Kuş Gribi İstemiyoruz

Aşı alanında lider bir şirket ve sadece 2005 yılında yaklaşık bir milyar doz aşı satan, dünya genelinde günde 1.5 milyon, yılda 500 milyondan fazla insanın belli hastalıklara karşı bağışıklık kazanmasını ‘aşıları’ üreten Sanofi Pasteur’un Türkiye Şubesi Medikal Direktörü Dr. Tamer Pehlivan’a kuş gribi ve son gelişmeleri sorduk…
Nilay Akgün
Dr. Tamer Pehlivan: Her yıl olduğu gibi bu yılda grip sezonunun, Avrupa’da ve ülkemizde Aralık başı gibi başlaması ve yoğun bir şekilde hastalığa neden olması beklenmektedir. Bu nedenle Sanofi Pasteur her yıl olduğu gibi bu yılda, gribin tehlikeli olabileceği risk gruplarındaki kişileri korumak amacıyla, Dünya Sağlık Örgütünün önerileri doğrultusunda üretmiş olduğu grip aşılarını ülkemize getirmiştir. Şu an kuş gribinden çok, risk gruplarındaki kişiler için mevsimsel grip hastalığı çok daha fazla önem taşımaktadır. Zira her yıl dünyada 500 milyon kişi mevsimsel gribe yakalanmakta ve bunların büyük çoğunluğunu yaşlılar, çocuklar ve kalp, astım, diabet, akciğer hastalarının oluşturduğu yaklaşık 500.000’i hayatını kaybetmektedir. Oysa ki tüm dünyada görülen kuş gribi vaka sayısı 249 ve ölen kişi sayısı 146’dır. Henüz kuş gribi insandan insana etkin bir bulaşma yeteneği kazanmamıştır ve vaka sayısı bu nedenle kısıtlı kalmaktadır ancak kuş gribi virüsü her an insandan insana kolaylıkla bulaşma yeteneği kazanabilme riskine sahiptir. Bu nedenle kuş gribinin oluşturduğu tehdit küçümsenmemekte ve Sanofi Pasteur bu tehdidin önüne geçebilmek için aşı üretme çalışmalarını sürdürmektedir. Klinik araştırmada kullanılmak üzerede az miktarda H5N1 kuş gribi aşısı üretimine başlamıştır. Üretilen kuş gribi aşısının insanlardaki etkinlik çalışmaları oldukça başarılı sonuçlar verdi Bir sonraki basamak mümkün olan en az dozla en fazla sayıda kişiyi koruyabilmek amacıyla doz ayarlamasıdır. Bu sene içinde yapılan aşı üretimi ile ilgili çalışmalar pandemik aşının kısa bir zaman içinde üretilebileceğini göstermiştir. Şu anda yapılacak olan klinik araştırmalar ile pandemik aşılama için en etkin stratejinin belirlenmesi gerekmektedir.
SALGIN HALİNDE ÜRETİLEN AŞI YETERLİ OLMAZ
Dr. Tamer Pehlivan: Kuş gribine bağlı beklenen büyük bir salgın sırasında üretilen aşıların dünya talebini karşılamayacağı düşünülmektedir. Bu da her ülkenin ihtiyacı olduğu kadar aşıya ulaşamaması anlamına gelmektedir. Bu gerçek nedeniyle, olası büyük bir tehdit durumunda, daha etkin bir korumaya ulaşılabilmesi için Dünya Sağlık Örgütü, mevsimsel grip aşılarının kullanım oranlarının arttırılmasının önemi üzerinde durmaktadır. Mevsimsel grip aşılarının kullanımının arttırılması olası bir büyük salgında ulaşacağımız aşı miktarını arttıracaktır ancak çok daha önemlisi, mevsimsel gribin hayati tehdit oluşturduğu risk gruplarındaki kişilerin hastaneye yatışlarını ve ölümlerini engelleyecektir.
