Migren mi Göz Tansiyonu mu?

10.04.2022
1.090
Migren mi Göz Tansiyonu mu?

Migren sanılan baş ağrılarının altından sinsice ilerleyen, zamanla körlüğe yol açan, halk arasında ‘göz tansiyonu’ olarak bilinen glokom hastalığı çıkabilir. Dünya Glokom Birliğinin rakamlarına göre yaklaşık 80 milyon kişi glokom hastası ve körlük nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor. Pandemi sebebiyle erken teşhiste büyük engeller yaşandığı için uzmanlar; ailesinde glokom öyküsü olan, kırk yaş üstü kişilerin zaman kaybetmeden göz kontrollerini yaptırması konusunda uyarıyor.

Prof. Dr. Ilgaz Yalvaç

Türk Oftalmoloji Derneği

Glokom Birimi Başkanı

Migren ve göz tansiyonu (glokom) her dönem karıştırılan olgulardır. Özellikle pandemi glokom hastaları için dezavantajlı bir dönem oldu. Rutin muayenelerin aksatılması glokom tanı-tedavisinde ciddi sorunlara yol açtı. Uzmanlar, 40 yaş üstü özellikle de ailesinde glokom öyküsü olan kişilerin göz kontrollerini yaptırmaları, hastaların da yarım kalan tedavilerine devam etmesi gerektiği konusunda uyarıyor.

Ülkemizde iki buçuk milyona yakın glokom hastası olduğu tahmin edilirken, her dört hastadan yalnızca biri teşhis edilerek tedaviye geçilebiliyor. Geri dönüşümsüz görme kaybına yol açan ciddi bir toplumsal sağlık sorunu olan glokomun en önemli özelliği, hastaların büyük bölümünde belirti göstermeden sinsi şekilde seyretmesi ve geç teşhis edilmesi.

Migren mi göz tansiyonu mu?

Açık açılı glokom olarak bilinen, en sık rastlanılan glokom tipi, genellikle farklı şikâyetle göz muayenesine gelen hastalarda tesadüfen tespit edilir. Birçok hasta 40 yaşından sonra yakın görme bozukluğundan dolayı göz hekimine başvurduğunda göz tansiyon hastası olduğunu öğrenir. Dar açılı glokom tipinde, hasta belirtilerini migren ataklarıyla karıştırabilir. Glokomun hangi tipi olursa olsun, erken tanı-tedaviyle kontrol altına alınarak görme yetisinin korunması sağlanabilir.

Genetik yatkınlık riski 7 kat artırıyor

Glokomun en sık görülen tipi açık açılı ya da diğer bir deyişle sinsi glokomdur. Özellikle anne, baba, kardeş gibi birinci dereceden yakın akrabalarda olması, hastalığın aile üyelerinde görülme riskini yedi kat artırır. Daha nadir olan dar açılı glokom ise kadınlarda ve yüksek hipermetrop kimselerde daha sık görülür. Diyabet, göze ait neden veya başka sebeplerden uzun süreli kortizon tedavisi glokom için diğer risk faktörlerini oluşturur.

Glokom genelde yüksek göz içi basıncının bir sonucu olarak ortaya çıkmakla birlikte, bazı özel koşullarda normal hatta düşük basınçlarda bile glokom oluşabilir. Normal tansiyonlu glokom olarak adlandırılan bu tip genellikle damarsal problemleri, düşük kan basıncı, gece uykuda nefessiz kalma (uyku apnesi) sorunları olanlarda görülebilir.

Bebeklerdeki glokoma dikkat

Göz sıvısını dışarı taşıyan göz içi kanallarının anne karnında tam gelişmemesi durumunda gebelikte fetüste göz tansiyonu artabilir ve bebek bazı belirtilerle dünyaya gelir. Doğumsal (konjenital) glokom adı verilen bu tip erişkin glokomlarından çok farklıdır. Üç yaşına kadar bebeklerde gözün dış dokusu çok elastik olduğu için artan basınç gözü büyütür, bebek iri gözlerle doğabilir. Tek taraflı olursa daha kolay fark edilebilir ancak iki taraflı olduğunda gözden kaçabilir. Aile, özellikle tek taraflı büyük gözlü bebeklerde dikkatli olmalıdır. Bebekler de aşırı sulanma, ışıktan rahatsızlık hissi vardır ve göz rengi iyi seçilemez. Bu belirtiler varsa derhal bir göz hekimine başvurmalıdır.

Oftalmolojik muayenenin ayrılmaz bir parçası olan göz tansiyonu ölçümü glokom teşhisinde ilk adım olarak çok önemlidir. Ancak sadece basınç ölçümü ile tanı ve tedavi planlaması yapılmaz, görme alanını değerlendiren ya da görme sinirindeki erken kayıpları dahi yakalayabilen diğer ileri yöntemlerle hastalar takip edilmelidir. Özellikle miyop ameliyatı geçirmiş kimselerde kornea dokusu inceldiği için göz tansiyonu normal olarak ölçülebilir. Bu hastaların daha dikkatli olması gerekir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.