google.com, pub-2571312230047356, DIRECT,f08c47fec0942fa0

Obezite Mücadelesi Dönemi

Obezite Mücadelesi Dönemi

Obezite mücadelesi çocukluk çağında başlar. Sağlıklı beslenme, çocuğun erişkin yaşta genetik potansiyeline uygun bir vücut yapısına erişebilmesi ve sağlıklı bir erişkin olabilmesi için gereklidir.

Dr. Dicle İnanç

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm.

Obezite mücadelesi yaşamın ilk iki yılı, büyüme-gelişmenin en hızlı olduğu dönemdir. Bu dönemdeki sağlıklı beslenmenin tüm yaşam üzerine etkisi vardır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), anne sütü ile beslenmenin iki yaşına kadar sürdürülmesini önermektedir. İlk altı ay sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde başta enfeksiyon hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın görülme sıklığı azalmakta, beyin gelişimi daha iyi olmaktadır. Yine anne sütü ile beslenen çocuklarda ileri yaşlarda alerji, obezite, tip 1 diyabet, kanser, ateroskleroz (damar sertliği) gibi hastalıklara daha az rastlanmaktadır.

Beden Kitle Endeksi 95’in Üzerindeyse; obez
Obezite (şişmanlık) enerji alımının, enerji harcamasını aştığı durumlarda ortaya çıkan aşırı ve orantısız yağ depolanmasıdır. Obez çocukların büyük bir bölümünde altta yatan önemli bir neden bulunmaz, bunlar  “basit veya eksojen obezite” olarak adlandırılır. Hormonal, genetik ya da diğer nedenlerden dolayı ortaya çıkan obeziteye ise “sekonder – ikincil obezite veya endojen obezite” denir. Yaşla değişebilmekle birlikte normal kişilerde vücut ağırlığının 14 -1 6 arasında değişen bir oranı yağ dokusudur. Yağ dokusu ilk iki yaşta fazladır, bu dönemden sonra giderek azalır ve 7-8 yaşlarından sonra tekrar artmaya başlar.
Çocuklarda obezitenin değerlendirilmesinde boya göre ağırlık ve vücut yağ kitlesini yansıtan ölçümler kullanılır. Buna göre tanımlama yapılacak olursa obezite; çocuğun ağırlığının boyuna uyan ideal ağırlıktan %20 fazla olmasıdır. Vücuttaki yağ kitlesini doğrudan ölçen yöntemler zor ve pahalı olduğundan, sonuçları direkt yöntemlere paralellik gösteren “beden kitle indeksi” (BKİ) kullanılır. Bu indeks vücut ağırlığının boyun metre cinsinden karesine bölünmesi ile elde edilir (ağırlık/boy2). Çocuklar için yaşa ve cinse göre geliştirilmiş BKİ persentil eğrileri vardır. Bu eğrilere göre değerlendirildiğinde BKİ›95 olan çocuklar obez olarak kabul edilir.

Obezite, Yaşam Süresini Kısaltan Etkenlerdendir
Şişmanlık ile hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet gibi birçok hastalık arasında her yaş grubunda sıkı bir ilişki olduğu, şişman kişilerde yaşam süresinin kısaldığı, ayrıca erişkin şişmanların büyük çoğunluğunda bu durumun başlangıcının çocukluk yaşlarına uzandığı iyi bilinmektedir. Bu nedenle çocukluk yaşlarındaki şişmanlık günümüzde önemli bir toplum sağlığı sorunudur. Toplum sağlığının geleceği yönünden büyük risk taşıyan bu durum nedeniyle rutin sağlık kontrollerinde çocukların vücut ağırlığı ve ağırlıktaki artış çocuk doktorları tarafından dikkatle izlenmelidir. Gerekli önlemler alınarak aileler bu konuda mutlaka uyarılmalıdır.

Obezite Faktörleri
1-Genetik Faktörler: Bazı çocuklar ailesel olarak obeziteye daha yatkındır.
2-Çevresel Faktörler: Aktivite azlığı, ailenin gelir durumu, hareket azlığı, TV seyretme.
3-Beslenme Bozukluğu: Fazla kalori alınması.
4-Psikolojik Faktörler: Aile içi ve arkadaş çevresindeki olumsuzluklar.

Anne Babanın Kilosu da Önemli…
Obezite tanısında çocuğun boya göre tartısı kadar vücut yağı oranı, çocuğun boyu ve anne babasının tartısı da önemlidir.

Obez Çocuklar Ergenliğe Daha Erken Giriyor
Obez çocuklar genellikle ergenliğe daha erken girerler, yaşıtlarına göre uzun boylu olsalar bile, epifiz kıkırdakları daha erken kapanarak biraz daha kısa boylu olabilirler. Özellikle obez kızlarda insülin direnci gelişerek yumurtalık kistleri oluşabilir. İleride adet düzensizlikleri ve aşırı tüylenme görülebilir. Karaciğerde yağlanma ve safra taşı oluşumu daha sıkdır. Obez çocuklarda boyun ve göğüs bölgesindeki aşırı yağ birikimi solunum yollarına baskı yapar. Uykuda soluk alıp verme bozulabilir, obstruktif uyku apne sendromu gelişir ve uykusuz kalan çocukların okul başarısı düşer.

Yaşa Uygun Diyet ve Aktivite Programı
Tedavide yaşa uygun kalorili, diyetisyen kontrolünde bir diyet ve aktivitenin artırılması esastır. Bu dönemde ayrıca büyüme ve gelişmelerinin düzenli olarak izlenmesi de önemlidir. Aktivite artırılması için öncelikle televizyon ve bilgisayar başında geçirilen saatlerin azaltılması gereklidir. Bu sürenin günde toplam 1,5 – 2 saati geçmemesi uygundur.
Çocukların doğal aktivitelerini yapabilecekleri ortamların hazırlanması çok önemlidir. Obezite nedeniyle kendisiyle ya da çevresiyle sorun yaşayan obez çocuğun yemek ve aktivite alışkanlıklarında önemli değişiklikler yapması kolay olmayabilir. Bunun için aile ve yakın çevre desteğine ihtiyaç vardır.

Obeziteyi Önlemeye Yönelik Yaşam Tarzı Önerileri
• Yaşamın ilk 6 ayında bebekler yalnız anne sütü ile beslenmeli
• Bebek doyduktan sonra mamayı bitirmek için zorlanmamalı
• Çocukluk çağında yüksek kalorili gıdalardan kaçınılmalı
• Şekerli ve gazlı içecekler yerine su,  ayran, süt tercih edilmeli
• Çocuklara sebze yemekleri, baklagiller ve salata yeme alışkanlığı kazandırılmalı
• Düzenli öğünler halinde yemek yeme alışkanlığı edinilmeli (3 ana 3 ara), öğün atlanmamalı (özellikle kahvaltı)
• Yemekler yavaş ve iyice çiğnenerek yenmeli, gelişigüzel atıştırmalardan kaçınılmalı
• Bol su içilmeli
• Hazır besinlerden uzak durulmalı
• Çocukların okul kantinlerinden beslenmesi önlenmeli, mümkünse kantinlerde satılanlar denetlenmeli
• Asansör yerine merdiven kullanılmalı
• Yakın mesafelere yürüyerek gidilmeli
• Televizyon ve bilgisayar başında geçirilen süre kısıtlanmalı
• Her fırsatta ve hafta sonları spor yapılmalı
• Beden eğitimi dersleri özendirilmeli ve artırılmalı
• Çocuklar erken yaşlardan itibaren anne ve babalarının beslenme tarzını taklit ettiğinden, ebeveynler olarak iyi örnek olunmalı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.