İdrar Kaçırma Korkusundan Kurtulabilirsiniz…

04.01.2015
1.757
İdrar Kaçırma Korkusundan Kurtulabilirsiniz…


Tüm kadınların yaklaşık yüzde 20 sinde görülen idrar kaçırma şikayetleri premenopozal çağda yüzde 20-25 ve menopoz çağındaki kadınlarda ise %40-60’ lara çıkar. Ve kadınlarda sosyal, hijyenik, duygusal, ekonomik ve cinsel sorunlar yaratır. Oysa yeni modern yöntemlerle 15 dakikalık kısa bir operasyonla normal hayata dönmek mümkün.

Op. Dr. Gökmen iyigün

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

 

İdrar kaçırmanın pek çok türü ve sebebi olsa da en sık karşılaşılan  iki sebep vardır. Bunlardan en sık görüleni Stress İnkontinans adı verilen, kadınların aksırıp, öksürdüğünde ya da ıkındığında, güldüğünde karın içi basıncının arttığı durumlarda idrar kaçırması ve Urge (acil) inkontinans denilen ani idrar hissinin gelmesi ve tuvalete yetişememeye bağlı idrar kaçırılmasıdır. Bu iki durum ayrı ayrı olabildiği gibi birlikte de olabilir ve tüm idrar kaçırmaların yaklaşık yüzde 85-90’nını oluşturur.

Hastalar çoğunlukla ;

-Öksürme

-Gülme

-Zıplama

-Merdiven çıkma

-Ikınma gibi davranışlarda bulunduğunda idrar kaçırır

Urge (acil) İnkontinansta ise; hastalar herhangi bir eylemde bulunmasa bile işini bırakıp ani bir idrar yapma isteği duyup tuvalete yetişmeye çalışırken idrar kaçırıyordur. Bu iki durum birbiriyle karıştırılmamalıdır. Bunların dışında diabet ya da bir takım norolojik hastalıklarda, genital fistüllerde, aşırı kabızlıkta, idrar yolları enfeksiyonlarında ya da idrar akışını arttıran ilaçların kullanılması sırasında da idrar kaçırma olabilir. Bu durumların birbirinden ayırmak için mutlaka ürojinekolojik muayene yaptırmak gerekir.

Ne zaman doktora gitmek gerekir ?

-İdrar kaçırma şikayeti varsa

-Dışkı kaçırma şikayeti varsa

-Sık idrara gitme varsa (günde 8-10 kereden daha fazla)

-İdrarını tam boşaltamama hissi varsa

-Cinse ilişkide rahatsızlık varsa

-Vaginal yanma, ağrı,kaşıntı,akıntı varsa

Hangi durumlar eğilimi arttırır?

-İleri yaş ve kadın cinsiyeti

-Ailesinde idrar kaçırma şikayetleri olanlar

-Menopoz

-Geçirilmiş pelvik cerrahi öyküsü

-Diabet, kalb,böbrek,eklem ve omurilik hastalıkları, geçirilmiş felç

-Sigara içimi ve ona bağlı gelişen kronik öksürük

-Fazla alkol, çay ve kahve tüketimi

-Kilo alma, kronik kabızlık, öksürük

Hastaların kendi kendine yapabileceği basit testler var mıdır?

Ped testi için önce 500cc sıvıyı içip, 20 dakikada sonra vajene daha önce tarttığı bir pet koymalı,

Sonra;

-3 dakika hızlı yürüyüş

-10 kez oturup kalkma

-1 dakika merdiven çıkma

-5 kez eğilip yerden bir şey alma

-12 kez öksürme

-1 dakika koşma gibi egzersizleri yaptıktan sonra ped tartılıp 10 gr ve üzerinde ağırlık artışı varsa doktora başvurmalıdır.

Nasıl anlarız ?

-Ufak ev işlerini yapabilmeyi etkiliyor mu ?

-Yürüme ,y üzme, egzersiz gibi fiziksel aktiviteleri yapmayı etkiliyor mu ?

-Eğlence amaçlı  sinema, konser,düğün vb aktiviteler katılmayı ne oranda etkiliyor mu ?

-Otomobil yada otobüs ile 30 dakikadan daha fazla seyahat etmeyi etkiliyor mu ?

-Ev dışı sosyal etkinliklere katılmayı etkiliyor mu ?

