Soğuk Kış Günlerinde Sağlığınız İçin Bilinçli Bal Tüketin

Soğuk Kış Günlerinde Sağlığınız İçin Bilinçli Bal Tüketin

Soğuk Kış Günlerinde Sağlığınız İçin Bilinçli Bal Tüketin, aslı elif sunay, bal, şifa kaynağı, vitamin, mineral, çam balı, süzme bal, bağışıklık sistemi, antimikrobiyal, antioksidan, beslenme, iştah açıcı, arı, doğal kaynak, grip, nezle, doğal besin kaynağıSonbaharla birlikte soğumaya başlayan havalar beraberinde hastalıkları da getirdi. İnsanlar telaşla gripten, nezleden korunmak ve çocuklarını korumak için doğal besin kaynaklarını araştırıyor. Soğuk kış günlerini sağlıklı geçirmek isteyenlerin her dönem favori gıdası BAL’dır. Doğanın bize sunduğu şifa kaynağı, vitamin, mineral, aminoasit, antioksidan, enzimler gibi pek çok yaşamsal faktörleri içeren balı doğru ve bilinçli tüketelim ki sağlıklı kalalım…

Aslı Elif Sunay

Gıda Yük. Mühendisi

Market raflarına bir kilo bal üretmek için arı kolonisinin 8 kilo bal tüketmek ve dünyanın çevresini 6 kez dolaşacak kadar uçmak durumunda kaldığını biliyor musunuz? Bal, nektar olarak bilinen kolay bozulan ince tatlı sıvının, arıların vücutlarından salgıladıkları bir takım enzimlerle işlenmesi sonucu, dayanıklı, yoğun ve yüksek besin değeri içeren bir gıda maddesine dönüştürülmesi ile elde edilir. Nektar genellikle çiçeklerden toplanan şeker, su ve bazı başka eser miktardaki maddeleri içeren ve arının bal kesesinde kovana taşıdığı sıvıdır. Bal çeşitleri;
• kaynaklarına göre çiçek balı ve salgı balı,
• şekillerine göre petekli bal, süzme bal ve pres balı olarak sınıflandırılabilirler.
• Çam balı, ülkemizin dünyaca ünlü salgı balı çeşididir. Ülkemiz çam balı üretiminde dünya birincisi olup, ihracatta da önemli yer tutmaktadır.
Balın besleyici özellikleri nelerdir?
Balın besleyici faydaları yüzyıllardır bilinmektedir. Vitamin, mineral, aminoasit, antioksidan ve enzimler gibi pek çok yaşamsal faktörleri içeren bal aynı zamanda temel karbonhidratların kaynağıdır. İçeriğinde yüzde 17.1 su, yüzde 82,4 toplam karbonhidrat ve yüzde 0,5 proteinler, aminoasitler, vitaminler ve mineraller bulunur. Karbonhidrat miktarı ile bir yemek kaşığında 64 cal enerji sağlayarak kaslar için yakıt görevi yapmaktadır. Niasin, riboflavin ve pantothenik asit gibi vitaminler, kalsiyum, bakır, demir, magnezyum, manganez, fosfor, potasyum ve çinko gibi mineralleri de barındırır. Kolay sindirildiği ve doğal yapısından ötürü günlük yaşamda çay vb. içeceklerle bal kullanarak sakaroz (sofra şekeri) tüketimini azaltmanın uzun vadede olumlu etkileri olacağı söylenebilir. Ayrıca diğer besinlerin vücutta daha kolay sindirilip, daha iyi emilmelerini ve onlardan yararlanma düzeyini de yükseltir. Bu nedenle özellikle hastalık durumunda bal tüketimi vücudun çabuk toparlanmasına yardımcı olur.
Bebek ve Çocukların Beslenmesindeki Önemi
Bal doğal bir enerji kaynağı ve pek çok yaşamsal faktörü içeren bir gıda olarak çocuk beslenmesinde çok önemli rol oynar.
• Beslenmeden doğan bazı eksikliklerin giderilmesine yardımcı olur.
• Yüksek mineral içeriği nedeniyle özellikle koyu renkli ballar, çocuklarda demir eksikliğinin giderilmesine önemli katkı sağlar.
• Sindirimi kolaylaştırması, iştah açması ve gelişme bozukluklarında vücudun toparlanmasına yardımcı olması nedeniyle de çocuk beslenmesinin vazgeçilmezidir.
• Bal 1 yaşından küçük çocuklar için tavsiye edilmemektedir.
