Lekesiz Bir Cilt İçin

17.10.2012
50
Lekesiz Bir Cilt İçin

lekesiz bir cilt için,dr.barış çakır,cilt lekeleri, kinetin, cilt bakımı,güzellik,güneş koruyucular,kojik acid,stokin,güneş lekeleri,çillerLekesiz bir cilde sahip olmak ve aynı zamanda genç görünmek istiyorsanız ‘kinetin’ molekülünden vazgeçmeyin. Doğada ‘mavi anemon çiçeği’nde ve ayrıca insan vücudunda da bulunan kinetin çok yönlü bir molekül olup peeling yapmadan güneş lekelerini ve çilleri azaltır.

 Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr.Barış Çakır Çok yönlü olan kinetin  molekülü, lekeleri gidermesinin yanı sıra tam bir anti-aging moleküldür.
Son yıllarda bilinçsiz kozmetik kullanımıyla artan cilt lekeleri (Melazma) yetişkinlerin yüzünde kahverengi lekeler halinde oluşan durumdur. Genellikle yüzün her iki tarafı da etkilenir. En yoğun yayıldığı yerler yanaklar, burun köprüsü, alın ve dudak üstüdür.
Kadınlarda yüzde 90, erkeklerde ise yalnızca yüzde 10 görülür. Koyu ciltli nesiller; özellikle Latin Amerika kökenli, Asyalı, Hintli, Ortadoğulu ve Kuzey Afrikalılarda daha sık görülür.
Deri lekelenmelerinin nedenleri
Kesin oluşum sebebi bilinmemekle birlikte, aile öyküsünde deri lekelenmesi görülen kişilerde oluşma ihtimali daha yüksektir. Doğum kontrol ilaçları, bazı antibiyotik gruplar, cildi aşındırıcı ve güneş hassasiyeti oluşturan ürünler, güneş ışınlarından yaz-kış cildi korumamak, bilinçsiz kullanılan kozmetik ürünler cilt üzerinde lekelenmelere sebep olabilir. Hormonal seviyedeki değişimin tetiklediği deri lekelenmeleri sıklıkla gebelikte oluşabilir. Deri lekelenmelerinin herhangi bir iç hastalık ya da organ işlevsizliğiyle ilişkisi yoktur. Oldukça yaygın olduğu ve yüz üzerinde kolayca görüldüğü için hastaların çoğunda basit bir cilt muayenesi ile teşhis edilebilir. Diğer hastalıklardan ayırt edilebilmesi için bazen deri biyopsisi gereklidir.

Kesin tedavisi olmamasına rağmen, bazı müdahaleler geliştirilebilir:
• Güneş koruyucuları, deri lekelenmeleri tedavisinde vazgeçilmezdir. Koruyucuların güneşten gelen UVA ve UVB ışınlarının her ikisine karşı etki göstermesi için geniş spektrumlu olması gerekir. A SPF 30 ya da daha yüksek bir koruyucu seçilmelidir. Ek olarak çinko oksit, titanyum oksit gibi fiziksel güneş koruyucu losyon-kremler de UV radyasyon ve ışınları bloke etmek için kullanılabilir. Yalnızca yazın değil kışında güneş koruyucu kremleri, her hava koşulunda, iç veya dış ortamlarda günlük olarak sürülmelidir.
• Bazı yüz temizleyicileri, kremler veya makyaj malzemeleri, ciltte herhangi bir iritasyona neden olan deri lekelenmelerini kötüleştirebilir. Bu durumda ürünlerin kullanımı hemen bırakılmalıdır. Lekelenmeler doğum kontrol haplarına bağlı olarak gelişirse hap kullanımı kesildikten sonra deri düzelebilir. Devamlı doğum kontrol hapı kullanımı durumunda deri lekelenmeleri ağartma kremiyle tedavi edilebilir.
• Deri lekelenmeleri tedavisi için çeşitli beyazlatma kremleri mevcuttur. Bu kremler daha çok pigment üretim hücrelerinin aktivitesini azaltarak etki gösterir.
• Reçetesiz satılan kremler, düşük konsantrasyonlu en genel kullanılan pigmentsiz ajan olan hidrokinon içerir. Genellikle, günde iki kez kullanıldığında hafif şekilde etkili olurlar. Normalde deri lekelenmelerinde 3 ayda önemli bir düzelme görülür.
• Kimyasal soyucular, mikrodermabrasyon ve lazer cerrahisi, deri lekelenmelerine yardımcı olabilir; fakat sonuçlar çelişkilidir.
Bazı durumlarda deri lekelenmelerini kötüleştirebilecek olan bu işlemlerin iritasyon oluşturma ihtimali vardır. Komplikasyon riskine karşı insanlar tedavi konusunda hekim olmayan kişilerin önerilerini dikkate almamaları yönünde uyarılmalıdır.

Tedavi yöntemleri
– Hydroquinone: Popüler bir tedavi olmasına rağmen cildi tahriş edebilir.
– Kojic acid: 1989 yılında Japonya’da geliştirilen, mantardan elde edilen doğal bir tedavi yöntemidir. Cilde zarar vermediği gibi ciltteki renk problemlerinin tedavisinde çok etkilidir. Bu tedavi üst deri tabakalarına nüfuz ederek pigment oluşumuna engel olur.
– Alpha-hydroxy asitleri: Yaşlı cilt hücrelerinin daha hızlı dökülmesine,  bu sayede de homojen renklenmeye yardımcı olur. Genellikle daha koyu olan yaşlı cilt hücrelerinin dökülmesi çil veya yaş lekelerinin daha az görünür olmasını sağlar.
-Kinetin: Peeling yapmadan güneş lekelerini ve çilleri azaltır. İnsan vücudunda da doğal olarak bulunan bu madde, doğada bitkilerden özellikle de mavi anemon çiçeğinden elde edilir. Sitokin olarak adlandırılan kinetin’e, vücudun haberci hücreleri diyebiliriz. Cildimizde aktif hale gelmiş melanosit hücrelerini  uyararak leke problemlerinin giderilmesine yardımcı olur. Çok yönlü bir molekül olan kinetin, etkin dozda kullanıldığında, lekelerin yanı sıra kırışıklıklar ve cilt kuruluğu üzerinde de etkili olur. Tam bir anti-aging moleküldür.

-Deri lekelenmeleri tedavisine yardımcı olan diğer ilaç; Azelik Asittir.

Tedavi yöntemlerinden peeling uygulanmasına karar verildiğinde güneşten özellikle korunmak gereklidir. Bu durumlarda, günde birkaç kez güneş koruma faktörlü kremler kullanmalıdır. Cilt rengini açıcı ürünler tercih edildiğinde ve peeling yapıldığında cildin üst, koyu renkli katmanı hedef alınır. Cilt korunmadığı takdirde, kendi kendini korumak için daha fazla melanin üretecektir. Bu da koyulaşarak ciltteki renk farklılığının daha belirgin duruma gelmesine neden olur ve sorun artarak devam eder.
Çil- yaş lekeleri sürekli bakım ve tedavi gerkırışıklıklarçillerektirir. Tedaviye son
verilirse lekeler veya çiller tekrar ortaya çıkabilir. Ancak cilt “rejimi”ni sürdürmenin kolay yolu  UV koruması (hem UVB hem de UVA
ışınlarından koruyacak) bulunan, cilt rengini düzenlemeye yardımcı, hassas ve etkili bir cilt bakım kremi kullanmaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.