Mevsimsel grip aşılarının risk gruplarındaki daha fazla sayıda kişiye ulaşmasını sağlamak amacıyla, Sağlık Bakanlığı 2006 yılı Bütçe uygulama talimatı ile yüksek risk gruplarında grip aşılarının resmi reçetelerde geri ödemesini sağlanmıştır
YETKİLİLER HAZIRLIKLARINI TAMAMLADI MI?
Sağlık Bakanlığı büyük kuş gribi salgınına hazırlanmak için Sağlık Bakanlığı temsilcileri, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı temsilcileri, Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ve Üniversitelerine bağlı Halk Sağlığı uzmanları, Enfeksiyon hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanları, Göğüs Hastalıkları uzmanları, Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanları, Pediatrik Enfeksiyon Hastalıkları uzmanları, aşı ithal eden firma temsilcileri ve antiviral ilaç ithal eden firma temsilcilerinin katıldığı bir çalışma grubu ile Ulusal Grip Pandemi Planı hazırladı. Bu plana göre büyük salgın için yapılması gereken hazırlıklar ve salgın sırasında gerek normal hayatın devam edebilmesi, gerekse vaka sayısı ve ölüm oranlarının azaltılması amacıyla alınması gereken önlemler kararlaştırılmıştır. Ayrıca salgın sırasında çeşitli kurumların görev, yetki ve sorumlulukları belirlendi. Ayrıca bu plan uyarınca tüm sağlık personeli ve Tarım Bakanlığı’nın sahada çalışan işçilerinin Sağlık Bakanlığı tarafından grip aşısı tarafından aşılanması planlandı.
Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülmeye başlanan grip izleme de olası vakaların hızlı bir şekilde tespiti ve gereken önlemlerin alınması için önemli bir adım.
Kuş gribi nedir?
Kuş gribi, influenza virüsünün A tipi ile kuşlarda meydana gelen ve bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Kuş gribi virüsleri normalde kuşlarda doğal olarak bulunmaktadır. Vahşi kuşlar genellikle hastalanmadan bu virüsleri bağırsaklarında taşırlar. İlk kez 1961 yılında Güney Afrika’daki kuşlardan izole edilmiştir. Tüm kuş gribi virüslerinde olduğu gibi, H5N1 avian flu virüsü de esas olarak kuşlar arasında dolaşmakta ve ölümcül olabilmektedir. Kuşların hastalığa hassasiyeti bilinmekle birlikte özellikle evcil kümes hayvanları kuş gribi enfeksiyonuna çok hassastır ve hastalık hızla bir salgına dönüşebilmektedir.
Tüm kuşlar kuş gribine yakalanabilir ancak bazı türler direnç gösterebilmektedir. Kuş gribi kuşlarda hafif hastalıktan, yüksek derecede bulaşıcı ve hızla ölümle sonuçlanan ağır hastalığa kadar değişen derecelerde hastalığa ve salgınlara neden olur. Hafif hastalık bazen sadece saldırgan özellik gösterme veya yumurta üretiminde azalma şeklinde kendini gösterebilir. Hastalığın esas önemli formu “yüksek derecede patojenik kuş gribi” formudur. Bu formda ölüm oranı yüzde 100’e yaklaşır. Kuşlar semptomların başladığı gün içinde ölebilirler.
Göçmen su kuşları, en sık vahşi ördekler, kuş influenza virüslerinin doğal rezervuarıdır ve bu kuşlar aynı zamanda enfeksiyona karşı en dirençli olanlardır. Tavuk ve hindiler gibi evcil kümes hayvanları hızla öldüren influenza salgınına karşı özellikle hassas olan gruptur.
Evcil sürülerin vahşi su kuşları ile teması, ortaya çıkan salgınların en sık nedeni olarak gösterilmektedir. Canlı kuş satan marketler ise salgının yayılmasında önemli bir rol oynamaktadır.
Salgının görüldüğü çiftliklerin karantinaya alınması ve hastalanmış veya hasta kuşlarla karşılaşmış ve hastalanma ihtimali olan hayvanların öldürülmesi, hastalığın diğer çiftliklere yayılması ve ülkenin tüm kümes hayvanlarına bu virüsün bulaşması ve yerleşmesini önlemek için standart kontrol yöntemleridir.
