol altına alınamadığında birçok organı etkileyerek başta kalp damar hastalıkları olmak üzere; böbrek yetmezliği, görme kaybı, hatta felç gibi ölümcül sonuçlara yol açabilen tehlikeli bir hastalık.

Doç. Dr. Ahmet Karabulut

Kardiyoloji Uzmanı

Ülkemizde her 4 ölümden biri, hipertansiyon sonucu oluşur. Hipertansiyonun bu tür ciddi tablolara yol açmasında en çok hastaların ilaçlarını yarım bırakmaları, yaşam alışkanlıklarına dikkat etmemeleri ve ilaç kullanmak yerine bazı besinlerden medet ummaları gibi yaptıkları hatalar rol oynar.

1. Hipertansiyonu Ciddiye Almamak

‘Bünyem, yüksek tansiyona alışmış’ deyip hipertansiyonu ciddiye almamak yapılan en büyük hatalardan biri. Kan basıncı yüksekliğini sadece strese (gerginliğe) bağlayıp tansiyon ilacı kullanmamak, ‘Ben tansiyonumun yükseldiğini hissediyorum’ deyip yakınma olmayan zamanlarda kan basıncını ölçtürmemek de hastaların yaptıkları diğer önemli hatalardan. Oysa hipertansiyon sinsi bir hastalıktır. Kişi kendini iyi hissetse bile, yüksek tansiyon damarlardaki harabiyetini sürdürür.

2. Sadece Büyük Tansiyonla İlgilenmek

Sadece büyük tansiyonla ilgilenmek de hastalar tarafından sıkça yapılan bir başka hata. Yapılan araştırmalar küçük tansiyon kontrol altına alınmadığında damar harabiyeti riskinin devam ettiğini gösterir. Bazı kişilerde sadece küçük tansiyonun yüksek olduğu ve bu kişilerin tedavi altına alınması gerektiği unutulmamalı. Özellikle kalp damarları, küçük tansiyon varlığında yüksek basınca maruz kalır.

3. Bitkisel İlaçlar Ve Sarımsaktan Medet Ummak

Hipertansiyon tedavisinin bitkisel ilaçlar ile sarımsakla yapılması ve tansiyon düşürücü ilaç kullanımından kaçınılması da yapılan hatalar arasında. Piyasada mevcut bitkisel ilaçlar Tarım Bakanlığı onaylı olup, çoğunluğu uyarıcı afrodizyak maddeler içerir. Bu ilaçlar tansiyon yükselmesine yol açabiliyor. Limon ve sarımsak kullanımının tansiyon düşürmedeki rolü minimal olup, tek başına yüksek tansiyon tedavisinde kullanılmaz. Ancak sarımsak ve limon diyetin bir parçası olabilir. Sakinleştirici ilaçlar kişilerin stresini azaltarak tansiyon dengelenmesine katkıda bulunabilir. Bu ilaçların tek başına kullanılması ancak nadir vakalarda tansiyon kontrolü sağlayabilir.

4. Her Kan Basıncı Yüksekliğinde Dilaltı Hapı Çiğnemek

Her kan basıncı yüksekliğinde dil altı hapı çiğnenmemeli. Dil altı hapının sadece baş ağrısı, göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetlerin geliştiği ve sıklıkla büyük tansiyonun 180 değerini aştığı acil durumlarda kullanılması gerekiyor. Aksi halde dilaltı ilacı kan basıncını hızla ve kontrolsüz düşürerek felç, kalp krizi ve ölüm gibi istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor. Dilaltının evde kullanımı doktor önermediği sürece tercih edilmemeli.

5. İlaç Tedavisinden Bağımlılık veya Yan Etki Yapar Diyerek Kaçınmak

Birçok hastalığı mevcut olan “Vücut ilaca alışır etkisini kaybeder, ilaç yan etki ve bağımlılık yapar” şeklindeki düşünce kesinlikle yanlış. Eğer ilaç tansiyonu iyi kontrol etmiş ve kişide belirgin yan etki oluşturmamışsa, ilacın eski ya da yeni oluşuna bakılmaksızın ilaç kullanılmalı. Tansiyon ilaçları bağımlılık yapmaz. Tansiyon ilaçlarının yan etki potansiyeli düşüktür ve bu etkinin ortaya çıkışı kişiye göre değişir. Yan etki ortaya çıktığında ilaç bırakılmamalı ve mutlaka doktora başvurulmalı. Unutmayın ki hastaya en büyük zararı kontrolsüz hipertansiyon verir.

6. İlaç Dışı Tedavileri İhmal Etmek

Hipertansiyon tedavisinde ilacın yanı sıra yaşam şekli değişikliği diye adlandırılan ilaç dışı tedaviler de bir o kadar önemli. Yaşam şekli değişikliği; tuzu azaltma, düzenli spor, ideal kiloya ulaşma, sigara ve alkolden uzaklaşma ve hipertansiyon diyetini kapsar. Ancak ilaç kullanan hastaların çoğu ilaçsız tedaviyi ihmal eder. İlaçsız tedaviye dikkat edilmezse antihipertansif ilaçların da etkisi çok azalır veya ortadan kalkar. Hipertansiyon tedavisi ancak sağlıklı bir hasta-hekim ilişkisiyle mümkün olabilir.

7. İlaç Tedavisine Ara Vermek

Birçok hasta kan basıncı ilaçlarla kontrol altına alındığında, kendilerini rahatsız eden baş ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntı gibi yakınmalar ortadan kalktığında veya ilacı bittiğinde ilaç tedavisini yarıda bırakabilir. Oysa kısa süreli bile olsa tedaviye kesinlikle ara verilmemeli. Çünkü tedavide amaç sadece hastayı o dönemde rahatsız eden yakınmaları gidermek değil, aynı zamanda hedef organ hasarını önleyerek veya geri çevirerek kalıcı sakatlık ve ölümleri azaltmak. Hipertansiyonun büyük olasılıkla ömür boyu eşlik edeceği unutulmamalı. İlacın ani bırakılması, tansiyon değerlerinde ani fırlamaya ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabilir.

8. İlacı Bırakarak ‘Kan Basıncı Yeniden Yükselecek mi?’ Diye Deneme Yapması

Kan basıncı kontrol altına alınan bir hastanın ilacı bırakarak ‘kan basıncı yeniden yükselecek mi?’ diye deneme yapması da büyük bir hata. Antihipertansif ilaçlar bırakılsa bile kan basıncını düşürücü etkileri bir süre daha devam ediyor. Hastada geçici, hipertansiyon yoksa ilaç bırakılınca kan basıncı bir süre sonra kesinlikle yeniden yükseliyor. Bu nedenle ilaç tedavisinin kesilmesi ve doz değişikliği kesinlikle doktor tarafından yapılmalı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.