Öğrenciler İçin Gıdada Denetim Rafta ve Cepte Başlıyor

Obezite artış oranında Avrupa’da ilk sırada yer alan Türkiye’de yeni eğitim döneminde artık çocuğun karşısındaki üründe “Okul Gıdası Logosu”, ebeveynin cebinde ise “Güvenilir Gıda” uygulaması olacak. Böylece gıda güvenliğinde yalnızca resmi denetim ekiplerinin değil, milyonlarca tüketicinin de gözü sahada olacak.
—
Sağlıklı nesiller mottosuyla bir araya gelen Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı gıda denetiminde geliştirdiği “Güvenilir Gıda” mobil uygulaması ebeveynlerin de aktif rol üstleneceği yeni dönemi başlatıyor. Ayrıca yıllardır beklenen “Okul Gıdası Logosu” uygulaması ile de ilk etapta 675 ürün logoyla raflara girerken, çocukların okul ortamında daha sağlıklı gıda seçeneklerine yönlendirilmesi hedefleniyor.
İlk kez 2019 yılında Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında imzalanan protokolle gündeme gelen “Okul Gıdası Logosu” uygulaması; pandemi, uzaktan eğitim ve sektörün uyum süreci gibi nedenlerle ertelenmişti. Yıllardır beklenen sistemin 14 Eylül 2026 itibarıyla hayata geçirilmesi bekleniyor. Uygulama, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okul ve kurumların kantin, kafeterya ve büfelerinde satılan ambalajlı ürünleri doğrudan ilgilendiriyor. Uygulamayla, özellikle çocuklarının okulda ne tükettiğini yakından takip eden ebeveynlere denetim sürecine doğrudan katkı sağlama imkânı sunuyor. Gördüğünüz uygunsuzluğun fotoğrafını çekin, konumunu ekleyin ve gönderin.
Kantinde, markette, restoranda veya herhangi bir gıda işletmesinde hijyenden etikete, saklama koşullarından ürüne kadar karşılaşılan bir uygunsuzluk, cep telefonundan fotoğraf ve konum bilgisiyle Bakanlığa iletilebiliyor. Üstelik okul kantinlerinde değişim bununla sınırlı değil.
Fotoğrafı çek, konumu ekle, Bakanlığa gönder
Orman Bakanlığı’nın gıda denetiminde geliştirdiği “Güvenilir Gıda” mobil uygulama ile özellikle ebeveynlerin rolü de güçleniyor. Sisteme e-Devlet üzerinden giriş yapan kullanıcılar, karşılaştıkları uygunsuzlukları “Çek Gönder” özelliğiyle doğrudan Bakanlığa iletebiliyor. Üstelik uzun uzun adres yazmaya da gerek yok. Telefonun konum özelliği işletmenin bulunduğu noktayı belirliyor. Kullanıcı fotoğrafı ekliyor, sorunu kısaca anlatıyor ve gönderiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda Kodeks ve Yem Mevzuatı Daire Başkanı Selim Kaplan, sistemin işleyişini şöyle anlattı: “Fotoğrafı çekiyorsunuz, konumunuzu seçiyorsunuz. Şikâyet konusu neyse kısa açıklamasını yazıyorsunuz. Gönder butonuna bastığınız anda başvuru otomatik olarak sistemimize düşüyor.”

Güvenilir Gıda Uygulaması
İhbarlar 7 gün 24 saat takipte
Peki fotoğraf gönderildikten sonra ne oluyor? Kaplan’ın verdiği bilgiye göre uygulama üzerinden iletilen başvurular Bakanlığın sistemine ve Alo 174 Gıda Hattı’na ulaşıyor. Başvurular burada operatörler tarafından takip ediliyor. Kaplan, “Operatörlerimiz 7 gün 24 saat takip ediyor. Gereği muhakkak yapılıyor ve sonrasında başvuru sahibine yine sistem üzerinden bilgi veriliyor” dedi. Böylece vatandaş yalnızca gördüğü sorunu bildirmekle kalmıyor, yaptığı başvurunun sonucunu da takip edebiliyor. Yeni sistemle tüketici, gıda denetiminin yalnızca izleyicisi olmaktan çıkıp sürecin aktif bir parçası haline geliyor.
Kantinlerde de yeni sayfa açılıyor
Gıda güvenliğinde özellikle ebeveynlerim katılımını artıracak uygulamayla birlikte okullarda da dikkat çekici bir değişime hazırlanılıyor. Belirlenen şeker, tuz ve yağ kriterlerini karşılayan ürünlerin ambalajında “Okul Gıdası Logosu” yer alacak. Böylece çocukların ve ebeveynlerin okul ortamı için belirlenen kriterlere uygun ürünleri daha kolay ayırt edebilmesi hedefleniyor.
17 milyon öğrencinin rafına dokunacak
Uygulamanın kapsamı oldukça geniş. 2024-2025 eğitim öğretim yılında Türkiye’de örgün eğitim kapsamında 17 milyon 956 bin 523 öğrenci eğitim aldı. Aynı dönemde 1 milyon 187 bin 409 öğretmen görev yaptı, 74 bin 40 okul hizmet verdi. Yeni sistem bu nedenle yalnızca birkaç kantindeki ürün değişikliğinden ibaret değil. Milyonlarca çocuğun okulda yaptığı günlük gıda tercihlerine dokunacak geniş çaplı bir dönüşüm hedefleniyor. İlk etapta ise 675 ürünün “Okul Gıdası Logosu” ile raflarda yer alması bekleniyor.