Kuş grip virüsleri yüksek oranda bulaşıcı olmalarının yanında, diğer çiftliklere, virüsün bulaşmış olduğu araç gereçler, taşıtlar, yemler, kafesler ve kıyafetler gibi mekanik yollarla kolayca yayılabilmektedir. Yüksek hastalık yapma yeteneğine sahip virüsler özellikle sıcaklık düşük olduğunda dış ortamda uzun süre canlı kalabilmektedir. Bununla birlikte çiftliklerde sıkı hijyen koşullarının sağlanması ile bir miktar korunma sağlanabilmektedir.
Kuş gribinin tedavisi veya aşısı var mıdır?
Kuş gribinin kesin bir tedavisi yoktur. Ancak bazı ülkelerde korunma veya tedavide kullanılması önerilen 2 çeşit ilaç bulunmaktadır. Bunlar M2 inhibitörleri (Amantadin, Rimantadin) ve Nöraminidaz inhibitörleridir (Oseltamivir, Zanamivir). Bu ilaçlar antiviral ilaçlar olup özellikle kuş gribine spesifik değildir. Hastalık belirtileri başladıktan sonra ilk 48 sat içinde başlanırsa etkilidir.
Kuş gribinin şu an için ticari aşısı yoktur. Şu anda kullanılmakta olan grip aşısı H5N1 virüslerine karş kesin koruma sağlamayacaktır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kuş gribi aşısı üretmek üzere aşı firmalarına vermek üzere, DSÖ Global Influenza Surveyans Ağındaki laboratuarlar ile birlikte H5N1 aşı virüsü prototipi hazırlamıştır. Çalışmalar insan klinik araştırmaları düzeyindedir.
İnfluenza aşılarının üretimindeki deneyim de, özellikle aşı içeriğinin her yıl antijenik drift ile değişen virüsün değişimine uygun olması amacıyla her yıl değiştiği düşünülürse, dikkate değerdir. Kuş gribi etkeni olan H5N1’e karşı aşı hazırlanmış olup çeşitli dozlarda doz-cevap çalışmaları tamamlanmıştır. Şu an Faz II çalışmaları yürütülmektedir. Yaklaşık 6 ay – bir yıl içinde aşının geliştirme çalışmalarının tamamlanması beklenmektedir.
Bu hastalıktan korunmak için ne yapmak gerekmektedir?
Kuşlardaki yüksek derecede patojen H5N1 kuş gribi virüsü salgınının halk sağlığı üzerindeki risklerini minimuma indirmek için yardımı olacak pek çok önlem bulunmaktadır. Acil öncelik salgının kümes hayvanlarındaki yayılımının durdurulmasıdır.Bunun için temel önlem risk altındaki kümes hayvanlarının itlafıdır. Bu strateji insanların virüs ile karşılaşma ihtimalini de azaltacaktır. Enfekte olan kuşlarla karşılaşma açısından risk altında olan kişilerin, şu anda dolaşan insan influenza virüsüne karşı hazırlanmış aşı ile aşılanması bu insanların aynı anda hem kuş hem de insan influenza virüsleri ile enfekte olmasını ve bu virüsler arasındaki genetik değişiminin gerçekleşmesi ihtimalini azaltacaktır. Kümes hayvanlarının kesiminde çalışan kişilerin uygun kıyafet ve araç gereçlerin kullanımı ile enfeksiyondan korunması gereklidir. Bu kişiler aynı zamanda koruyucu önlem olarak antiviral ilaçlardan da almalıdır.
İnsanlarda kuş gribi ortaya çıktığında, hayvanlardaki ve insanlardaki enfeksiyonun yaygınlığı ve dolaşan influenza virüslerinin tipinin bilinmesi, halk sağlığı üzerindeki riskin değerlendirilmesi ve gerekli önlemler alınması için rehber oluşturacaktır. Her bir vakanın detaylı bir şekilde incelenmesi ayrıca önem taşımaktadır. Dünya Sağlık Örgütü ve Global İnfluenza Ağı’nın üyeleri, uluslararası teşkilatlarla birlikte, bu aktivitelerin çoğuna yardımcı olmaktadır. Halk sağlığı üzerindeki riskin başarılı bir şekilde azaltılması, etkilenen ülkelerin aynı zamanda epidemiyolojik ve laboratuar kapasiteleri ve hali hazırda var olan surveyans sistemlerinin yeterliliğine de bağlıdır.
