Obeziteyi Yenmek İçin Yanlıştan Doğruya Öğrenmek Gerekir!

Obeziteyi Yenmek İçin Yanlıştan Doğruya Öğrenmek Gerekir!

Sabri Ülker Vakfı’nın “Yeme Davranışının Sağlık Etkileri” temasıyla düzenlenen 4. Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Zirvesi’ne konuşmacı olarak katılan Colorado Üniversitesi Pediyatri ve Tıp Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. James Hill obezite tedavisiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Hill, obezitenin bir problem değil semptom olduğuna dikkat çekerek, “ Obeziteyi yenmek için yanlıştan doğruyu öğrenmek gerekir” dedi.

Haber- Röportaj: Nilay Akgün

Sabri Ülker Vakfı’nın 4. Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Zirvesi İstanbul’da “Yeme Davranışının Sağlık Etkileri” temasıyla düzenlendi. Zirveye konuşmacı olarak katılan Colorado Üniversitesi Pediyatri ve Tıp Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. James Hill obezitenin insanların sağlıklı davranışlar ve alışkanlıklar edinilerek yenilebileceğini söyledi.

Sağlık&Yaşam Dergisi ile yaptığı özel röportaj sırasında Prof. Dr. James Hill önemli açıklamalarda bulundu:

Obezite beslenme şekli, yaşam tarzı, uyku düzeni, stres kısacası yaşam ile çok bağlantılıdır. Obezite hastalık değil sendromdur ve mücadelesinde yanlışlardan doğruyu öğrenmek gerekir. Amerika’da yapılan çalışmalarda yanlışlardan doğruya nasıl ulaşılır konusu araştırılıyor. Çünkü konunun çözümünde tek yol yok. Sürekli şunu almayın, şu şekilde beslenmeyin, şunu yapmayın şeklinde yanlışlar söylenerek başarıya ulaşılamaz. Ne yapılması gerektiği konusunda uzmanlarda çok emin değil. Bakıldığında çok fazla mücadele yolu var. Erken yaşta eğitim ile başlamak güzel ama yeterli değil. İnsan kilo vermek için çeşitli motivasyonlar bulabilir eğitim bunun bir parçası. İç motivasyonun öncelikli olması gerekir. Öncelikle şu soruyla başlanması gerekir; ‘hayattaki amacınız ne, neden diyete başladınız, neden bu yola girdiniz?’ çünkü bu duygusal motivasyon her şeyin önündedir. Her zaman bu soruyla başlanmalıdır. İç motivasyon çok kritik bir rol üstlenir. Neden, neyi değiştirmek istediğine bakmak gerekir.

Obezite küresel bir problem…

Amerika’ya baktığınızda yüzde 37’si aşırı kilolu ya da obez. Türkiye’de de benzer rakamlar. Gelişmekte olan Çin’de de oranlar benzer yakın bir zamanda Amerika’daki oranları bulacak. Obezitenin pek çok problemlerinden bir tanesi fast food… Neden fast food tercih ediliyor çünkü ulaşımı rahat. Ulaşımı rahat olan gıdaları daha sağlıklı hale getirebilirsek obeziteyle de mücadele etmiş olunur. İnsanlar için ilk başta lezzet sonra uygunluk geliyor. ‘Ne kadar rahat ulaşabilirim’ sorusundan daha sonra para gelir. Sonuç; sağlıklı gıda lezzetli yapılır, uygun fiyatta-ulaşabilir hale gelirse sorun kalmayacaktır.

Ürün tercihini lezzet belirliyor

Araştırma sonuçları ülkelerin aynı gıdaya nasıl farklı bir bakış açısıyla yaklaştığını da gözler önüne seriyor. Kahvaltılık gevrekler, İtalyanlar için sağlık ve dengeli beslenmeyle eşdeğerken Fransızlar için sağladığı enerjiyle üretkenliği artıran bir gıda olarak görülüyor. Polonyalılar ve Türkler kahvaltılık gevrekleri pratikliği nedeniyle zaman kazandırdığı ve sağlıklı olduğu için tercih ediyor. Soğuk içeceklerde ise İngilizler lezzet ve sağlık arıyor. İtalyanlar bu tarz içecekleri gıda israfını azalttığı, tasarruf ve kilo kontrolü sağladığı için tüketiyor. Fransızlar soğuk içeceklerde meyve ve vitaminler içermesi gibi farklı özellikler ararken Türkler sağlığı ve lezzeti meyveli soğuk içeceklerde buluyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.