Nedeni Clostridium Botulinum bakterisinin sporunun balda gelişememesine rağmen bulunma ihtimalinin olması ve bu bakterinin bebeklerde Bebek Botulizmi denilen bir hastalığa neden olmasıdır. Bu sporlar çevremizdeki havada, toprakta, tozda ve ham tarımsal ürünlerde bulunmaktadır. Birçok gıdada olduğu gibi balda bulunabilen bu sporlar erişkinler ve çocuklardaki gelişmiş bağışıklık ve sindirim sisteminden dolayı problem teşkil etmezken, 1 yaşından küçük bebeklerde bağırsak mikro florasının yeterince gelişmemiş olmasından dolayı botulizme neden olabilmektedir.
Sağlık için bal yiyin
Balın sağlık açısından faydalı özellikler taşıyan bir ürün olduğu 1930’larda bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bitkilerin nektarlarından elde edilen bir ürün olan bal, bitkilerin şifa veren pek çok özelliğini taşımaktadır.
• Antimikrobiyal ve antifungal etkisi sayesinde yaraları dezenfekte eder, bakteri ve mantar gelişimini önler.
• Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, yara ve iltihapların iyileşmesinde olumlu özelliğe sahiptir.
• Antioksidan aktivitesi gösteren maddeler içerir. Yapısındaki tokoferol, askorbikasit, flavonoidler ve diğer fenolik maddeler nedeniyle antioksidatif etkiye sahiptir.
• Cilt üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı pek çok kozmetik ürünün içeriğine de girmiştir.
Bal Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
• Markalı Bal Alın; Balın kalitesini tadarak ya da başka herhangi bir duyusal özelliğinden anlamak mümkün değildir. Açıkta satılan ballarda, riski tüketici, markalı ballarda ise riski ambalajlayan firma taşır.
• Süzme Bal Alın; Her ne kadar petekli ballarda hile yapılmayacağı yolunda bir inanış varsa da bu ballar da arıya şeker yedirilmek suretiyle imal edilebilmektedir. Ayrıca arıcılıkta kullanılan ilaç uygulamalarının pek çoğu direk petekler üzerine olmaktadır. Dolayısıyla petekli balda kalıntı riski yüksektir ve her peteğin tek tek analiz edilmesi hem pratik olarak hem de ekonomik açıdan mümkün değildir.
• Markayı Sorgulayın; Aldığınız balın markasını yıllar içerisinde kanıtlamış, güvenilir bir marka olmasına, üründe parti numarası, dolum tarihi, son kullanma tarihi, firma adı adresi, telefonu gibi ürün ve firma kimliğini açıkça belli eden ibarelerin bulunmasına ve kapakta garanti bandı olmasına dikkat ediniz. Tüm bunlara ilave olarak markayı üreten firmanın, kalite kontrol sistemini ve bal konusunda uzman, deneyimli kadroya sahip olup olmadığını, hijyen şartlarda üretim yapıp yapmadığını sorgulayınız.  
Tüketici Balın Doğal Ve Sağlıklı Olduğunu Nasıl Anlayabilir? Balda hile olup olmadığını, sadece balın tadından, kokusundan ya da görüntüsünden anlamak mümkün değildir. Tek yöntem balın yapısının analiz edilmesidir. En iyi netice, tüm bal analizleri yapılıp, sonuçların konusunda uzman ve deneyimli kişiler tarafından yorumlanmasıyla elde edilir.
Balda Kristalleşme Bir Problem Midir?
Bu durum bazen tüketiciler tarafından bala şeker şurubu katılmış olduğu şeklinde yorumlanır. Ancak bu inanış gerçeğin tam aksidir.  Şeker şurubu ilave edilmiş ballar çok uzun süre kristalleşmezken, saf ve doğal ballar özellikle kış aylarında ve soğukta muhafaza edildiği taktirde birkaç ay gibi kısa bir sürede kristalleşebilmektedir. Bu kesinlikle doğal bir olay olup, balın tüketilmesini önleyici bir problem değildir. Bal kristalleşmiş haliyle de tüketilebileceği gibi, benmari usulü bir ısıtma işlemiyle (sıcak su dolu bir kabın içerinde balın ısıtılması) kristaller çözdürülüp bu şekilde de tüketilebilir.
Balda kristalleşme hiçbir şekilde bala yapılmış bir hilenin göstergesi değildir.
Kristalleşmiş balın tüketilmesinde, sağlık açısından hiçbir sakınca yoktur.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.