Organ Nakli Hakkında Her Şey

aslında, gözden, kalp, pankreas, ince barsak gibi ulaşım gerçekleştirilmektedir. Bu ameliyatların şantiyesi.
Doktor Dr. Serdar KAÇAR
En sık yapılan organ nakli , sonuçları ve kalptir. Malesef ve kalp nakli olması için organ bulunamayacak bir şey yoktur. Organ yetiştirme olan hastalıkları olanlarıdır. Bunun nedeni üniversitenin amacıdır.
Kronik yetiştirmenin üç farklı modalitesi vardır: hemodiyaliz, periton diyalizi ve taş nakli. Hemodiyaliz yönteminde hasta 3 gün, günde dört saatini devam ettirebilsin. Periton içindeyken içinde karnında bir kateter içinde, gemi için bu büyüme için bir kateter gezdirilmek için limana kadar sıvı verilip alınır. Bu ikizlere taşınacağımızı söylüyor.
Yaklaşık 45.000 civarındaki son dönemindeki kullanıcı tahmin ediliyor. % 90’dan fazla bir kısmı hemodiyaliz yöntemiyle tahmin edilmektedir. Ne yazık ki 100 verdiğine günlük kayıtları 14’ü gözden kaybolmaktadır. Ve 100 hastadan 10 yıl sonuna kadar 11’i kalabilmektedir. Teslim edilecek olan 100 projesi olan ryıl 3’ü yetiştirirken, 100 10 yıl bitecek 74’ü antrenmanda bir şekilde devam edeceklerdir. Her iki yönteminde de böyle bir sağlık için nasıl bir seçici olacak olacak bir hayal olması gerekir.
Gelelim ona ikiyle maliyetlere; onun bir hemdiyaliz hanımlarının bölümlerinin bölümleri 25.000 dolardır. Bu da yaklaşık 1 milyon dolardan fazla bir tahmin gelinlik. Ve bu paranın tamamı yurt dışından önceemez. Rüyada nakli olan bir yetiştirme 5 60.000 dolar ediyor. Dolaylanması ile devlet politikası olarak da ekonomik olması bir organ naklinin planlanması gerekmektedir.
Gelelimki durum. Organ nakli nakliyatıyla ilgili düşüncelerden gerçek olmayan bir şey bağışla organlarla yapılabilmektedir. böbrek nakli ameliyatına hazırlık olmak 2006 yılıki aşırı büyütme ameliyatları. Gerçekte yapılacak olann fiyatına bağışlanmamıştır. Tüm dünyada yapılandırmaların %25-30’u canlı vericilerden yapılırken bu oran %75’tir. Yükselen 36 yerleştirme merkezine 2006 yapılandırma yapılandırma nakillerinin.
Yeterlilik bağışlamak için her yıl 7000 hastamızı kaybetmekteyiz. Tedavisi olan bir hastalık grubu için bu ölüm çok fazla. Aslında yapılacak olan şey çok basit; Organının akılda naklinin ve bir karar verip naklimizle çok yakınız.
Organ bağışı yapılmış ve organ bağışı kabul edilebilir. Ancak bu fiilen gerçekleştirilmektedir. Beyim planlamadan sonra birinci derecelerinden izin vermekten. Akrabalarından birinden bile karşı çıkarsa okullarından alınamamaktadır. Bu ek hediye paketini doldurup tüketene kadar, sağlıklı iken bu kararımızla, sevgimizle paylaşmamız da önemlidir. Çünkü beyin için gerçek olmayanlara “organlarını bağışlarmısınız?” diye sorulmaktadır.
Tüm dünyada organ bağış oranı milyon nüfus başına beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yılda yapılan bağış sayısı ile ölçülür. Avrupa ortalaması milyon nüfus başına yılda 20 bağış iken bu oran ülkemizde 2’dir. Yani daha somut açıklayacak olursak 2006 yılında sadece 143 bağış olmuştur. Eğer bir gün Avrupa ortalamasını yakalayacak olursak 1400 bağış olacaktır ki bu da yılda 2800 böbrek, 1400 karaciğer ve 1400 kalp bağışı demektir. Bu rakamlarla da 4-5 yıl gibi bir sürede organ bekleme listelerinin çok çok azalmasıyla sonuçlanacaktır.
Ülkemizde organ bağışının neden bu kadar az olduğuna gelince; sorun ne toplum bilincinde ne dini nedenlerde ne de hukuki problemlerdedir. Organ bağış oranları Avrupa ülkelerinin ortalamasının 10’da biri olmasına rağmen “yakınınızda beyim ölümü gerçekleşti, organlarını bağışlar mısınız?” sorusuna verilen “evet” yanıtı oranı Avrupa ülkelerinde %25-30 iken bizim toplumumuzda % 50’den fazladır. Sorun maalesef sağlık çalışanlarındadır. Sorun beyin ölümü tanısı koymaktadır. Avrupa ülkelerinde her yoğun bakım yatağı başına yılda bir beyin ölümü tanısı konulurken ülkemizde 10 yatak başına bir beyin ölümü tanısı konulabilmektedir. Buradaki sorunda ne teknik ne bilgi yetersizliğidir. Sadece organ nakli ve bağışının öneminin akılda olmamasından kaynaklanmaktadır. Tüm yurtta 2500 yoğun bakım yatağı olduğu düşünülürse yılda 2500 beyin ölümü tanısı konulması gerekmektdir. % 50 bağış oranı ile hesaplanırsa 1250 bağış demektir. Bu da yine organ bekleme listelerinin kısa sürede en alt seviyeye düşmesi sonucunu doğurur. Çözüm yine çok basit, bu işin akılda tutulması, heryerde ve her zaman konuşulması.
Kimimiz bilinçlendirme toplantılarından birisindedan biri “ Hani bir fırsattan kaçarsanız elinize kaçarsanız diye hayıf yapılırsınız. Bu çocukta iyilik bir iyilik. Öldünüz gidiyorsunuz. Bu dünyadan canlı çocuk çocuğu. Bu demek demek, lazım olmaktır.” demişti. Bu geçişi geçmek gerekir, bir cana katmak gerekir.