Kuş gribinin belirtileri nelerdir?
İnsanlarda görülen kuş gribi ateş, öksürük, boğaz ağrısı, kas ağrıları gibi tipik grip benzeri bulgulardan göz enfeksiyonları, zatürre, ciddi solunum yolu hastalıkları (akut solunum sıkıntısı gibi) ve diğer ciddi hayatı tehdit eden komplikasyonlara kadar değişen bir yelpazede değişebilmektedir.
Bununla birlikte kümes hayvanlarında (tavuk, ördek ve hindi) görülen kuş gribi salgını sırasında, insanların hasta kuşlarla temas etmesi veya hasta kuşların salgılarının bulaştığı yüzeylerle temas etmesi ihtimali arttığı için, kuş gribinin insanlara bulaşma ihtimalide artmaktadır. Şu anda Asya’daki kümes hayvanlarında görülen H5N1-AVIAN FLU (H5N1-Kuş gribi) salgını insanlarda enfeksiyon ve ölümlere neden olmaktadır. Bu durumda insanlar hasta kümes hayvanları ile temastan kaçınmalı ve kümes hayvanlarının kullanımı ve pişirilmesi konusunda dikkatli olunmalıdır.
Aşılama kuş gribinden korunmanın en iyi yolu mudur?
Kuş gribi yüksek patojeniteye sahip H5N1 influenza virüsü tarafından meydana getirilmektedir ve kesin tedavisi yoktur. Şu anda kullanılmakta olan aşılar da pandeminin önlenmesi açısından dolaylı olarak büyük önem taşımaktadır. Tavuk çiftliklerinde çalışanlar gibi kuş gribi virüsünün bulaşması için yüksek risk grubundaki kişilere uygulandığında, hem insan gribi virüsüne karşı koruyacaktır, hem de böylece bu kişilerin aynı anda hem insan gribi virüsü hem de kuş gribi virüsü ile enfekte olmasını engelleyecektir. Bu eş zamanlı enfeksiyon, kuş ve insan gribi virüslerinin gen alışverişi yapma ve sonuçta ortaya pandemi yapma potansiyeli olan, yeni influenza virüs alttipi oluşturabilmesine fırsat tanıyacaktır.
Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü, kümes hayvanlarında yüksek derecede patojenik kuş gribi salgınlarının görüldüğü ülkelerde, kuş gribi virüsü ile karşılaşma açısından yüksek risk altındaki kişilerin, şu anda kullanılmakta olan trivalan influenza aşıları ile aşılanmalarını öneren bir rehber yayınlamıştır. Bu rehber uyarınca influenza aşılamasına büyük önem verilmesi gerekmektedir.
Kuş Gribi serçelerle bile yayılabilir
İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr.Cengiz Uzun kuş gribine karşı toplum olarak bilinçlenilmesi gerektiği konusunda uyarıyor.