-Ruhsal sağlığınızı etkiliyor mu (sinirlilik ,depresyon,kaygı vb),

-Hüsran duygusu yaratıyor mu?

Korunmak için neler yapmalıdır?

-3-4 saatte bir tuvalete gidilmeli. İdrar ve dışkılama geciktirilmemeli ve yaparken zorlanmamalıdır

-İdrar ve dışkı sorunlarına yol açan hastalıklar ertelemeden tedavi ettirilmeli

-Pelvik taban kas egzersizleri yaşam boyu uygulanmalıdır

-Gebelik sırasında idrar ve dışkı problemleri olmuşsa bu gebelik dikkatle izleyip doğum sonrası yakın takibe almalıdır, zorlayıcı doğumlardan kaçınılmalıdır.

-Menopoz kontrolleri aksatılmamalı , gerekirse östrogen almalıdır

-Özellikle yaşlanmaya bağlı hareketsizlik, kronik öksürük, kronik kabızlık,zihinsel sorunlar  ve kalça kırıklı hareketsiz hastalar yakından izlenmelidir

Doğru beslenme önerileri

Beslenme ve yaşam tarzı düzenlemesi stress inkontinanslı hastalara oldukça destek olur. Bu durumda risk altındaki kadınlar;

-Aşırı kilodan kaçınmalı, fazla kilolu kadınlar mümkün olduğunca normal kilolarına yakın olmalı

-Günde 6-8 bardak su içilmeli, sıvı kısıtlamasından kaçınılmalı

-Kola, kahve, demli çay özellikle asitli meyve suları(en dikkat edilmesi gereken portakal, greyfurt suyu)ve baharatlı yiyecekler idrar yolları için irritandır. Bu yiyecekleri yerken aşırıya kaçmamalı

-Kabızlıktan kaçınılmalı bunun için posalı, yeşil yapraklı, lifli besinler tüketilmeli (sabahları aç karnına birkaç tane kuru kayısı, kuru incir, kuru  erik üzerine bir bardak su içilmeli)

-İdrara çıkmayı arttıran ilaçlardan ve gıdalardan özellikle akşamları geç saatte kaçınılmalı.

Tedavisi ;

Öncelikle idrar kaçırmanın türü ve sebebi belirlenmelidir. Bundan sonra hastaya yaşam davranış önerilerinden pelvik kas egzersizlerine ya da medikal tedaviden cerrahi tedaviye kadar durumuna göre bir takım tedavi önerileri vardır.

Tedavide yeni gelişmeler ;

Bir grup idrar kaçırma şikayetleri pelvik kas egzersizlerinden oldukça yarar görmektedir. Yeni fizik tedavi yöntemlerinden oldukça iyi sonuçlar alınmaktadır. Ayrıca idrar kaçırma cerrahisinde eskiden uygulanan cerrahi yöntemlerin hem başarı oranları düşük hem de hastaların hastanede kalış süreleri ve komplikasyon oranları yüksekti. Son 4-5 yılda uygulanan yeni modern yöntemler (TOT;TVT) ve cihazlarla cerrahi gerektiren hastalar 15 dakikalık kısa bir operasyonla kendilerini yaşamdan uzaklaştıran bu sorundan kurtulur ve aynı gün içinde evine gidip bir gün sonrada normal hayatına dönebilir. Ayrıca bu yöntemlerle yapılan onarımlarda bu şikayetlere sebep verebilen anatomik kusurlar daha iyi tedavi edilip hastalığın tekrarlama oranları oldukça düşer. Eski tekniklerle yapılan cerrahi operasyonlar sonrası hastalar tekrar operasyon geçirmek zorunda kalıyorlardı. Öncelikle bir grup hastalar bu sıkıntıları çekmelerine rağmen utanıp sıkıldıklarından hekime başvuramamakta, bir grup hastalar toplumda yaygın görüldüğünden bu durumu bir kadınlık kaderi olarak kabullenmektedir. Bir diğer problemde eski yöntemlerle opere edilmiş hastalarda işittikleri ameliyatların işe yaramadığı genel kaygısıdır. Bir diğer sıkıntılı durumda pelvik egzersizleri ve fizik tedavi gerektiren hastaların ya bu tedavilere uyum göstermemesi ya da bu tedavileri yapabilecek hekimlere ve kurumlara henüz sınırlı olduğu için ulaşamaması.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.