Tüp Bebekte Gebelik Oranı Artıyor

Kısırlık tedavisinde, son 15 yılda gelişen teşhis ve tedavi protokolleri ile laboratuvar teknikleri sayesinde gebelik oranları yüzde 20’lerden 60’lara çıktı.
Doç. Dr. Latif Küpelioğlu
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Tüp bebek tedavisinde Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) adı verilen metot sayesinde tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan çiftlerde daha yüksek gebelik oranları elde ediliyor.
Dünyada tüp bebek teknikleri ile ilk gebelik elde edildiğinden günümüze, yaklaşık 35 yıl içinde gebelik oranlarının hatırı sayılır bir şekilde arttığına dikkat çekiliyor. Tıbbi olarak 2 ya da daha fazla sayıda tüp bebek denemesine rağmen gebelik elde edilmemesine ‘tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı’ denir. Tekrarlanan tüp bebek denemelerine rağmen gebelik elde edilemeyen çiftlerde rahim ile ilgili anatomik sorunlar, bağışıklık ve pıhtılaşma sistemi ile embriyonun kendisiyle ilgili problemler de gebeliği engeller.
En Sağlıklı Embriyolar Seçiliyor!
Rahim içinde var olan miyom-polip, rahim içi yapışıklıklar, doğuştan rahmin bozuklukları (rahim ortasında perde, çift rahim vb.) gebelik oranlarını azaltır. Ultrasonografi ve histeroskopi (rahim içinin kamera ile gözlenmesi) ile bu problemler hem ortaya konur hem de tedavi edilir.
Kötü kalitede embriyo gelişimi tedavilerde başarıyı en fazla etkileyen faktörlerin başında geliyor. Bu durum, kimi zaman embriyolardaki genetik kusurlardan ya da embriyoların laboratuvar koşullarından etkilenmesi nedeniyle oluşuyor. Ancak iyi kalitede embriyo görüntüsü olmakla beraber genetik olarak kusurlu da olabiliyor. İyi kalitede embriyolar transfer edilmesine rağmen gebelik elde edilemeyen hastalarda, embriyoların transfer edilmesinden önce genetik inceleme yapılıyor; en doğru, en sağlıklı embriyolar seçiliyor. Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) adı verilen bu metot sayesinde tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan çiftlerde daha yüksek gebelik oranları elde ediliyor.
Anne rahmi gibi!
Bazı hastalarda ise elde edilen embriyolarda kalite sorunu olduğunu, bu hastalarda daha düşük gebelik oranları gözlendiğini anlatan Doç. Dr. Küpelioğlu, “Tüp bebek tedavileri esnasında kadından toplanan yumurtaları, erkekten alınan spermleri ve bunlardan oluşan embriyoları, laboratuvar ortamlarında vücut sıvılarını taklit eden sıvılar içinde barındırıyoruz. Ancak, ‘Endometrial ko-kültür yöntemi’ adı verilen metotla embriyolar anne adayının rahiminin içinden alınan dokudan salgılanan sıvılar içinde daha iyi kalitede gelişim gösteriyor. Tedavi öncesindeki adetin 21. günü anne adayının rahiminin içinden alınan doku örneği embriyoloji laboratuvarında kültür edilerek çoğaltılır ve buradan salgılanan sıvılarda embriyolar geliştirilir, daha kaliteli embriyolar elde etmek mümkün olur. Rahim içi doku kültürü de denen bu metotla, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı hastalarında daha iyi gebelik oranları elde edebilir.
Preimplantasyon Genetik Tanı ve Endometrial Ko-Kültür gibi alternatif yöntemlerin yanında embriyo tutunmasını artırabilmek için ‘embriyo kabuğuna lazer’ ile delik açılabiliyor ya da en iyi embriyoyu seçebilmek için ‘Blastokist Transferi’ gibi metotlar uygulanıyor. Tutunma ihtimali en yüksek embriyoları tanımaya çalışan tekniklerin üzerinde çalışmalar devam ediyor.