Dr.Cengiz Uzun: H5N1 tipi kuş gribi virusu 2003 yılından en son 8 Eylül 2006 tarihine kadar tüm dünyada 244 kişide saptanmış ve bu hastaların 143’ü kaybedilmiştir. Ülkemizde 2006 yılında 12 vakaya rastlanmış, bu hastaların dördü kaybedilmiştir. Kuş gribinde virus ile kontamine el ve cansız nesnelerle temas sonucu hastalık bulaşabilir. Kuş gribinden korunmak için hastalıklı ve temaslı kuşları imha etmek, hastalığın görüldüğü bölgeleri karantina altına almak ve buralarda dezenfeksiyon uygulamak gerekir. Tüm infeksiyon hastalıklarında olduğu gibi en önemli korunma yöntemlerinden biri el yıkamadır. Ellerin sabun ve su yıkanması hastalığın bulaşmasını önler. Ayrıca etlerin pişirilmesi de bulaşmayı önleyecektir. Yumurtalar da infekte olabilir, bundan dolayı yumurtalarında pişirilerek tüketilmesi gerekir. Tüm bu besinler, içlerindeki sıcaklık 70°C olacak şekilde pişirilmelidir. Aslında H5N1 virusu kanatlıların virusudur ve genelde onlarda hastalık yapmaz ancak kümes hayvanlarında mutasyona uğrayıp, “yüksek patojen” özellik kazandığında, kanatlıların da hastalanıp, ölmelerine neden olur. Kuş gribinin kendine özgü belirtileri yoktur; klasik grip bulguları, hasta/ölmüş kanatlılar ile yakın teması olmuş bir kişide 2-7 gün sonra başlar ise, kuş gribinden şüphe edilir. Hasta/ölü hayvan ile direkt yakın temas varlığı, tanı için çok önemlidir. H5N1 virusu de zatüüre tablosuna da neden olabilir. Laboratuar tanısı konması şarttır. Balkona konan kuşlar imha edilmemeli; ancak çok azda olsa dışkılarında virus bulunabileceği düşünülerek, bu dışkılarla temas edilmemeli.. Bu nedenle virüsün yayılmasında çok yaygın olarak günlük yaşamımızın bir parçası olan Serçeler dahi rahatlıkla etkenin yayılmasında rol oynayabilir. Virüs sıfır derece ve altında 30-100 gün yaşayabilir, bu yüzden 3 aylık bir zamana ihtiyaç var.
KUŞ GRİBİ ÜLKEMİZDE NE ZAMAN ORTAYA ÇIKTI?
Türkiye’de ilk kez kuş gribine Balıkesir’in Manyas ilçesine bağlı Kızıksa beldesinde 5 Ekim tarihinde rastlandı. Kuş gribi vakalarının da ocak ayı başında açıklanan tarihlerden çok önce 9 Aralık’ta Tarım Bakanlığı’nın laboratuarlarında belirlendiği ortaya çıktı. Aynı gün Bakanlık’tan yapılan açıklamada ise “Türkiye’de kuş gribi yok” denildi. Aynı tarihte bakanlık’ın Erzurum’daki Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü kendilerine 14 Kasım 2005’te Ağrı’dan gönderilen şüpheli tavuk, hindi ve kazların otopsi sonucunu kayda geçirdi. İncelenen bu kanatlı hayvanlarda kuş gribi olduğu belirlendi. 23 Kasım’da yine Erzurum’daki laboratuvara Kars, Erzincan ve Ağrı’dan gelen farklı örneklerde de kuş gribi tespit edildi. Bu bilgiler de 9-10 Aralık 2005 tarihinde laboratuvar raporlarına girdi.Hükümet Sözcüsü Çiçek ise “Kuş gribi açıklamaları işgüzarlık” derken, Sağlık Bakanlığı’nın konuyla ilgili en yetkin bürokratı konumundaki Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Turan Buzgan da, kuş gribinden öldüğü kesinleşen Muhammet Ali Koçyiğit için,”Kuş gribinden değil zatürreden öldü”açıklamasını yaptı. 3 gün geçti ve laboratuvar sonuçları”acı gerçeği” ortaya koydu. 31 Aralık 2005’te Ağrı’nın Doğubeyazıt’tan Fatma, Muhammet Ali (14), Hülya, Ali Hasan Koçyiğit kardeşler, yüksek ateş, öksürük, halsizlik şikayetiyle Van YYÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne getirildi. Yetkililer yanlış açıklama yarışindayken onlar birer gün arayla yaşama veda etti. Muhammet Ali 1Ocak, Fatma 4 Ocak, Hülya Koçyiğit ise 5 Ocak 2006’da öldü. Üç çocuğunu kaybeden babanın şu sözü ise hafızalara kazındı; “oğlum’baba beni kucağına al dedi’ ve yanağıma bir öpücük
attıktan sonra can verdi”.









