Kanser Saç Dökemeyecek

Kemoterapi sırasında kullanılan yeni yöntemle saç dökülmesinin % 85 oranında önüne geçiliyor…
Prof. Dr. Hope S. Rugo
Hematoloji ve Onkoloji Profesörü
Kanser tedavisinde saç dökülmesi önlenince hastanın hayata ve tedaviye bakış açısı pozitif olarak değişiyor. Bu durum iyileşme süresinin daha kısa olmasını ve normal yaşantısına daha hızlı dönmesini sağlıyor.
Kanser tedavisinde uygulanan kemoterapinin yan etkilerinden biri olan saç dökülmesi, hastaları psikolojik olarak çöküntüye uğratan nedenlerin başında geliyor. Özellikle bazı kadın hastalar, saçlarının dökülmemesi için tedaviyi reddetmeyi bile göze alabiliyorlar. Geliştirilen “Kafa Derisi Soğutma Sistemi” dünyanın bir çok ülkesinde uygulanıyor. Rusya’dan Amerika’ya Yunanistan’dan Japonya’ya bir çok ülkede kullanılan yöntem, % 85 başarı oranı ile saç dökülmesini önlüyor. Dondurma yöntemi olarak adlandırılan uygulama, 2. Ulusal Hemotoloji ve Onkoloji Kongresi’nde de Onkologlar ve Onkoloji hemşireleri tarafından da yoğun ilgi ile karşılandı.
Kafa derisi sogutma yöntemi; saç köklerini çevreleyen kan damarlarının daralmasını sağlayarak, saç köklerine ulaşan kemoterapi ilaclarını önemli ölçüde azaltıyor. Böylelikle saç dökülmesinin önüne geçilebiliyor.
Yöntem, 3000 den fazla cesitli kemoterapi kombinasyonlari gören hasta uzerinde kullanılarak başarısını ortaya koydu.
Bazi kadinlar icin saclarini kaybetme korkusu oldukca buyuk, bazileri icin tedaviden vazgececek kadar büyük. Bu durum, tedavinin gecikmesine ve daha az etkili bir seçime neden olabiliyor.
Özellikle tüm erken dönem meme kanserlerinin kemoterapi tedavilerinde kulanilan ilacların saç dökülmesine neden olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle sık görülen meme kanseri hastalarının saç dökülmesi kaçınılmazlığı, acı ve yaşadıkları duygusal stresin tedavi sürecini olumsuz etkilediğini, saç dökülmesinin önlenmesi ile hastaların hayat kalitelerinin arttığını ve tedaviye motive olduklarını belirtiyor. Kafa derisi soğutma uygulanan hastaların çoğunun kadın olduğunu ancak erkek hastalarında kullandığını, saç dökülmesinin psikolojik zararlarının cinsiyetle ilişkilendirilemeyeceğine vurgu yapıyor.
Yöntemin uygulandığı hastalardaki farkı şu şekilde ifade etti:“saç dökülmesi önlenince hastanın hayata bakış açısı daha pozitif oluyor ve aynı sekilde tedaviye daha katılımcı oluyor, bu aynı zamanda iyileşme süresinin daha kısa olmasını sağlayarak, normal hayata daha hızlı dönmesini sağlıyor.
Özellikle Hemşireler kanser hastaları ile çok vakit geçiriyorlar. Dolayısıyla tüm özel yaşantılarını, üzüntülerini, sevinçlerini hemşirelerle paylaştıklarına dikkat çekiyor. Hemşireler, hastalarla çok uzun saatler geçiren, onların tüm tıbbi bakımlarının yanı sıra psikolojik destek konusunda birinci dereceden önemli yardımcılarıdır. Hatta öyleki, bizler görev esnasında kendi üzüntülerimizi varsa kızgınlıklarımızı kesinlikle yansıtmayız. En ufak bir tebessüm eksikliği hastanın moralini biranda alt üst edebilir. Bu nedenle hemişereler çok önemlidir. Tedavi esnasında “umut” hasta için son derece önemli bir konudur. Onların umutlarını zedeleyecek hiç birşeye müsaade etmeyiz. Tüm gayretimizle hastalarımızın tedavilerine umutla devam etmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Teknoloji hızla ilerlediği için dünyadaki yenilikleri de takip ederek, paylaşmaya çalışıyoruz. Kafa Derisi Soğutma sistemi hastalar açısından son derece pozitif bir yöntem hatta bir müjde diyebiliriz. Hiç bir kanser hastası, etrafında kanser hastalığının bilinmesini istemiyor, bunun en önemli göstergesi olan saçlarının dökülmesiyle büyük bir çöküntü yaşıyor. Ne tedavisi gördüğünden öte, nasıl saçlarının döküldüğü söz konusu oluyor. Filmlere bile bu şekilde konu oluyor. Kafa Derisi Soğutma sistemi ile beden imajının bozulmaması, hastanın sosyal ve çalışma hayatının yanı sıra tedavinin ilerlemesinde de büyük artı sağlayacağı kanaatindeyim.