Her ürün bu logoyu alamayacak
Raflarda görülecek yeni logo bir reklam işareti değil. Ürünün okul gıdaları için belirlenen kriterleri karşıladığını gösterecek. Özellikle şeker, tuz ve yağ miktarı bu değerlendirmede önem taşıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda Kodeks ve Yem Mevzuatı Daire Başkanı Selim Kaplan, Bakanlığın temel görevlerinden birinin güvenilir gıdaya erişimi sağlamak olduğunu belirterek, okul çağındaki çocuklar için üç bakanlığın birlikte hareket ettiğini söyledi. Ancak Kaplan’a göre yalnızca kantin raflarını değiştirmek yeterli değil.
Selim Kaplan: “Beslenme bilinci evde başlıyor”
Çocukların gıdaya yalnızca okul kantinlerinden ulaşmadığına dikkat çeken Kaplan, ailelere önemli bir mesaj verdi. Çocuk okulun yanındaki markete gidebiliyor, çevredeki satış noktalarından alışveriş yapabiliyor, hatta internet üzerinden yiyecek sipariş edebiliyor. Bu nedenle sistemin en önemli ayaklarından birini gıda okuryazarlığı oluşturuyor. Kaplan, “Yeterli ve dengeli beslenme süreci evimizden ve ailemizden başlıyor. Ebeveynlerimizin bilinçli olması çok önemli. Gıda okuryazarlığı bilinci ne kadar fazla olursa çocuklarımız da okul gıdası logosu olsun ya da olmasın doğru tercihini yapabilir” dedi.
Cips, çikolata, enerji içeceği… Listede yok
Peki yeni dönemde okul kantinlerinde hangi ürünlere yer verilmeyecek? Enerji içecekleri, gazlı ve kolalı içecekler, aromalı içecekler, kızartmalar, cipsler, çikolata ve şekerlemeler, kremalı veya çikolata dolgulu kek ve bisküviler, hamurlu ve şerbetli tatlılar, çiğ köfte ile tatlandırıcı içeren yiyecek ve içecekler okul gıdası kapsamında değerlendirilmiyor. Hedef, çocukların özellikle şeker, tuz ve yağ oranı yüksek ürünlere okul ortamındaki erişimini sınırlandırmak ve daha sağlıklı seçenekleri görünür hale getirmek.
Kantinin yeni seçenekleri
Peki çocuklar kantinden ne alabilecek? Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın, okul ortamında tercih edilebilecek seçenekleri tek tek sıraladı. Mevsimine uygun taze meyveler ve çiğ tüketilebilen sebzeler, en fazla 30 gram kuru meyve, en fazla 30 gram tuzsuz kuruyemiş, en fazla 250 mililitre taze sıkılmış meyve ve sebze suyu, süt, yoğurt, ayran, peynir, tam buğday ekmeği, yumurta, içme suyu, doğal mineralli su ve şekersiz sakız bu seçenekler arasında bulunuyor. Ancak “sağlıklı” olması, her ürünün sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmiyor. Aydın, özellikle kuru meyve ve kuruyemişlerde 30 gramlık porsiyon kontrolünün önemine dikkat çekti.
Meyvenin suyu değil, kendisi
Meyve suyu konusunda da ebeveynlere önemli bir hatırlatma var. Gökçen Efe Aydın, çocukların mümkün olduğunca meyve suyu yerine meyvenin kendisini tüketmesini öneriyor. Bir başka dikkat çekici nokta ise tuzlu krakerler. Aydın’a göre tuz oranı azaltılmış olsa bile tuzlu krakerlerin okul kantinlerinde bulunmaması gereken ürünler arasında değerlendirilmesi gerekiyor. Yani yeni yaklaşım yalnızca “şekeri biraz azalt, tuzu biraz düşür” mantığıyla sınırlı değil. Amaç çocukların genel beslenme alışkanlıklarını daha sağlıklı bir yöne çevirmek.
Timur Erk: “Devrim niteliğinde bir değişime zemin hazırlayacak”
Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk ise Okul Gıdası Logosu uygulamasının etkisinin bugünün kantinleriyle sınırlı kalmayacağı görüşünde. Türk Böbrek Vakfı’nın yaklaşık 15 yıldır okullarda sağlıklı beslenme konusunda eğitim çalışmaları yürüttüğünü hatırlatan Erk, yeni uygulamanın toplum sağlığı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. “Vakıf olarak öncelikle böbrek sağlığının korunmasını gözetirken, dolaylı olarak toplum sağlığı için de önemli çalışmalar yürütüyoruz. Bu uygulamanın devrim niteliğinde bir değişime zemin oluşturacağını çok net söyleyebiliriz” dedi. Erk’e göre çocuklukta aşırı tuz ve şeker tüketimi, sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam alışkanlıkları yalnızca kilo sorununa yol açmıyor. Obezite, hipertansiyon, diyabet ve böbrek hastalıkları açısından da geleceğe taşınan önemli riskler oluşturuyor.
Sütlerde de şeker azalıyor
Çocukların daha sağlıklı ürünlere ulaşmasına yönelik çalışmalar Okul Gıdası Logosu ile sınırlı kalmıyor. Selim Kaplan, içme sütlerine ilişkin düzenlemelerde de değişikliğe gidildiğini belirtti. Yeni düzenlemeyle ilave şeker miktarının azaltılması ve yapay aroma vericiler yerine doğal aroma vericilerin tercih edilmesi hedefleniyor. Ancak yıllardır aynı formülle üretilen bir üründeki şeker, tuz veya yağ miktarını azaltmak üretici açısından her zaman kolay değil. Kaplan, ürünlerin yeni kriterlere uygun hale getirilmesi için Ar-Ge ve reformülasyon çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Şeker yerine elma konsantresi, elma suyu veya hurma suyu gibi farklı bileşenlerin kullanılması durumunda maliyetlerin de değişebileceğine dikkat çekti.







